Allah, iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sabit bir sözle sağlamlaştırır, zalimleri ise saptırır. Ve Allah dilediğini yapar.

يُثَبِّتُ اللّٰهُ الَّذِينَ اٰمَنُوا بِالْقَوْلِ الثَّابِتِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِ وَيُضِلُّ اللّٰهُ الظَّالِمِينَ وَيَفْعَلُ اللّٰهُ مَا يَشَاءُ

yuṧebbitu (a)llahu (e)lleƶīne āmenū bi l-ḳavli ṧ-ṧābiti fī l-Hayāti d-dunyā ve fī l-āḣirati ve yuDillu (a)llahu Z-Zālimīne ve yef'ǎlu (a)llahu mā yeşā'u

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يُثَبِّتُyuṧebbituث ب تSağlam/kararlı/sabit/kurulu olmak, bir yerde kalmak, yapmakta sebat etmek, devam etmek/dayanmak. Güçlendirmek/sağlamlaştırmak/pekiştirmek. Kararlılık, istikrar, sağlam yerleşmiş. Sağlam bir şekilde sabit kalan, sağlam, kararlı. Teyit etmek/kurmak, kararlı. Teyit, kurma. Teyit etmek, bağlı tutmak, hapsetmek, kısıtlamak (örneğin bir işi yapmaktan). Bir şeyi doğru veya geçerli kılmak, bir şeyi zorunlu kılmak, kalıcılık, kesinlik, kurulu olma durumu.tesbit eder
2اللّٰهُ(a)llahuAllah
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
4اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(ları)
5بِالْقَوْلِbi l-ḳavliق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesöz ile
6الثَّابِتِṧ-ṧābitiث ب تSağlam/kararlı/sabit/kurulu olmak, bir yerde kalmak, yapmakta sebat etmek, devam etmek/dayanmak. Güçlendirmek/sağlamlaştırmak/pekiştirmek. Kararlılık, istikrar, sağlam yerleşmiş. Sağlam bir şekilde sabit kalan, sağlam, kararlı. Teyit etmek/kurmak, kararlı. Teyit, kurma. Teyit etmek, bağlı tutmak, hapsetmek, kısıtlamak (örneğin bir işi yapmaktan). Bir şeyi doğru veya geçerli kılmak, bir şeyi zorunlu kılmak, kalıcılık, kesinlik, kurulu olma durumu.sağlam
7فِي
8الْحَيٰوةِl-Hayātiح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekhayatında
9الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya
10وَفِيve fīve
11الْاٰخِرَةِl-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahirette
12وَيُضِلُّve yuDilluض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.ve şaşırtır
13اللّٰهُ(a)llahuAllah
14الظَّالِمِينَZ-Zālimīneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzalimleri
15وَيَفْعَلُve yef'ǎluف ع لbir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durumve yapar
16اللّٰهُ(a)llahuAllah
17مَاne
18يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdiliyorsa

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah, inananlara dünyâ yaşayışında da, âhirette de o sâbit sözle sebat verir ve zulmedenleri saptırır ve Allah, dilediğini yapar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allah, inananlara dünyâ yaşayışında da, âhirette de o sâbit sözle sebat verir ve zulmedenleri saptırır ve Allah, dilediğini yapar.

Adem Uğur

Allah Teâlâ sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar. Zalimleri ise Allah saptırır. Allah dilediğini yapar.

Ahmed Hulusi

Allah, iman edenleri dünya yaşamında da, sonsuz gelecekte de değişmez gerçeği vurgulayan söz üzere (Kelime-i Tevhid) sabitler! Allah, zalimleri saptırır! Allah dilediğini yapar!

Ahmet Tekin

Allah, gönüllere yerleşen Kelime-i Şehâdet’le, benliklerini oluşturan sağlam temelleri olan Kur’ân ile iman edenleri, dünya hayatında, cesur, güçlü, itibarlı ve devletli hale getirerek ayaklarını yere sağlam bastırır. Kabirdeki sorgu sırasında, mahşerde, âhiret hayatında ise korkudan emin olmalarını sağlar, itibarlarını yüceltir, makamlarını, mevkilerini ebedîleştirir. Allah inkârda, isyanda ısrar eden, baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimlerin de hak yoldan uzaklaşıp dalâleti tercihlerine özgürlük tanır. Allah sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan her şeyi icraya devam ediyor.

