Ey Muhammed! De ki: "Ruhu'l-Kudüs (Cebrail), inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur'an'ı Rabbinden hak olarak indirdi."

قُلْ نَزَّلَهُ رُوحُ الْقُدُسِ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ لِيُثَبِّتَ الَّذِينَ اٰمَنُوا وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِمِينَ

ḳul nezzelehu rūHu l-ḳudusi min rabbike bi l-Haḳḳi li yuṧebbite (e)lleƶīne āmenū ve huden ve buşrā li l-muslimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2نَزَّلَهُnezzelehuن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.onu indirdi
3رُوحُrūHuر و حRuh, bilgi, can, nefes, hava, esinti, hayat, yaşam özü, ilham, özRuhu'l-
4الْقُدُسِl-ḳudusiق د سSaf, kutsal, lekesiz olmak. Kudsun - saflık, kutsallık. El Kuddüs - kutsal olan, tüm kötülüklerin üstünde ve karşısında olan, olumlu iyilikle dolu olan. Mukaddes - kutsal. Toprak veya ahşap kap.-Kudüs
5مِنْmin-nden
6رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbi-
7بِالْحَقِّbi l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçek olarak
8لِيُثَبِّتَli yuṧebbiteث ب تSağlam/kararlı/sabit/kurulu olmak, bir yerde kalmak, yapmakta sebat etmek, devam etmek/dayanmak. Güçlendirmek/sağlamlaştırmak/pekiştirmek. Kararlılık, istikrar, sağlam yerleşmiş. Sağlam bir şekilde sabit kalan, sağlam, kararlı. Teyit etmek/kurmak, kararlı. Teyit, kurma. Teyit etmek, bağlı tutmak, hapsetmek, kısıtlamak (örneğin bir işi yapmaktan). Bir şeyi doğru veya geçerli kılmak, bir şeyi zorunlu kılmak, kalıcılık, kesinlik, kurulu olma durumu.sağlamlaştırmak için
9الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
10اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(ları)
11وَهُدًىve hudenه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.ve yol gösterici
12وَبُشْرٰىve buşrāب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşve müjde olarak
13لِلْمُسْلِمِينَli l-muslimīneس ل مbarış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmakmüslümanlara

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Onu, inananların inançlarını sağlamlaştırmak için Müslümanlara hidâyet ve müjde olarak Rûh'ül-Kudüs, Rabbinden hak ve gerçek olarak indirmiştir.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Onu, inananların inançlarını sağlamlaştırmak için Müslümanlara hidâyet ve müjde olarak Rûhʼül-Kudüs, Rabbinden hak ve gerçek olarak indirmiştir.

Adem Uğur

De ki: Onu, Mukaddes Rûh (Cebrail), iman edenlere sebat vermek, müslümanları doğru yola iletmek ve onlara müjde vermek için, Rabbin katından hak olarak indirdi.

Ahmed Hulusi

De ki: "O'nu, Ruh-ül Kuds (Cibril ismi verilmiş kuvve; El Esma'dan ilim kuvvesi), senin Rabbinden (hakikatini oluşturan Esma bileşiminden) Hak olarak indirmiştir. . . İman edenlere direnç vermek ve müslimler için de kılavuz ve müjde olarak. "

Ahmet Tekin

'Onu, Kur’ân’ı, kâinattaki tabiî, dinî, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî düzeni içeren, ihya eden, insanları ve toplumları pislikten arındıran kutsal kitapları getiren elçi Cebrail, iman edenleri cesaretlendirmek, güçlü hale getirmek, devlet kurdurmak, sebat ettirmek, İslâm’ı yaşayan müslümanlara yol göstermek ve müjde vermek için, Rablerinin katından, gerekçeli, hikmete dayalı olarak, toplumda hakça bir düzen gerçekleştirmek üzere bölüm bölüm indirdi' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Onu iman edenleri kararlı kılmak üzere ve Müslümanlar için bir yol gösterici ve müjde olarak Ruhu'l-Kudüs Rabbinin katından hak gereğince indirmiştir.'

Ali Bulaç

De ki: "İman edenleri sağlamlaştırmak, müslümanlara bir müjde ve hidayet olmak üzere, onu (Kur'an'ı) hak olarak Rabbinden Ruhu'l-Kudüs indirmiştir."

Ali Fikri Yavuz

Onlara şöyle de: “- Cebraîl, Kur’an’ı, iman edenlere sebat vermek, müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için Rabbinin katından hak olarak indirdi.”

Ali Rıza Safa

Onu, inanca çağırılanları güçlendirmesi, teslim olanlara doğru yolu göstermesi ve sevinçli bir haber olması için, Efendinden gerçek olarak, Kutsal Ruh'un indirdiğini söyle.

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Kur'an'ı Kutsal Ruh/Cebrail, Rabbinin katından, inananların inançlarını pekiştirmek için ve Müslümanlara rehber ve müjde olarak gerçekle indirmiştir."

Bekir Sadak

De ki: «Kuran'i; RuhulKudus (Cebrail) Rabbinin katindan, inananlarin inanclarini pekistirmek, muslumanlara dogruluk rehberi ve mujde olmak uzere gercekle indirmistir.»

Celal Yıldırım

De ki: Onu, imân edenlerin inancını daha da sağlamlaştırmak, Müslümanlara doğru yolu göstermek ve müjde olmak için Rabbinden hak ile Ruhu'l-kuds indirmiştir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İman edenlere sebat kazandırsın, müslümanlara rehber ve müjde olsun diye rabbin tarafından bir gerçek olmak üzere Kur’an’ı Ruhulkudüs’ün indirdiğini söyle.

Diyanet İşleri

Ey Muhammed! De ki: "Ruhu'l-Kudüs (Cebrail), inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur'an'ı Rabbinden hak olarak indirdi."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Kuran'ı; Ruhul Kudüs (Cebrail) Rabbinin katından, inananların inançlarını pekiştirmek, Müslümanlara doğruluk rehberi ve müjde olmak üzere gerçekle indirmiştir.'

Diyanet Vakfi

De ki: Onu, Mukaddes Rûh (Cebrail), iman edenlere sebat vermek, müslümanları doğru yola iletmek ve onlara müjde vermek için, Rabbin katından hak olarak indirdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Ey Muhammed!) Onlara de ki: «Kur'ân'ı Cebrail, iman edenlere sebat vermek, müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için Rabbinin katından hak olarak indirdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Söyle onlara: "Onu Rabbinden hak olarak Rühu'l-Kudüs (Cebrail), iman edenlere sebat vermek ve müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için indirdi."

Elmalılı Hamdi Yazır

Söyle onlara: onu Rabbından hikmeti hakkile Ruhulkudüs indirdi ki iyman edenleri tesbit etmek ve müslimanlara bir hidayet, bir bişaret olmak için

Erhan Aktaş

De ki: "İman Edenlerin; imanlarını pekiştirmek, Müslimlere kılavuz ve müjde olmak üzere, Rabb'inden, Hakk ile o Kudus'un Ruhu çokça indi."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "İman edenlerin; imanlarını pekiştirmek, Müslümanlara kılavuz ve müjde olmak üzere, Rabb'inden, Hakk ile o Kudus'un Ruhu çokça indi."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "İman edenlerin; imanlarını pekiştirmek, Müslümanlara kılavuz ve müjde olmak üzere, Rabb'inden, Hakk ile çokça Ruhu'l-Kudus indi.

Fizilal-il Kuran

Onlara de ki; «Bu Kur'an'ı, Ruh'ül-Kudüs (Cebrail) Rabbinin katından hakka dayalı olarak indirdi. Amacı, mü'minlerin inancını pekiştirmek, müslümanlara doğru yol kılavuzu ve müjde kaynağı olmaktır.

Gültekin Onan

De ki: "İnananları sağlamlaştırmak, müslümanlara bir müjde ve hidayet olmak üzere, onu (Kuran'ı) hak olarak rabbinden Ruhu'l-Kudüs indirmiştir."

Hamdi Döndüren

De ki: “İnananları güçlendirmek, müslümanlara yol gösterici ve müjde olmak üzere onu, Kutsal Ruh, Rabbinden gerçekle indirmiştir.”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Onu (Kur'anı) — iman edenlere tam bir sebat vermek, müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için — Rabbinden hak olarak Ruuh-ul kuds indirmişdir.

