Oğulları, "Allah'a yemin ederiz ki, sen hala Yusuf'u anıp duruyorsun. Sonunda üzüntüden eriyip gideceksin veya helak olacaksın" dediler.

قَالُوا تَاللّٰهِ تَفْتَؤُ۬ا تَذْكُرُ يُوسُفَ حَتّٰى تَكُونَ حَرَضًا اَوْ تَكُونَ مِنَ الْهَالِكِينَ

ḳālū tāllahi tefteu teƶkuru yūsufe Hattā tekūne HaraDan ev tekūne mine l-hālikīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
2تَاللّٰهِtāllahiتاللهVallahi
3تَفْتَؤُ۬اtefteuف ت اVazgeçmek, unutmak, kırmak, bırakmak (her zaman olumsuz anlamda kullanılır)sen hâlâ
4تَذْكُرُteƶkuruذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekanıyorsun
5يُوسُفَyūsufeيوسفYusuf'u
6حَتّٰىHattāsonunda
7تَكُونَtekūneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolacaksın
8حَرَضًاHaraDanح ر ضZayıflamak, düzensiz olmak, müsrif olmak, hastalanmak, yorgun olmak, ölüm noktasında yorgun düşmek, aşırı üzüntü veya aşktan tükenmek, sürekli üzüntüden ölüm noktasına gelmek, uzun süreli zihin huzursuzluğu ve hastalık çekmek, bulunduğu yerden kalkamamak veya ayrılamamak, düşük seviyeli veya bayağı veya kötü olmak, ihmal edilmek veya terk edilmek, hiçbir iyiliğe sahip olmamak, birini kışkırtmak/teşvik etmek/kışkırtmak, birini coşkuya veya kavgaya kışkırtmak, kumar oklarıyla oynama veya karıştırmada başkasıyla yarışmak, işe sürekli veya sebatla kendini adamak, kendini veya kendi ruhunu bozmak veya mahvetmek.hasta
9اَوْevyahut
10تَكُونَtekūneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolacaksın
11مِنَmine-dan
12الْهَالِكِينَl-hālikīneه ل كÖlmek, yok olmak, ziyan olmak, kaybolmak, yıkılmak, bozulmak.helak olanlar-

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'a andolsun dediler, hâlâ Yûsuf'u anıp durmadasın, sonunda hastalanıp eriyecek, yahut da helâk olup gideceksin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼa andolsun dediler, hâlâ Yûsufʼu anıp durmadasın, sonunda hastalanıp eriyecek, yahut da helâk olup gideceksin.

Adem Uğur

(Oğulları:) "Allah'a andolsun ki sen hâla Yusuf'u anıyorsun. Sonunda ya hasta olacaksın ya da büsbütün helâk olacaksın!" dediler.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Tallahi, sen hala Yusuf'u anmaya devam ediyorsun. . . Nihayet ya hastalanıp eriyeceksin veya ölüp gideceksin bu dert yüzünden. "

Ahmet Tekin

Oğulları: 'Allah’a andolsun ki, sen hâlâ Yûsuf’u sayıklayıp duruyorsun. Sonunda ya üzüntüden yatağa düşeceksin, yahut da eriyip tükeneceksin.' dediler.

Ahmet Varol

(Oğulları): 'Vallahi, hayret! Hâlâ Yusuf'u anıp duruyorsun. Sonunda ya iyice eriyecek ya da helake düşenlerden olacaksın' dediler.

Ali Bulaç

"Allah adına, hayret" dediler. "Hala Yusuf'u anıp durmaktasın. Sonunda (ya kahrından) hastalanacaksın ya da helake uğrayanlardan olacaksın."

Ali Fikri Yavuz

Babalarına dediler ki: “Hâlâ Yûsuf’u anıp duruyorsun. Allah’a yemin ederiz ki, sonunda kederinden eriyeceksin veya helâke düşenlerden olacaksın.”

