(92-93) Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.

فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ اَجْمَعِينَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ

fe ve rabbike le neselennehum ecmeǐyne / ǎmmā kānū yeǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَوَرَبِّكَfe ve rabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbin hakkı için
2لَنَسْـَٔلَنَّهُمْle neselennehumس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmekbiz mutlaka soracağız
3اَجْمَعِينَecmeǐyneج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.hepsine
1عَمَّاǎmmā
2كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinşeylerden
3يَعْمَلُونَyeǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıkları

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yaptıkları şeyleri.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yaptıkları şeyleri.

Adem Uğur

Yaptıklarından dolayı.

Ahmed Hulusi

Yapmakta olduklarından!

Ahmet Tekin

İşlemekte oldukları amellerden dolayı onları sorguya çekeceğiz.

Ahmet Varol

Yapmakta oldukları şeylerden.

Ali Bulaç

Yapmakta oldukları şeyleri.

Ali Fikri Yavuz

(92-93) Rabbin hakkı için, biz onların hepsine muhakkak surette yapmakta oldukları şeylerden soracağız (ve cezalarını vereceğiz).

Ali Rıza Safa

Yaptıkları şeylerden.

Bayraktar Bayraklı

- "Rabbin hakkı için, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı sorguya çekeceğiz."

Bekir Sadak

(90-93) Kuran'i islerine geldigi gibi bolenlere de, kendi Kitablarinin bir kismina inanip bir kismini kabul etmiyen yahudi ve hiristiyanlara da nitekim Kitap indirmistik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptiklarindan sorumlu tutacagiz.

Celal Yıldırım

(92-93) Rabbin hakkı için elbette onların hepsinden, yapageldikleri şeylerden bir bir soracağız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(92-93) Rabbine andolsun ki yaptıklarından dolayı muhakkak surette onların hepsini sorguya çekeceğiz!

Diyanet İşleri

(92-93) Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.

Diyanet İşleri (eski)

(90-93) Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

Diyanet Vakfi

(92-93) Rabbin hakkı için, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı sorguya çekeceğiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(92-93) Rabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(92-93) Rabbin hakkı için, Biz onların hepsine mutlaka ve muhakkak bütün yaptıklarını soracağız.

Elmalılı Hamdi Yazır

(92-93) Ki rabbın hakkı için, biz onların hepsine mutlak ve muhakkak soracağız

Erhan Aktaş

Yaptıkları şeylerden.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yaptıkları şeylerden.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yaptıkları şeylerden.

Fizilal-il Kuran

Yaptıkları işler konusunda.

Gültekin Onan

Yapmakta oldukları şeyleri.

Hamdi Döndüren

Yaptıklarının hesabını.

Hasan Basri Çantay

(92-93) İşte Rabbine andolsun ki onlara, topuna yapmakda oldukları şeyleri elbette soracağız.

Hasib Asutay

Yaptıkları şeylerden.

Hayrat Neşriyat

(92-93) Artık Rabbine yemîn olsun ki, onların hepsine, yapmakta oldukları şeylerden mutlaka soracağız!

İbni Kesir

Yapmakta oldukları şeyleri.

Mehmet Okuyan

Kur’an’ı bölüp ayıranlara (gelince), Rabbine yemin olsun: Yaptıklarından dolayı onların hepsini mutlaka sorguya çekeceğiz.

Muhammed Esed

(hem de) bütün yapıp ettiklerini hesaba katarak!

Mustafa İslamoğlu

yapıp ettikleri her şeyden!

Ömer Nasuhi Bilmen

Bütün yapar olduklarından.

Ömer Öngüt

Yaptıkları şeylerden.

Suat Yıldırım

Onları yaptıkları işlerden sorumlu tutacağız.

Süleyman Ateş

Yaptıkları şeylerden.

Süleymaniye Vakfı

yaptıklarından dolayı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yaptıkları bu işlerden dolayı.

Şaban Piriş

(92-93) Rabbine andolsun ki, onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz.

Tefhim-ul Kuran

Yapmakta oldukları şeyleri.

Ümit Şimşek

Yaptıklarının hesabını soracağız.

Yaşar Nuri Öztürk

Yapıp ettiklerinden...

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

törətdikləri əməllər barəsində.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Dünyada) etdikləri əməllər barəsində. (Onlardan haqq-hesab tələb edəcək və cəzalarını da verəcəyik!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

für das, was sie an Untaten begangen haben.

Almanca — Der Edle Quran

über das, was sie zu tun pflegten.

Almanca — M. A. Rassoul

um dessentwillen, was sie zu tun pflegten.

Almanca — Muhammad Zaidan

über das, was sie zu tun pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And all their misdeeds shall be laid to their charge.

Abdul Haleem

about their deeds.

Abdullah Yusuf Ali

For all their deeds.

Abul A'la Maududi

concerning what they have been doing.

Aisha Bewley

about what they did!

Al-Hilali & Khan

For all that they used to do.

Ali Quli Qarai

concerning what they used to do.

Amatul Rahman Omar

About their (mis)deeds.

Arthur John Arberry

concerning that they were doing.

Bijan Moeinian

(and hold responsible for) what they were doing.

E. Henry Palmer

about what they have done.

Edip-Layth

Regarding what they used to do.

George Sale

of that which they have wrought.

Hamid S. Aziz

About what they used to do.

Mahmoud Ghali

Concerning whatever they were doing.

Marmaduke Pickthall

Of what they used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

About their deeds.

Muhammad Asad

for whatever they have done!

Mustafa Khattab

about what they used to do.

Progressive Muslims

Regarding what they use to do.

Sahih International

About what they used to do.

Sam Gerrans

About what they did!

Shabbir Ahmed

For whatever they have done!

Syed Vickar Ahamed

For all of what they used to do.

Taqi Usmani

about what they have been doing.

The Monotheist Group

Regarding what they used to do.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

sur ce quʹils œuvraient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji a ku wan dikirin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Nopens al hunne daden.

Hollandaca — Siregar

Over wat zij plachten te doen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

о том, что они творили!

Rusça — Osmanov

за то, что они вершили.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

för vad de gjorde!