Hasib Asutay

De ki: Ruhu'l-Kudüs (Cebrail), onu (Kur'an'ı) inananları sağlamlaştırmak ve Müslümanlara bir yol gösterici ve bir müjde olmak üzere, Rabbinden hak olarak indirdi.

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Îmân edenlere sebât vermek için ve Müslümanlara bir hidâyet ve bir müjde olmak üzere onu (o Kur’ân’ı), Rûhü’l-Kudüs (Cebrâîl) Rabbin tarafından hak ile indirdi.'

İbni Kesir

De ki: Onu Ruh-el Kudüs, mü'minlerin imanını pekiştirmek, müslümanlara hidayet ve müjde olmak üzere Rabbın katından hak ile indirmiştir.

Mehmet Okuyan

De ki: “Kutsal Ruh (Cebrail) onu (Kur’an’ı) iman edenlere güç vermek için, müslümanlara rehber ve müjde olarak Rabbinin katından bir amaç ile indirmiştir.”

Muhammed Esed

Onun, apaçık bir gerçeklik ve sarsılmayan bir doğruluk keyfiyeti içinde, imana erişenleri(n durumunu) güçlendirmek ve Allah'a yürekten bağlanıp boyun eğenlere bir doğru yol bilgisi, bir müjde olmak üzre Rabbinden safha safha Kutsal İlham yoluyla indirildiğini söyle.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Onu Kutsal Ruh, mutlak hakikate bir atıf olsun ve hem imanda sebat edenleri desteklesin, hem de Allah'a teslim olan kimseler için bir yol haritası ve bir müjde olsun diye, Rabbin katındaki ana kaynaktan indirdi!"

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Onu Rabbin tarafından hak olarak Rûhu'l Kudüs indirmiştir ki, imân edenleri sabit kılsın ve müslümanlar için bir hidâyet ve beşaret olsun.»

Ömer Öngüt

De ki: “Onu Ruh'ül-kudüs (Cebrâil), Rabbinden sana hak olarak indirdi ki, iman edenlere sebat versin, müslümanlar için bir hidayet ve müjde olsun. ”

Suat Yıldırım

Söyle onlara: "İman edenlere tam bir sebat vermek ve Allah’a teslimiyet gösterecek Müslümanlara bir hidâyet ve müjde olmak üzere Kur’ân’ı, Rabbin tarafından gerçek olarak getiren, Ruhu’l-kudüstür.

Süleyman Ateş

De ki: "İnananları sağlamlaştırmak ve müslümanlara yol gösterici ve müjde olmak üzere onu, Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) Rabbinden gerçek (bilgi) olarak indirdi."

Süleymaniye Vakfı

Sen de ki: "Onu Kutsal Ruh /Cebrail, Rabbinden bütün gerçekleri içerir özellikte indirdi ki inanıp güvenenlerin inancını sağlamlaştırsın, teslim olanlar için bir rehber ve müjde olsun."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Onu, bir gerçek olarak Rabbinden Kutsal Ruh indirdi ki inanıp güvenenleri sağlamlaştırsın, doğru yolu göstersin ve İslam'a girenlere bir müjde olsun.

Şaban Piriş

De ki: "O'nu Ruhul Kudüs (Cebrail), müminlerin imanının pekişmesi, müslümanlara doğru yolu göstermek ve müjde vermek için Rabbinin katından indirmiştir."

Tefhim-ul Kuran

De ki: «İnananları sağlamlaştırmak ve müslümanlara yol gösterici ve müjde olmak üzere onu (Kur'an'ı) Ruh'ül Kudüs, Rabbinden hak gereğince indirdi.»

