Ra'd Suresi 36. Ayet — Elfaz
Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen Kur'an ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkar edenler de vardır. De ki: "Ben ancak Allah'a kulluk etmek ve O'na ortak koşmamakla emrolundum. Ben yalnız O'na çağırıyorum ve dönüşüm de yalnız O'nadır."
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kimselerBağlaç+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
2اٰتَيْنَاهُمُāteynāhumuverdiğimizMazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · İf'âl Bâbıا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
3الْكِتَابَl-kitābeKitapMarife (Belirlilik Takısı)+İsimك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvet
4يَفْرَحُونَyefraHūnesevinirlerMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibف ر حMemnun/mutlu/sevinçli/neşeli olmak, sevinmek, coşmak, coşan/sevinen kişi, canlı.
5بِمَاbimāHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
6اُنْزِلَunzileindirileneMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.
7اِلَيْكَileykesanaHarf-i Cer+Zamir
8وَمِنَve minefakat (vardır)Bağlaç+Harf-i Cer
9الْاَحْزَابِl-eHzābikabilelerdenMarife (Belirlilik Takısı)+İsimح ز بBaşına gelmek ve sıkıntıya sokmak, bölmek, bir şey tarafından şiddetli/ağır şekilde bastırılmak, aniden veya beklenmedik şekilde daralmak veya böyle bir şey tarafından alt edilmek, insanları toplamak/bir araya getirmek/birleştirmek, insanları partilere/sınıflara/gruplara/bölümlere ayırmak, bölümlere ayırmak veya kısımlar belirlemek, bir partinin/grubun üyesi/yandaşı olmak, birine yardım etmek veya destek olmak.
10مَنْmenkimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
11يُنْكِرُyunkiruinkar eden(ler)Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıن ك رHoşlanmamak, tanımamak, reddetmek, dil veya ceza ile onaylamamak, zor olmak, güç olmak, tiksinti duymak, suçlamak
13قُلْḳulde kiEmir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatabق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
14اِنَّمَٓاinnemāyalnızHarf-i Nasb+Engel Eki
15اُمِرْتُumirtubana emredildiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Vahdeا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak
16اَنْenMasdar Harfi
17اَعْبُدَeǎ'budekulluk etmemMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Vahdeع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek
18اللّٰهَ(a)llaheAllah'aLafza-i Celal
19وَلَاve lāveBağlaç+Harf-i Nefi
20اُشْرِكَuşrikeortak koşmamamMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Vahde · İf'âl Bâbıش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.
21بِهِbihiO'naHarf-i Cer+Zamir
22اِلَيْهِileyhiO'naHarf-i Cer+Zamir
23اَدْعُواed'ǔda'vet ederimMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Vahdeد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek
24وَاِلَيْهِve ileyhive O'nadırBağlaç+Harf-i Cer+Zamir