"Bulunduğumuz kent halkına ve aralarında olduğumuz kervana da sor. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."

وَسْـَٔلِ الْقَرْيَةَ الَّتِي كُنَّا فِيهَا وَالْعِيرَ الَّتِي اَقْبَلْنَا فِيهَا وَاِنَّا لَصَادِقُونَ

ve seli l-ḳaryete lletī kunnā fīhā ve l-ǐyra lletī eḳbelnā fīhā ve innā le Sādiḳūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَسْـَٔلِve seliس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek(istersen) sor
2الْقَرْيَةَl-ḳaryeteق ر يBir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek.kente
3الَّتِيlletī
4كُنَّاkunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbulunduğumuz
5فِيهَاfīhāİçinde
6وَالْعِيرَve l-ǐyraع ي رBaşıboş dolaşmak, ileri geri gitmek. İrun - kervan, mısır taşıyan deve kervanı.ve kervana
7الَّتِيlletī
8اَقْبَلْنَاeḳbelnāق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekgeldiğimiz
9فِيهَاfīhāİçinde
10وَاِنَّاve innāve biz
11لَصَادِقُونَle Sādiḳūneص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğru söylüyoruz

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İçinde bulunduğumuz şehir halkına da sor, berâber geldiğimiz kervan halkına da ve şüphe yok ki doğru söylemekteyiz.

Abdulkadir Gölpınarlı

İçinde bulunduğumuz şehir halkına da sor, berâber geldiğimiz kervan halkına da ve şüphe yok ki doğru söylemekteyiz.

Adem Uğur

(İstersen) içinde bulunduğumuz şehire (Mısır halkına) ve aralarında geldiğimiz kafileye de sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz."

Ahmed Hulusi

"İçinde olduğumuz şehir halkına ve birlikte döndüğümüz kervan halkına sor. . . Biz kesinlikle doğruyu konuşuyoruz. "

Ahmet Tekin

'İstersen, içinde bulunduğumuz şehire, Mısır halkına sor. Aralarında geldiğimiz kafileye de sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz, deyin.'

Ahmet Varol

(İstersen) içinde bulunduğumuz kasabaya ve beraber geldiğimiz kervana da sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz.'

Ali Bulaç

"İçinde (yaşamakta) olduğumuz şehre sor, hem kendisinde geldiğimiz kervana da. Biz gerçekten doğruyu söyleyenleriz."

Ali Fikri Yavuz

Hem bulunduğumuz şehre (Mısır halkına) sor, hem içinde geldiğimiz kervana... Biz hakikaten doğru söylüyoruz.”

Ali Rıza Safa

"Bulunduğumuz kentte yaşayanlara ve birlikte geldiğimiz kervana da sor. Aslında, kesinlikle doğruyu söylüyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

"Bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde geldiğimiz kervana da sorabilirsin. Andolsun, doğru söylüyoruz."

Bekir Sadak

(80-82) Umidsizlige dusunce, konusmak uzere bir kenara cekildiler. Buyukleri soyle dedi: «Babanizin Allah'a karsi sizden bir soz aldigini, daha once Yusuf meselesinde de ileri gittiginizi bilmiyor musunuz? Artik babam bana izin verene veya Allah hakkimda hukum verene kadar ki O, hukmedenlerin en iyisidir bu yerden ayrÙlmayacagÙm. Siz donun, babanÙza gidin ve deyin ki: «Ey BabamÙz! Senin oglun hÙrsÙzlÙk yaptÙ, bu bildigimizden baska bir sey gormedik; gorulmeyeni de bilmeyiz; bulundugumuz kasabanÙn halkÙna ve beraberinde oldugumuz kervana da sorabilirsin; biz suphesiz dogru soyluyoruz.»

Celal Yıldırım

«Bulunduğumuz kasaba halkından ve bir de içinde bulunduğumuz kafileye sor. Biz herhalde doğru söyleyenleriz».

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İstersen orada bulunduğumuz şehrin halkına ve aralarında geldiğimiz kafileye de sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz.”

Diyanet İşleri

"Bulunduğumuz kent halkına ve aralarında olduğumuz kervana da sor. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."

Diyanet İşleri (eski)

(82-84) Onlara sırt çevirdi, 'Vah, Yusuf'a yazık oldu!' dedi ve üzüntüden gözlerine ak düştü. Artık acısını içinde saklıyordu.

Diyanet Vakfi

(İstersen) içinde bulunduğumuz şehire (Mısır halkına) ve aralarında geldiğimiz kafileye de sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Hem orada bulunduğumuz şehir halkına, hem içinde bulunduğumuz kervana sor. Ve emin ol ki, biz kesinlikle doğru söylüyoruz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem bulunduğumuz şehir halkına, hem de içinde geldiğimiz kafileye sor. Ve emin ol ki biz, kesinlikle doğru söylüyoruz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem bulunduğumuz şehre sor hem içinde geldiğimiz karbana, ve emin ol ki biz cidden doğru söylüyoruz

Erhan Aktaş

"Gittiğimiz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sor. Kuşkusuz biz doğru söylüyoruz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Gittiğimiz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sor. Kuşkusuz biz doğru söylüyoruz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Gittiğimiz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sor. Kuşkusuz biz doğru söylüyoruz."

