İbrahim Suresi 39. Ayet — Elfaz
"Hamd, iyice yaşlanmış iken bana İsmail'i ve İshak'ı veren Allah'a mahsustur. Şüphesiz Rabbim duayı işitendir."
1اَلْحَمْدُl-HamduhamdolsunMarife (Belirlilik Takısı)+İsimح م دBirini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.
2لِلّٰهِli (a)llahiAllah'aHarf-i Cer+Lafza-i Celal
3الَّذِيelleƶīİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4وَهَبَvehebelutfedenMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibو ه بvermek/bahşetmek/bağışlamak, adamak, hediye/armağan olarak sunmak.
5لِيlībanaHarf-i Cer+Zamir
6عَلَىǎlāHarf-i Cer
7الْكِبَرِl-kiberiihtiyarlık çağımdaMarife (Belirlilik Takısı)+İsimك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.
8اِسْمٰعِيلَismāǐyleİsma'il'iÖzel İsim
9وَاِسْحٰقَve isHāḳave İshak'ıBağlaç+Özel İsim
10اِنَّinneşüphesizHarf-i Nasb
11رَبِّيrabbīRabbimİsim+Zamirر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyük
12لَسَمِيعُle semīǔişitendirLam-ı Te'kid+İsimس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak
13الدُّعَاءِd-duǎā'idu'ayıMarife (Belirlilik Takısı)+İsimد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek