Yusuf Suresi 82. Ayet — Elfaz
"Bulunduğumuz kent halkına ve aralarında olduğumuz kervana da sor. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."
1وَسْـَٔلِve seli(istersen) sorBağlaç+Emir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatabس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek
2الْقَرْيَةَl-ḳaryetekenteMarife (Belirlilik Takısı)+İsimق ر يBir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek.
3الَّتِيlletīİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4كُنَّاkunnābulunduğumuzMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
5فِيهَاfīhāİçindeHarf-i Cer+Zamir
6وَالْعِيرَve l-ǐyrave kervanaBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimع ي رBaşıboş dolaşmak, ileri geri gitmek. İrun - kervan, mısır taşıyan deve kervanı.
7الَّتِيlletīİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
8اَقْبَلْنَاeḳbelnāgeldiğimizMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · İf'âl Bâbıق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek
9فِيهَاfīhāİçindeHarf-i Cer+Zamir
10وَاِنَّاve innāve bizBağlaç+Harf-i Nasb+Zamir
11لَصَادِقُونَle Sādiḳūnedoğru söylüyoruzLam-ı Te'kid+İsimص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.