Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ

ve leḳad ḣaleḳnā l-insāne min SalSālin min Hamein mesnūnin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2خَلَقْنَاḣaleḳnāخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.biz yarattık
3الْاِنْسَانَl-insāneا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.insanı
4مِنْmin-dan
5صَلْصَالٍSalSālinص ل ص لÇınlamak, çarpışmak, kurutulmak, ses çıkarmak. sallatun - ses, şangırtı, kuru toprak. salsaal - kuru çınlayan kil, ses çıkaran/kurutulmuş kil.pişmemiş çamur-
6مِنْmin-tan
7حَمَإٍHameinح م اSiyah ve kötü kokulu çamur, kuyuyu bundan temizlemek [siyah, kötü kokulu çamur], siyah ve kötü kokulu çamurla karışmak, bulanık hale gelmek ve kokusu değişmek, birine kızmak, amca, Necd'de kumlarda veya düz ve yumuşak arazide yetişen belirli bir bitki, kem gözlü bir adam, nazar değdirmek.cıvık balçık-
8مَسْنُونٍmesnūninس ن نYol, metot, kural, davranış biçimi, adet, tarz, gelenek, görenek, kalıp, gidişat, alışkanlıkdeğişmiş

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki biz Âdem'i, kuru, kokmuş, şekil ve sûret verilmiş balçıktan yarattık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun ki biz Âdemʼi, kuru, kokmuş, şekil ve sûret verilmiş balçıktan yarattık.

Adem Uğur

Andolsun biz insanı, (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki, biz insanı dönüşüp gelişen hücresel yapıdan (toprak + su + hava) halkettik.

Ahmet Tekin

Andolsun biz, insanı ses veren, şekillendirilebilen kuru çamurdan, kokmuş değişken kara balçıktan yarattık.

Ahmet Varol

Andolsun biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

Ali Bulaç

Andolsun, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

Ali Fikri Yavuz

Andolsun ki, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, insanı, kiremit gibi pişmiş çamurdan; biçimlendirilmiş balçıktan yarattık.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık.

Bekir Sadak

And olsun ki, insani kuru balciktan, islenebilen kara topraktan yarattik.

Celal Yıldırım

Şanıma and olsun ki, insanı pişmedik balçıktan yarattık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Andolsun biz insanı şekillenebilir özlü balçıktan, (şekil verilip) kurutulmuş çamurdan yarattık.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki, insanı kuru balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattık.

Diyanet Vakfi

Andolsun biz insanı, (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçekten Biz, insanı kuru bir çamurdan, biçimlendirilmiş bir balçıktan yarattık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Filhakika biz insanı bir "salsal" den, mesnun bir balçıktan yarattık

Erhan Aktaş

Ant olsun ki; Biz, insanı salsalinden, dönüşüme uğramış bir balçıktan yarattık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki; Biz, insanı salsalinden, dönüşüme uğramış bir balçıktan yarattık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki; Biz, insanı kuru bir çamurdan, dönüşüme uğramış bir balçıktan yarattık.

Fizilal-il Kuran

Gerçekten biz insanı kara çamurdan oluşmuş kuru balçıktan yarattık.

Gültekin Onan

Andolsun insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

Hamdi Döndüren

Andolsun Biz, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattık.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, suuretlenmiş bir balçıkdan yaratdık.

Hasib Asutay

Andolsun biz, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz insanı, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

İbni Kesir

Andolsun ki Biz; insanı, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz insanı (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Biz insanı ses veren balçıktan, biçim verilebilir, özlü, kara bir balçıktan yarattık.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz insanı süzme, kurumuş, ses veren bir balçık türünden özgün bir biçim almaya elverişli, tabiatı değiştirilmiş, koyu ve yoğun çamur nevi bir şeyden yarattık.

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak ki, Biz insanı kuru bir çamurdan, tegayyür etmiş bir balçıktan yarattık.

Ömer Öngüt

Andolsun ki biz insanı pişmemiş çamurdan, işlenebilen kara balçıktan yarattık.

Suat Yıldırım

Biz insanı kara çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

Süleyman Ateş

Andolsun biz insanı pişmemiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık.