Ahmet Varol

Allah Teâlâ sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar. Zalimleri ise Allah saptırır. Allah dilediğini yapar.

Ali Bulaç

Allah, iman edenleri, dünya hayatında ve ahirette sapasağlam sözle sebat içinde kılar. Zalimleri de şaşırtıp saptırır; Allah dilediğini yapar.

Ali Fikri Yavuz

Allah, iman edenleri hem dünyada, hem ahirette (kabirde) sabit söz olan şehadet kelimesi (eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abdühü ve Rasûlüh) ile tesbit eder; tevhîde bağlı kılar. Allah, zalimleri (kâfirleri) şaşırtır ve Allah dilediğini yapar.

Ali Rıza Safa

Allah, dünya yaşamında ve sonsuz yaşamda, tutarlı bir sözle inananlara destek verir; haksızlık yapanları ise saptırır. Çünkü Allah, dilediğini yapar.

Bayraktar Bayraklı

Allah, sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar. Zalimleri ise saptırır. Allah dilediğini yapar.

Bekir Sadak

Allah inananlari, dunya hayatinda ve ahirette saglam bir soz uzerinde tutar; zalimleri de saptirir. Allah diledigini yapar. *

Celal Yıldırım

Allah imân edenleri Dünya hayatında da, Âhiret'te de sabit bir söz ile sağlamlaştırır. Zâlimleri ise saptırır ve Allah dilediğini yapar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah sağlam söze iman edenleri hem dünya hayatında hem de âhirette sağlam tutar; Allah zalimleri de şaşırtır ve Allah dilediğini yapar.

Diyanet İşleri

Allah, iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sabit bir sözle sağlamlaştırır, zalimleri ise saptırır. Ve Allah dilediğini yapar.

Diyanet İşleri (eski)

Allah inananları, dünya hayatında ve ahirette sağlam bir söz üzerinde tutar; zalimleri de saptırır. Allah dilediğini yapar.

Diyanet Vakfi

Allah Teâlâ sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar. Zalimleri ise Allah saptırır. Allah dilediğini yapar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah, iman edenleri, dünya hayatında da, ahirette de sağlam bir söz üzerinde tutar; zalimleri de saptırır ve Allah, dilediğini yapar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah iman edenleri hem dünyada, hem de ahirette değişmeyen sözle sağlamlaştırır. Haksızlık edenleri ise şaşırtır ve Allah, ne isterse onu yapar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah, iyman edenleri hem Dünyada hem Ahırette sabit söz ile tesbit buyurur, haksızlık edenleri ise şaşırtır ve Allah ne isterse yapar

Erhan Aktaş

Allah, iman edenleri dünya hayatında da ahirette de sapasağlam ayakta tutar. Allah, zalim olanları saptırır. Allah dilediğini yapar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, iman edenleri dünya hayatında da ahirette de sapasağlam ayakta tutar. Allah, zalim olanları saptırır. Allah dilediğini yapar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, iman edenleri dünya hayatında da ahirette de sapasağlam ayakta tutar. Allah, zalim olanları saptırır. Allah dilediğini yapar.

Fizilal-il Kuran

Allah, gerek dünya hayatında, gerekse ahirette mü'minleri değişmez söze bağlı tutar. Allah zalimleri ise saptırır. Allah dilediğini yapar.

Gültekin Onan

Tanrı, inananları, dünya hayatında ve ahirette sapasağlam sözle sebat içinde kılar. Zalimleri de şaşırtıp saptırır. Tanrı dilediğini yapar.

Hamdi Döndüren

Allah iman edenleri, dünya hayatında da ahirette de sağlam sözle tesbit eder. Allah, zâlimleri ise saptırır ve Allah dilediğini yapar.