Ümit Şimşek

De ki: Onu, iman edenlere sebat vermek, hakka teslim olanlara da hidayet ve müjde olmak üzere, Rabbinden hak ile Ruhu'l-Kudüs indiriyor.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "İman edenleri güçlendirip kökleştirmek için ve Müslümanlara bir müjde ve kılavuz olarak, Ruhulkudüs onu, senin Rabbinden indirdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Müqəddəs Ruh (Cəbrail) onu sənin Rəbbindən iman gətirənləri sabitqədəm etmək üçün, həm də müsəlmanlara doğru yol göstəricisi və müjdə olsun deyə gerçək olaraq nazil etmişdir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) De: ″Ruhülqüds (Cəbrail) onu (Qurʼanı) sənin Rəbbindən iman gətirənlərə səbat vermək, müsəlmanları isə doğru yola yönəltmək və (onlara Cənnətlə) müjdə vermək üçün haqq olaraq nazil etmişdir!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺDen Koran hat mir Gabriel, der heilige Geist, vom Herrn mit der Wahrheit gebracht, damit die Gläubigen im Glauben gefestigt werden, und als Rechtleitung und frohe Botschaft für die Muslime, die sich Gott ergeben.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Offenbart hat ihn der Heilige Geist von deinem Herrn mit der Wahrheit, um diejenigen, die glauben, zu festigen, und als Rechtleitung und frohe Botschaft für die (Allah) Ergebenen.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺDer Geist der Heiligkeit hat ihn (den Quran) von deinem Herrn in Wahrheit herabgebracht, auf daß Er die festige, die da glauben, und (er hat den Quran) zu einer Führung und einer frohen Botschaft für die Gottergebenen (herabgebracht)ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺNach und nach hinabgesandt hat ihn 1 Ruhhul-qudus von deinem HERRN gemäß der Wahrheit, damit ER diejenigen festigt, die den Iman verinnerlichten, und als Rechtleitung und als frohe Botschaft für die Muslime.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "This and that and all divine revelations are being conveyed by the Holy Spirit from Allah, my Creator, to strengthen -in opinion, action and purpose- those whose hearts have been touched with the divine hand and they are joyful tidings to those who have conformed to Islam.

Abdul Haleem

Say that the Holy Spirit has brought the Revelation with the Truth step by step from your Lord, to strengthen the believers and as guidance and good news to the devout.

Abdullah Yusuf Ali

Say, the Holy Spirit has brought the revelation from thy Lord in Truth, in order to strengthen those who believe, and as a Guide and Glad Tidings to Muslims.

Abul A'la Maududi

Tell them: "It is the spirit of holiness that has brought it down, by stages, from your Lord so that it might bring firmness to those who believe, and guidance to the Right Way, and give glad tidings of felicity and success to those who submit to Allah."

Aisha Bewley

Say: ‘The Purest Ruh has brought it down from your Lord with truth, to make those who have iman firm, and as guidance and good news for the Muslims. ’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) Ruh-ul-Qudus [Jibrîl (Gabriel)] has brought it (the Qur’ân) down from your Lord with truth, that it may make firm and strengthen (the Faith of) those who believe, and as a guidance and glad tidings to those who have submitted (to Allâh as Muslims).

Ali Quli Qarai

Say, the Holy Spirit has brought it down duly from your Lord to fortify those who have faith and as a guidance and good news for the muslims.

Amatul Rahman Omar

Say, `The Spirit of Holiness has brought this (Qur'ân) down from your Lord to suit the requirement of truth and wisdom, (Allâh has revealed it) so that He may strengthen those who believe in their faith and so that (this may serve as) a guidance and good tidings for Muslims.

Arthur John Arberry

Say: 'The Holy Spirit sent it down from thy Lord in truth, and to confirm those who believe, and to be a guidance and good tidings to those who surrender. '

Bijan Moeinian

Say: "The Holy Spirit has brought the verses of Qur’an intact from the Lord to make the believers firm in their belief, guide them, and give good news (about life after death) to the Muslims (an Arabic: those who surrender themselves to God. )

E. Henry Palmer

Say, 'The Holy Spirit brought it down from thy Lord in truth, to stablish those who believe, and for a guidance and glad tidings to those who are resigned. '

Edip-Layth

Say, "The Holy Spirit has sent it down from your Lord with truth, so that those who acknowledge will be strengthened, and as a guidance and good news for those who have peacefully surrendered."

George Sale

Say, the holy spirit hath brought the same down from thy Lord with truth; that He may confirm those who believe, and for a direction and good tidings unto the Moslems.

Hamid S. Aziz

Say, "The Holy Spirit brought it down from your Lord in truth, that it may confirm (the faith of) those who believe, and for a guidance and glad tidings to those who have Surrendered unto Allah (Muslims). "

Mahmoud Ghali

Say, "The Spirit of Holiness (i. e., the language) has been sending it down from your Lord with the Truth to make firm the ones who have believed and as a guidance and good tidings to Muslims." (i.e. those who surrender to Allah).

Marmaduke Pickthall

Say: The holy Spirit hath delivered it from thy Lord with truth, that it may confirm (the faith of) those who believe, and as guidance and good tidings for those who have surrendered (to Allah).

Mohamed Ahmed - Samira

You say: "It has been sent by divine grace from your Lord with truth to strengthen those who believe, and as guidance and good news for those who have submitted (to God). "

Muhammad Asad

Say: "Holy inspiration has brought it down from thy Sustainer by stages, setting forth the truth, so that it might give firmness unto those who have attained to faith, and provide guidance and a glad tiding unto all who have surrendered themselves to God. "

Mustafa Khattab

Say, "The holy spirit[1] has brought it down from your Lord with the truth to reassure the believers, and as a guide and good news for those who submit ˹to Allah˺."

Progressive Muslims

Say: "The holy Spirit has sent it down from your Lord with truth, so that those who believe will be strengthened, and as a guidance and good news for those who have surrendered. "

Sahih International

Say, [O Muúammad], "The Pure Spirit has brought it down from your Lord in truth to make firm those who believe and as guidance and good tidings to the Muslims. "

Sam Gerrans

Say thou: “The Spirit of Holiness brought it down from thy Lord in truth, that it might strengthen those who heed warning, and as guidance and glad tidings for those submitting.”

Shabbir Ahmed

Tell them, "The Sacred and Soothing Divine Energy has brought it down from your Lord in Absolute Truth (Gabriel (2:97), 'Rooh, Rauh' Soothing Mercy (12:87), Trustworthy (26:193)). This Qur'an will keep firm in thought and action, those who accept it. And it will provide Guidance and the good news to all who submit to Allah."

Syed Vickar Ahamed

Say: "The Angel Gabriel has brought the revelation from your Lord in Truth, as to strengthen (all) those who believe and as a guide and as good news to Muslims. "

Taqi Usmani

Say, "This has been brought down by RūH-ul-Qudus (the Holy Spirit - Jibra’īl ) from your Lord rightly (as due), so that it may bring firmness to the believers and become guidance and good news for the Muslims.

The Monotheist Group

Say: "The Holy Spirit has brought it down from your Lord with the truth, so that those who believe will be strengthened, and as a guidance and good news for those who have submitted."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺCʹest le Saint Esprit (Gabriel) qui lʹa fait descendre de la part de ton Seigneur en toute vérité, afin de raffermir (la foi) de ceux qui croient, ainsi quʹun guide et une bonne annonce pour les Musulmans.ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Canê Pak (Cibraîl), ew ji cem Xwedayê te bi heqî aniye xwarê da ku yên bawerî anîn mikûm ragire û ji bo mislimanan jî bibe rêber û mizgîn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺDe heilige geest zond het van jouw Heer vandaan met de waarheid neer om hen die geloven te sterken en als leidraad en goed nieuws voor hen die zich (aan God) overgeven.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: De heilige geest heeft u deze van uwen Heer met waarheid nedergebracht, opdat hij degenen zou mogen bevestigen die gelooven, en tot eene richting diene en goede tijdingen aan de Moslems brenge.

Hollandaca — Siregar

Zeg (O Moehammad): ʺDe Heilige Geest (Djibrll) van jouw Heer deed hem met de Waarheid neerdalen om degenen die geloven te versterken, en als Leiding en een verheugende tijding voor de Moslinu.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (им) (о, Пророк): «Низошел с ним [с Кораном] Дух Святой [ангел Джибриль] от твоего Господа с истиной, чтобы укрепить тех, которые уверовали, (и также) как верное руководство (для выхода из заблуждения), и радостную весть для всецело предавшихся (Аллаху)».

Rusça — Osmanov

Отвечай, что принес его (т. е. откровение) Святой Дух от твоего Господа в истине, чтобы подкрепить уверовавших, а также в качестве указания на прямой путь и доброй вести для муслимов.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺHelighetens ande har, steg för steg, förmedlat uppenbarelsen från din Herre med sanningen för att stärka (tron hos) de troende och ge dem som har underkastat sig Guds vilja vägledning och ett glatt budskap om hopp.ʺ