Süleymaniye Vakfı

Biz (ilk) insanı kurumuş bir çamurdan, şekillendirilmiş kokulu kara balçıktan yarattık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz o insanı kurumuş, yıllanıp kokuşmuş kara balçıktan yarattık.

Şaban Piriş

İnsanı, kuru bir çamurdan, olgunlaşmış bir balçıktan yarattık.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

Ümit Şimşek

Biz insanı biçimlenip kupkuru hal almış bir balçıktan yarattık.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz insanı; kuru çamurdan, değişken, cıvık bir balçıktan yarattık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz insanı başqa şəklə düşmüş qara palçıqdan, toxunduqda saxsı kimi səs çıxaran quru gildən yaratdıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz insanı quru (toxunduqda saxsı kimi səs çıxaran) və qoxumuş (və ya torpaqdan tədriclə dəyişib başqa şəklə düşmüş) qara palçıqdan yaratdıq!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben den Menschen aus trockenem Lehm und feuchtem Schlamm geschaffen.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir haben ja den Menschen aus trockenem Ton, aus fauligem schwarzen Schlamm erschaffen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wahrlich, Wir haben den Menschen erschaffen aus trockenem, tönendem Lehm, aus schwarzem, zu Gestalt gebildetem Schlamm.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits erschufen WIR den Menschen aus Salsal aus geformtem Hamaa .

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We created man from dried clay, a product of dark modelling clay that has been polished.

Abdul Haleem

We created man out of dried clay formed from dark mud-

Abdullah Yusuf Ali

We created man from sounding clay, from mud moulded into shape;

Abul A'la Maududi

Surely We brought man into being out of dry ringing clay which was wrought from black mud,

Aisha Bewley

We created mankind out of dried clay formed from fetid black mud.

Al-Hilali & Khan

And indeed, We created man from dried (sounding) clay of altered mud.

Ali Quli Qarai

Certainly We created man out of a dry clay [drawn] from an aging mud,

Amatul Rahman Omar

Surely, We created human being from dry ringing clay, (transformed) from black mud moulded into shape.

Arthur John Arberry

Surely We created man of a clay of mud moulded,

Bijan Moeinian

I created man from an aged mud (like the one used in the pottery. )

E. Henry Palmer

And we did create man from crackling clay of black mull wrought in form.

Edip-Layth

We have created the human being from hardened clay of aged mud.

George Sale

We created man of dried clay, of black mud, formed into shape:

Hamid S. Aziz

And We did create man from potter's (or sound emitting) clay of black mud wrought into form.

Mahmoud Ghali

And indeed We already created man of dry clay of mud modeled.

Marmaduke Pickthall

Verily We created man of potter's clay of black mud altered,

Mohamed Ahmed - Samira

Man We fashioned from fermented clay dried tingling hard,

Muhammad Asad

AND, INDEED, We have created man out of sounding clay, out of dark-slime transmuted

Mustafa Khattab

Indeed, We created man from sounding clay moulded from black mud.

Progressive Muslims

And We have created man from a clay hardened and shaped.

Sahih International

And We did certainly create man out of clay from an altered black mud.

Sam Gerrans

And We created man from sounding clay, from dark slime transmuted.

Shabbir Ahmed

And, indeed, We created man from sounding clay, out of dark inorganic matter. (37:11).

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We created man from dried clay (earth) that is capable of making sounds, from mud cast into shapes;

Taqi Usmani

Indeed We created man from a ringing clay made of decayed mud.

The Monotheist Group

AndWe have created man from a sludge from hot sediment.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous créâmes lʹhomme dʹune argile crissante, extraite dʹune boue malléable.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, Me însan (Adem) ji hişkeheriyeke pehtî, ji heriyeke reşeguherî afirandiye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben de mens uit steenaarde, uit stinkende potklei geschapen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij schiepen den mensch van gedroogde klei, van zwart slijk, in een vorm gebracht.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, Wij hebben de mens (Adam) geschapen uit klei, van zwart slijk gevormd.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И уже Мы сотворили человека [Адама] из сухой [звонкой] глины (которая сама стала такой) из влажной и изменившейся (по цвету и запаху) (глины).

Rusça — Osmanov

Воистину, Мы сотворили человека из сухой звонкой глины, из ила, отлитого в форме.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

VI HAR skapat människan av ljudande krukmakarlera, av formbar gyttja;