Ali Rıza Safa

"Allah tanıktır ki, Yusuf'u anmaya devam edersen sağlığın bozulacak veya yıpranacaksın!" dediler.

Bayraktar Bayraklı

Oğulları,"Allah'a andolsun ki sen hala Yusuf'u anıyorsun. Sonunda hasta olacaksın ya da büsbütün helak olacaksın" dediler.

Bekir Sadak

«Allah'a yemin ederiz ki, Yusuf'u anip durman seni bitkin dusurecek veya helak olacaksin» dediler.

Celal Yıldırım

Oğulları ona, «Allah'a yemin olsun ki, sen durmadan Yûsuf'u ana ana, ya üzüntüden bitkin düşeceksin, ya da yok olup gidenlerden olacaksın,» dediler.

Diyanet İşleri

Oğulları, "Allah'a yemin ederiz ki, sen hala Yusuf'u anıp duruyorsun. Sonunda üzüntüden eriyip gideceksin veya helak olacaksın" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

'Allah'a yemin ederiz ki, Yusuf'u anıp durman seni bitkin düşürecek veya helak olacaksın' dediler.

Diyanet Vakfi

(Oğulları:) «Allah'a andolsun ki sen hâla Yusuf'u anıyorsun. Sonunda ya hasta olacaksın ya da büsbütün helâk olacaksın!» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dediler ki: «Hâlâ Yusuf'u sayıklayıp duruyorsun. Allah'a yemin ederiz ki, sonunda eriyip gideceksin, tükenip helak olacaksın. Hayret doğrusu!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dediler ki: "Hala Yusuf'u anıp duruyorsun, vallahi sonunda kederden eriyeceksin veya helak olanlara karışacaksın!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Tellahi dediler, hala Yusüfü anıb duruyorsun, nihayet gamdan eriyeceksin veya helak olanlara karışacaksın

Erhan Aktaş

"Yusuf'u anmaya devam edersen, vallahi sonunda üzüntünden ya hasta olacaksın veya öleceksin." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Yusuf'u anmaya devam edersen, vallahi sonunda üzüntünden ya hasta olacaksın veya öleceksin." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Yusuf'u anmaya devam edersen, vallahi sonunda üzüntünden ya hasta olacaksın veya öleceksin." dediler.

Fizilal-il Kuran

Oğulları; «Vallahi, Yusuf Yusuf diye diye ya yatağa düşeceksin, ya da helâk olacaksın» dediler...

Gültekin Onan

"Tanrı adına, hayret" dediler. "Hala Yusuf'u anıp durmaktasın. Sonunda (ya kahrından) hastalanacaksın ya da helake uğrayanlardan olacaksın."

Hamdi Döndüren

Oğulları dediler ki: “Hâlâ, Yusuf’u anıp duruyorsun. Andolsun ki bu gidişle sonunda ya kederinden hasta olacaksın ya da helak olup gideceksin!”

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: "Haala Yuusufu anıb duruyorsun. Andolsun ki sonunda ya kederinden hastalanıb eriyeceksin, yahud helake uğrayanlardan olacaksın".

Hasib Asutay

Dediler ki: 'Hâlâ Yusuf'u anıp duruyorsun. Andolsun ki sonunda ya hasta olacaksın ya da helâke uğrayanlardan olursun.'

Hayrat Neşriyat

(Evlâdları:) 'Allah’a yemîn olsun ki (sen) dermansız bir hastalığa tutuluncaya veya helâke uğrayan kimselerden oluncaya kadar Yûsuf’u anıp durmaktan geri kalmayacaksın!' dediler.

İbni Kesir

Dediler ki: Vallahi sen, hala Yusuf'u anıp duruyorsun, sonunda ya kederinden bitkin düşeceksin veya helake uğrayanlardan olacaksın.

Mehmet Okuyan

(Oğulları:) “Allah’a yemin olsun: Sen hâlâ Yusuf’u anıyorsun. Sonunda ya perişan olacaksın ya da helak olanlardan olacaksın!” demişlerdi.

Muhammed Esed

"Allah şahittir ki" dediler, "(bu) Yusuf'un anısı seni iyice çökertmeden ya da öldürmeden peşini bırakmayacak!"

Mustafa İslamoğlu

"Hayret vallahi!" dediler, "Hala Yusuf'tan söz etmeyi sürdürüyorsun; sonunda (bu hasret) seni yiyip bitirecek; ya da kendini telef edip gideceksin."

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Vallahi sen helâke yüz tutuncaya kadar veya helâk olmuşlardan oluncaya değin Yusuf'u anıp durmaktan geri kalmayacaksın.»

Ömer Öngüt

(Oğulları): “Vallahi sen Yusuf'u ana ana kederinden hastalanıp eriyeceksin, yahut öleceksin!” dediler.

Suat Yıldırım

Oğulları şöyle dediler: "Ömrün geçti gitti, hâlâ Yusuf’u dilinden düşürmüyorsun. Vallahi "Yusuf!" diye diye kederden eriyeceksin veya büsbütün ölüp gideceksin"

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Vallahi sen, Yusuf'u ana ana hasta olacaksın, yahut öleceksin!"

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Vallahi, Yusuf diye diye elden ayaktan düşeceksin ya da ölüp gidenlerden olacaksın."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "vallahi Yusuf diye diye elden ayaktan düşecek ya da ölüp gideceksin."

Şaban Piriş

-Allah'a yemin ederiz ki, Yusuf'u anıp durman seni bitkin düşürecek veya helak olacaksın, dediler.

Tefhim-ul Kuran

«Allah adına, hayret» dediler. «Hâlâ Yusuf'u anıp durmaktasın. Sonunda (ya kahrından) hastalanacaksın ya da helake uğrayanlardan olacaksın.»

Ümit Şimşek

'Vallahi,' dediler, 'hâlâ Yusuf'u anmaktan vazgeçmiyorsun. Böyle giderse yataklara düşecek veya helâk olup gideceksin.'

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Hala Yusuf'u anıp duruyorsun. Sonunda ya kederinden eriyeceksin yahut da helak olup gideceksin."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedi: “Allaha and olsun ki, Yusufu sən tez-tez yada salmaqla axırda ya əldən düşəcək, ya da öləcəksən”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Oğlanları Yəʼquba) dedilər: ″Allaha and olsun ki, sən Yusif deyə-deyə xəstələnib əldən düşəcək, ya da öləcəksən!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagten ihm: ʺBei Gott! Du hörst nicht auf, an Joseph zu denken und ihm nachzutrauern, bis du alle Kraft verlierst oder gar zugrunde gehst.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺBei Allah, du hörst nicht auf, Yusufs zu gedenken, bis du hinfällig geworden bist oder zu denen gehörst, die umkommen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺBei Allah, du hörst nicht auf, von Yusuf zu sprechen, bis du dich ganz verzehrt hast oder zu denen gehörst, die zugrunde gehen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺBei ALLAH! Du wirst nie aufhören, Yusuf zu gedenken, bis du todgeweiht oder selbst unter den Toten bist.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

His sons said to him: "For heaven's sake, shall you keep on recalling Yusuf to your memory with distressed mind and deep sorrow and weep out your eyes and heart until you are consumed by disease or perish in the wreck of sorrow!"

Abdul Haleem

They said, ‘By God! You will ruin your health if you do not stop thinking of Joseph, or even die.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "By Allah! (never) wilt thou cease to remember Joseph until thou reach the last extremity of illness, or until thou die!"

Abul A'la Maududi

The sons said: "By Allah! You will continue to remember Joseph until you will either consume yourself with grief, or will die."

Aisha Bewley

They said, ‘By Allah, you will not ever cease to mention Yusuf, till you waste away or are among the people of the grave!’

Al-Hilali & Khan

They said: "By Allâh! You will never cease remembering Yûsuf (Joseph) until you become weak with old age, or until you be of the dead."

Ali Quli Qarai

They said, ‘By Allah! You will go on remembering Joseph until you wreck your health or perish. ’

Amatul Rahman Omar

They said, `By Allâh! you will not cease mentioning Joseph until you are consumed away (for some disease) or become of the perished. '

Arthur John Arberry

'By God, ' they said, 'thou wilt never cease mentioning Joseph till thou art consumed, or among the perishing. '

Bijan Moeinian

Jacob’s sons said: "For God’s sake; If you keep on mourning for Joseph, you will become sick and you may even die of grief. "

E. Henry Palmer

They said, 'By God! thou wilt not cease to remember Joseph till thou art at the point of death, or art of those who perish!'

Edip-Layth

They said, "By God, will you never cease to remember Joseph until you become ill or you are dead!"

George Sale

His sons said, by God, thou wilt not cease to remember Joseph, until thou be brought to death's door, or thou be actually destroyed by excessive affliction.

Hamid S. Aziz

And he turned away from them and said, "Alas great is my grief for Joseph!" and his eyes grew white with the sorrow he repressed.

Mahmoud Ghali

They said, "By Allah you will keep on remembering Yûsuf (Joseph) till you are decrepit, or among the perishing. "

Marmaduke Pickthall

They said: By Allah, thou wilt never cease remembering Joseph till thy health is ruined or thou art of those who perish!

Mohamed Ahmed - Samira

"By God, " said they, "you will never stop thinking of Joseph till you are consumed or perish. "

Muhammad Asad

Said [his sons]: "By God! Thou wilt never cease to remember, Joseph till thou art broken in body and spirit or art dead!"

Mustafa Khattab

They said, "By Allah! You will not cease to remember Joseph until you lose your health or ˹even˺ your life."

Progressive Muslims

They said: "By God, will you never cease to remember Joseph until you become senile or you are dead!"

Sahih International

They said, "By Allah, you will not cease remembering Joseph until you become fatally ill or become of those who perish. "

Sam Gerrans

They said: “By God, thou wilt never cease remembering Joseph until thou art decrepit, or art of those who perish!”

Shabbir Ahmed

His sons said, "By God! You will never cease remembering Joseph until your health is ruined or you perish. "

Syed Vickar Ahamed

They said: "By Allah! (Never) will you stop to remember Yusuf (Joseph), until you reach the final end of illness, or until you die!"

Taqi Usmani

They said, "By God, you will not stop remembering Yūsuf until you collapse or perish."

The Monotheist Group

They said: "By God, you will never cease to remember Joseph until you become senile or become dead!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

- Ils dirent: ʺPar Allah! Tu ne cesseras pas dʹévoquer Joseph, jusquʹà ce que tu tʹépuises ou que tu sois parmi les mortsʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Zarokên wî jê re) Gotin: Sond bi Xwedê, tu her Yûsuf bibîr tînî, heta ber bi helakê ve biçî yan jî tu dê (ji kerba Yûsuf ) bimirî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺBij God, jij houdt niet op aan Joesoef te denken, totdat jij ineenstort of bij hen behoort die te gronde gaan.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zijne zonen zeiden: Bij God, zult gij dan nimmer ophouden van Jozef te spreken tot gij aan de poort des doods zijt gevoerd, of tot de smart uwe dagen eindigt.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺBij Allah, jij zal aan Yôesoef blijven denken totdat je er ziek van wordt of jij behoort tot hen die te gronde gaan.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

(И сыновья Йакуба) сказали: «Клянемся Аллахом, (если ты) не перестанешь вспоминать Йусуфа, то (твоя печаль будет только увеличиваться и это станет причиной того, что ты) станешь бессильным [заболеешь] или окажешься в числе погибших [умрешь]!»

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Sönerna) sade: ʺGud Sig förbarme! Skall du inte sluta att tänka på Josef, förrän du ligger för döden eller din hälsa är bruten?ʺ