Hasan Basri Çantay

Allah, iman, edenlere dünya hayaatında da, ahiretde de, o sabit söz (ler) inde, daima sebat ihsan eder. Allah zaalimleri (kafirleri) şaşırtır. Allah ne dilerse yapar.

Hasib Asutay

Allah, sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de âhirette sapasağlam tutar. (11) Zalimleri ise Allah saptırır. Allah dilediğini yapar. (11. Yirmi dördüncü âyette güzel söz güzel ağaca benzetildiği gibi bu âyette de kötü söz, insanı hem dünyada hem de âhirette her türlü fitne fesat ve musibete uğratır. Kötü sözün benzetildiği o ağacın da ne kökü ne dalı ne meyvesi ne de gölgesi olur.)

Hayrat Neşriyat

Allah îmân edenlere, dünya hayâtında da, âhirette de sağlam sözle (kelime-i şehâdetle) sebat verir. Allah, zâlimleri ise (kendi zulümleri sebebiyle) dalâlete atar ve Allah, dilediğini yapar.

İbni Kesir

Allah; inananları, dünya hayatında ve ahirette sağlam bir söz üzerinde tutar. Zalimleri de saptırır. Allah, dilediğini yapar.

Mehmet Okuyan

Allah iman edenleri sağlam sözle hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar. Allah zalimleri ise saptırır. Allah dilediğini yapar.

Muhammed Esed

Allah, imana erişenlerin durumunu sapasağlam ve dosdoğru bir sözle, hem dünya hayatında ve hem de ahirette sağlamlaştırır; haksızlık yapanları ise, Allah sapıklık içinde bırakır; çünkü Allah dilediğini yapar.

Mustafa İslamoğlu

Allah inanıp güvenen kimseleri sabit, sağlam bir sözle hem dünyada hem de ahirete sapasağlam (dimdik ayakta) tutar; ve Allah zalimlerin ayaklarını kaydırır: çünkü Allah dilediğini yapar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah Teâlâ mü'minleri dünya hayatında da, ahirette de sabit kavil ile tesbit eder ve Allah Teâlâ zalimleri dalâlete düşürür ve Allah Teâlâ dilediğini yapar.

Ömer Öngüt

Allah iman edenlere hem dünyada hem de ahirette o sâbit söz üzerinde daima sebat ihsan eder. Zâlimleri de saptırır. Allah dilediğini yapar.

Suat Yıldırım

Allah iman edenleri hem dünyada hem âhirette o sabit söz üzerinde sağlam bir şekilde tutar. Zalimleri ise şaşırtır. Allah elbette dilediğini yapar.

Süleyman Ateş

Allah, inananları, dünya hayatında da, ahirette de sağlam sözle tesbit eder. Allah, zalimleri de şaşırtır ve Allah, dilediğini yapar.

Süleymaniye Vakfı

Allah, inanıp güvenmiş kimseleri hem dünya hayatında hem de ahirette sabit /doğruluğu tartışılmaz bir sözle sağlamlaştırır. Yanlışa dalanları da sapkın sayar. Allah yaptığını kurduğu düzene göre yapar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, inanıp güvenmiş kimselerin, dünya hayatında da ahirette de o değişmez söze bağlı kalmalarını sağlar; yanlış yapanları da sapık sayar. Allah ne yaparsa kurduğu düzene göre yapar.

Şaban Piriş

Allah iman edenleri, dünya hayatında ve ahirette sabit bir söz üzerinde tutar; zalimleri de sapıklıkta bırakır. Allah ne dilerse yapar.

Tefhim-ul Kuran

Allah, iman edenleri, dünya hayatında ve ahirette sapasağlam sözle sebat içinde kılar. Zalimleri de şaşırtıp saptırır; Allah dilediğini yapar.

