Yusuf Suresi 91. Ayet — Elfaz
Dediler ki: "Allah'a andolsun, gerçekten Allah seni bize üstün kıldı. Gerçekten biz suç işlemiştik."
1قَالُواḳālūdedilerMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2تَاللّٰهِtāllahivallahiHarf-i Cer+Özel İsim
3لَقَدْle ḳaddoğrusuLam-ı Te'kid+Kesinlik Edatı
4اٰثَرَكَāṧerakeseni üstün kıldıMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıا ث رİz bırakmak, etki etmek, tesir etmek, işaret bırakmak, iz sürmek, nakletmek, rivayet etmek, tercih etmek, seçmek
5اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
6عَلَيْنَاǎleynābizeHarf-i Cer+Zamir
7وَاِنْve inve doğrusuBağlaç+Şart Edatı
8كُنَّاkunnābizMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
9لَخَاطِـِٔينَle ḣāTiīnesuç işlemiştikLam-ı Te'kid+İsimخ ط اYanlış yapmak, hata yapmak, ceza gerektiren bir günah/suç/itaatsizlik yapmak, kasıtlı veya kasıtsız bir hata/kusur işlemek, yanlış bir yol izlemek (kasıtlı veya değil), bir şeyin kaçırılmasına veya atlanmasına neden olmak, bir şeyi kaçırmak (veya isabet ettirememek), bir şeyden sapmak veya uzaklaşmak, ulaşılamaz olmak, birinin hata yapmasına neden olmak, yanlış bir hareket/hata/kusur gibi davranmak.