Fizilal-il Kuran

İçinde bulunduğumuz şehrin halkına ve birlikte yola çıktığımız kervana sor, söylediklerimiz kesinlikle doğrudur.

Gültekin Onan

"İçinde (yaşamakta) olduğumuz şehre sor, hem kendisinde geldiğimiz kervana da. Biz gerçekten doğruyu söyleyenleriz."

Hamdi Döndüren

“İstersen içinde bulunduğumuz kentin (Mısır) halkına ve birlikte yolculuk yaptığımız kafileye sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz!”

Hasan Basri Çantay

"(İstersen) içinde bulunduğumuz (ve döndüğümüz) şehir (ya'ni Mısır ahalisine) de, aralarında geldiğimiz kervana da sor. Biz seksiz şübhesiz doğru söyleyicileriz".

Hasib Asutay

'(İstersen) içinde bulunduğumuz şehre ve aralarında geldiğimiz kervana da sor, biz gerçekten doğru söyleyenleriz.'

Hayrat Neşriyat

'Hem (istersen) içinde bulunduğumuz şehre (oranın ahâlisine) ve berâberinde geldiğimiz kervana sor! Çünki şübhesiz biz (bu işte) elbette doğru söyleyen kimseleriz.'(deyin).

İbni Kesir

Bulunduğumuz kasabanın halkına, aralarında geldiğimiz kervana da sor. Biz gerçekten sadıklarız.

Mehmet Okuyan

(İstersen) içinde bulunduğumuz şehre (Mısır halkına) ve birlikte geldiğimiz kervana sor! Şüphesiz ki biz doğru söyleyenleriz.”

Muhammed Esed

(Olay sırasında) bulunduğumuz şehir halkına, birlikte yolculuk yaptığımız kervancılara sor istersen: (göreceksin ki) biz gerçekten doğru söylüyoruz!"

Mustafa İslamoğlu

İstersen, (olay günü) bulunduğumuz şehrin sakinlerine ve birlikte döndüğümüz kervancılara sor: zira biz gerçekten doğru söylüyoruz."

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve içinde bulunduğumuz şehre sor ve içinde gelmiş olduğumuz kervana da. Ve biz şüphe yok ki, elbette sâdık kimseleriz.»

Ömer Öngüt

“Bulunduğumuz şehrin halkına ve beraber geldiğimiz kervana da sorabilirsin. Biz gerçekten doğru söylüyoruz. ”

Suat Yıldırım

"İnanmazsan, gittiğimiz şehrin ahalisine ve yine içinde geldiğimiz kafilede bulunanlara sor! Bütün samimiyetimizle ifade ediyoruz ki söylediğimiz, doğrunun ta kendisidir."

Süleyman Ateş

(İnanmazsan) İçinde bulunduğumuz kente ve beraber geldiğimiz kervana sor. Biz doğru söylüyoruz!"

Süleymaniye Vakfı

(İstersen) Orada bulunduğumuz şehrin halkına (Mısır'dakilere) ve birlikte döndüğümüz kervana sor. Biz gerçekten doğru söyleyen kimseleriz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İçinde yaşadığımız bu şehrin halkına ve birlikte döndüğümüz kervana sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz."

Şaban Piriş

Bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sorabilirsin; biz şüphesiz doğru söylüyoruz.

Tefhim-ul Kuran

«İçinde (yaşamakta) olduğumuz şehre sor, hem kendisinde geldiğimiz kervana da. Biz gerçekten doğruyu söyleyenleriz.»

Ümit Şimşek

'İnanmazsan o beldenin ahalisinden veya beraber geldiğimiz kafileden sor. Emin ol, biz doğru söylüyoruz.'

Yaşar Nuri Öztürk

"İçinde bulunduğumuz kente, beraberinde döndüğümüz kervana sor. Biz gerçeğin ta kendisini söylüyoruz."

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Olduğumuz şəhərdən (Misir əhalisindən) də, birlikdə gəldiyimiz karvandan da soruş. Biz, həqiqətən, doğru danışanlarıq!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Frage die Bewohner der Stadt, in der wir waren und die Kamelkarawane, mit der wir zurückkamen. Wir sagen wirklich die Wahrheit.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Frag die Stadt, in der wir waren, und die Karawane, mit der wir angekommen sind. Wir sagen gewiß die Wahrheitʹ.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Frage nur in der Stadt nach, in der wir waren, und in der Karawane, mit der wir kamen; gewiß, wir sagen die Wahrheit.ʺʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und frage in der Ortschaft, in der wir waren, und bei der Karawane, mit der wir zurückkamen. Und gewiß, wir sind doch wahrhaftig.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"If you are in doubt of what we relate to you, " they added, "then you may send whom you trust to the city whereat we were, to inquire in the matter of the larceny, and you may also ask the people with whom we travelled, and rest assured that we are telling the truth and nothing but the truth. "

Abdul Haleem

Ask in the town where we have been; ask the people of the caravan we travelled with: we are telling the truth."’