Ümit Şimşek

İman edenleri Allah dünya hayatında da, âhirette de sağlam söz üzere sabit kılar. Allah zalimleri de şaşkınlıkta bırakır. Böylece Allah dilediğini yapar.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, inananları dünya hayatında da ahirette de tutarlı sözle sağlamlaştırır. Allah, zalimleri şaşırtır. Allah, dilediğini yapar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah iman gətirənləri dünya həyatında da, axirətdə də möhkəm sözlə sabit saxlayar. Allah zalımları sapdırar. Allah istədiyini edər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah iman gətirənləri dünyada da, axirətdə də möhkəm bir sözlə (kəlmeyi-şəhadətlə) sabitqədəm edər. Allah zalımları (haqq yoldan) sapdırar. Allah istədiyini edər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott festigt die Gläubigen mit den festen Lehrsätzen im diesseitigen Leben, und im Jenseits und läßt die Ungerechten ihrer Entscheidung entsprechend irregehen. Gott macht, was Er will.

Almanca — Der Edle Quran

Allah festigt diejenigen, die glauben, durch das beständige Wort im diesseitigen Leben und im Jenseits. Doch Allah läßt die Ungerechten in die Irre gehen. Allah tut, was Er will.

Almanca — M. A. Rassoul

Allah stärkt die Gläubigen mit dem fest gegründeten Wort, in diesem Leben wie im künftigen; und Allah läßt die Frevler irregehen; und Allah tut, was Er will.

Almanca — Muhammad Zaidan

ALLAH gewährt Festigkeit denjenigen, die den Iman verinnerlicht haben, durch feststehende Worte im diesseitigen Leben und im Jenseits. Und ALLAH läßt die Unrecht-Begehenden abirren. Und ALLAH macht, was ER will.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah confirms those whose hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues in opinion, action, purpose and in their words of truth expressing their thoughts and corroborating their faith in life here and at judgment Hereafter. Allah misguides the wrongful of actions, and Allah accomplishes what He will.

Abdul Haleem

God will give firmness to those who believe in the firmly rooted word, both in this world and the Hereafter, but the evildoers He leaves to stray: God does whatever He will.

Abdullah Yusuf Ali

Allah will establish in strength those who believe, with the word that stands firm, in this world and in the Hereafter; but Allah will leave, to stray, those who do wrong: Allah doeth what He willeth.

Abul A'la Maududi

Thus, through a firm word, Allah grants firmness to the believers both in this world and in the Hereafter. As for the wrong-doers, Allah lets them go astray. Allah does whatever He wills.

Aisha Bewley

Allah makes those who have iman firm with the Firm Word in the life of this world and the Next World. But Allah misguides the wrongdoers. Allah does whatever He wills.

Al-Hilali & Khan

Allâh will keep firm those who believe, with the word that stands firm in this world (i.e. they will keep on worshipping Allâh Alone and none else), and in the Hereafter.[1] And Allâh will cause to go astray those who are Zâlimûn (polytheists and wrong-doers), and Allâh does what He wills.[2]

Ali Quli Qarai

Allah fortifies those who have faith with an immutable word in the life of this world and in the Hereafter, and Allah leads astray the wrongdoers, and Allah does whatever He wishes.

Amatul Rahman Omar

Allâh strengthens those who have believed with the (true) word firmly established, (both) in the present life and in the Hereafter. Allâh perishes the wrongdoers and Allâh does whatever He will.

Arthur John Arberry

God confirms those who believe with the firm word, in the present life and in the world to come; and God leads astray the evildoers; and God does what He will.

Bijan Moeinian

God strengthens those who believe with His "Firm word" in this life as well as in the Hereafter. As to the unjust people, God will send them to the darkness (as they have proven that they do not deserve the guidance) and God does whatever He wills.

E. Henry Palmer

God answers those who believe with the sure word in this world's life and in the next; but God leads the wrong-doers astray; for God does what He will.

Edip-Layth

God makes firm those who acknowledge with firm sayings in the worldly life, and in the Hereafter. God sends the wicked astray, and God does what He wishes.

George Sale

God shall confirm them who believe, by the stedfast word of faith, both in this life and in that which is to come: But God shall lead the wicked into error; for God doth that which He pleaseth.

Hamid S. Aziz

Allah answers (confirms, establishes) those who believe with the firm (sure) word in the life of this world and in the Hereafter; but Allah leads the wrong-doers astray; for Allah does what He will.

Mahmoud Ghali

Allah makes the ones who have believed stand firm with the firm saying in the present life (Literally: the lowly life; i. e., the life of this world) and in the Hereafter; and Allah leads into error the unjust (ones), and Allah performs whatever He decides.

Marmaduke Pickthall

Allah confirmeth those who believe by a firm saying in the life of the world and in the Hereafter, and Allah sendeth wrong-doers astray. And Allah doeth what He will.

Mohamed Ahmed - Samira

With immutuble words God makes the faithful dauntless in the life of the world and the life to come, but leads the unjust into error, for God does as He pleases.

Muhammad Asad

[Thus, ] God grants firmness unto those who have attained to faith through the word that is unshakably true in the life of this world as well as in the life to come; but the wrongdoers He lets go astray: for God does whatever He wills.

Mustafa Khattab

Allah makes the believers steadfast with the firm Word ˹of faith˺[1] in this worldly life and the Hereafter. And Allah leaves the wrongdoers to stray. For Allah does what He wills.

Progressive Muslims

God makes firm those who believe with firm sayings in the worldly life, and in the Hereafter. And He misguides the wicked, and God does what He wishes.

Sahih International

Allah keeps firm those who believe, with the firm word, in worldly life and in the Hereafter. And Allah sends astray the wrongdoers. And Allah does what He wills.

Sam Gerrans

God strengthens those who heed warning with a firm word in the life of this world and in the Hereafter. And God sends astray the wrongdoers; and God does what He wills.

Shabbir Ahmed

Allah strengthens those who accept (the good tree of) Divine Ideology in the life of this world and in the Hereafter. Allah's Law sends astray those who displace truth with falsehood. And Allah does everything according to His Laws.

Syed Vickar Ahamed

Allah establishes those who believe with strength with the Word (from Allah) that stands firm, (both) in this world and in the Hereafter, and Allah will let those who do wrong to go astray: And Allah does what He wills.

Taqi Usmani

Allah keeps the believers firm with the stable word in the worldly life and in the Hereafter; and Allah lets the unjust go astray; and Allah does what He wills.

The Monotheist Group

Godmakes firm those who believe with firm sayings in the worldly life, and in the Hereafter. And God misguides the wicked, and God does what He wishes.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Allah affermit les croyants par une parole ferme, dans la vie présente et dans lʹau-delà. Tandis quʹIl égare les injustes. Et Allah fait ce quʹIl veut.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê, bi peyva mikûm (a tewhîdê) wan ên ku bawerî anîn, li jiyana dinya û axretê radigire û Xwedê sitemkaran jî ji rê dixe û Xwedê ya ku bixwaze dike.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God sterkt hen die geloven met de vaststaande uitspraak in het tegenwoordige leven en in het hiernamaals en God brengt de onrechtplegers tot dwaling; God doet wat Hij wil.

Hollandaca — Salomo Keyzer

God zal degenen, die gelooven, door het standvastige woord des geloofs, zoowel in dit leven als in het toekomstige, bevestigen; maar God zal den booze in dwaling brengen; want God doet wat hem behaagt.

Hollandaca — Siregar

Allah venterkt (het geloof van) degenen die geloven met de staadvastige uitspraak tijdens het wereldse leven en in het Hienamaals; en Allah laat de onrechtplegers dwalen en Allah doet wal Hij wil.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Аллах подкрепляет тех, которые уверовали, твердым словом [свидетельством «Нет бога [заслуживающего поклонение], кроме Аллаха и Мухаммад – посланник Аллаха»] в земной жизни и в Вечной жизни [и во время смерти и при допросе ангелами в могиле]. И Аллах вводит в заблуждение беззаконников, и творит Аллах, что желает (содействуя верующим и оставляя без помощи неверующих).

Rusça — Osmanov

Аллах поддерживает верующих твердым словом в этом и будущем мирах и сбивает с пути неверующих. Аллах вершит то, что пожелает.