Abdullah Yusuf Ali

"'Ask at the town where we have been and the caravan in which we returned, and (you will find) we are indeed telling the truth.'"

Abul A'la Maududi

You may inquire of the dwellers of the city where we were, and of the people of the caravan with whom we travelled. We are altogether truthful in what we say."

Aisha Bewley

Ask questions of the town in which we were and of the caravan in which we came for we are surely telling you the truth. "’

Al-Hilali & Khan

"And ask (the people of) the town where we have been, and the caravan in which we returned; and indeed we are telling the truth."

Ali Quli Qarai

Ask [the people of] the town we were in, and the caravan with which we came. We indeed speak the truth.’’ ’

Amatul Rahman Omar

"And you may inquire of (the inhabitants of) the city we were in, and of (the people of) the caravan carrying the corn we accompanied. We speak nothing but the truth".'

Arthur John Arberry

Enquire of the city wherein we were, and the caravan in which we approached; surely we are truthful men". '

Bijan Moeinian

Ask your father to question those who witnessed the whole thing and returned with your caravan.

E. Henry Palmer

'Ask then in the city where we were, and of the caravan in which we approached it, for, verily, we tell the truth. '

Edip-Layth

"Ask the people of the town which we were in, and the caravan which we have returned with. We are being truthful."

George Sale

And do thou inquire in the city, where we have been, and of the company of merchants, with whom we are arrived, and thou wilt find that we speak the truth.

Hamid S. Aziz

"Return you to your father and say, 'O our father! Verily, your son has committed theft, and we bore testimony to naught but what we knew. We could not guard against the unseen (the unforeseen, the unknown or the hidden)"

Mahmoud Ghali

And ask the town wherein we were and the caravan in which we came forward, and surely we are indeed sincere. "

Marmaduke Pickthall

Ask the township where we were, and the caravan with which we travelled hither. Lo! we speak the truth.

Mohamed Ahmed - Samira

Enquire from the people of that city, or ask the men of the caravan with whom we have come. We are verily speaking the truth.'"

Muhammad Asad

And ask thou in the town in which we were [at the time], and of the people of the caravan with whom we travelled hither, and [thou wilt find that] we, are indeed telling the truth!"'

Mustafa Khattab

Ask ˹the people of˺ the land where we were and the caravan we travelled with. We are certainly telling the truth.’"

Progressive Muslims

"And ask the people of the town which we were in, and the caravan which we have returned with. We are being truthful."

Sahih International

And ask the city in which we were and the caravan in which we came - and indeed, we are truthful,"

Sam Gerrans

“‘And ask thou of the city in which we were, and the caravan in which we approached; and we are truthful.’”

Shabbir Ahmed

Ask the township where we were, and the caravan we came with. We are indeed telling the truth.'"

Syed Vickar Ahamed

" ‘Ask (those from the town) where we have been and the caravan in which we returned, and surely, (you know) we are really telling the truth. ’ "

Taqi Usmani

Ask (the people of) the town in which we have been, and the caravan with which we have come, and undoubtedly we are truthful."

The Monotheist Group

"And ask the people of the town which we were in, and the caravan which we have returned with. We are being truthful."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et interroge la ville où nous étions, ainsi que la caravane dans laquelle nous sommes arrivés. Nous disons réellement la vérité.ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Eger tu bawer nekî) Ji wî welatê ku em lê bûn û ji wî karwanê ku em pê re hatin, bipirse. Bi rastî jî em rast dibêjin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En vraag de stad waarin wij waren en de karavaan waarmee wij gekomen zijn. Wij zijn echt oprecht.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Onderzoek in de stad waarin wij zijn geweest en bij het gezelschap van kooplieden waarmede wij zijn aangekomen, en gij zult vinden dat wij de waarheid spreken.

Hollandaca — Siregar

En vraagt aan (de bewoners van) het land waar wij woonden, en (hij) de karavaan die wij ontmoetten. En voorwaar, wij zijn zeker waarachtigen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(О, отец наш,) спроси (людей из) селения, в котором мы были [Египет], и караван, в котором шли [людей из Ханаана, с которыми мы были вместе в одном караване]; и ведь мы – однозначно, правдивы (в том, что рассказали тебе)».

Rusça — Osmanov

Спроси жителей селения, в котором мы были, и караванщиков, с которыми мы шли, [и ты убедишься,] что мы говорим правдуʺʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Fråga (människorna i) den stad där vi befann oss, och dem i vars karavan vi färdades hit, (så skall du finna att) vi säger sanningen.ʺ