Onlar, babalarına döndüklerinde, "Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi (Bünyamin'i) bizimle gönder ki zahire alalım. Onu biz elbette koruruz" dediler.
فَلَمَّا رَجَعُوا اِلٰٓى اَبِيهِمْ قَالُوا يَاأَبَانَا مُنِعَ مِنَّا الْكَيْلُ فَاَرْسِلْ مَعَنَا اَخَانَا نَكْتَلْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ
fe lemmā raceǔ ilā ebīhim ḳālū yā ebānā muniǎ minnā l-keylu fe ersil meǎnā eḣānā nektel ve innā lehu le HāfiZūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Dönüp babalarına varınca baba dediler, bize artık zahîre verilmeyecek, kardeşimizi de bizimle gönder de zahîre alalım ve şüphe yok ki biz, onu iyice koruruz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Dönüp babalarına varınca baba dediler, bize artık zahîre verilmeyecek, kardeşimizi de bizimle gönder de zahîre alalım ve şüphe yok ki biz, onu iyice koruruz.
Adem Uğur
Babalarına döndüklerinde dediler ki: Ey babamız! Erzak bize yasaklandı. Kardeşimizi (Bünyamin'i) bizimle beraber gönder de (onun sayesinde) ölçüp alalım. Biz onu mutlaka koruyacağız.
Ahmed Hulusi
Babalarına geri döndüklerinde dediler ki: "Ey babamız. . . Bir sonraki gidişte yanımızda (Bünyamin'i) götürmezsek bize bir ölçek bile erzak verilmeyecek. . . Biz onu mutlaka koruruz. "
Ahmet Tekin
Babalarının yanına vardıklarında: 'Ey babamız, erzak almak bize yasaklandı. Kardeşimiz Bünyamin’i bizimle beraber gönder de, biz de ölçekler dolusu erzak alalım. Biz onu kesinlikle koruruz.' dediler.
Ahmet Varol
Babalarının yanına döndüklerinde dediler ki: 'Ey babamız! Bizden ölçek (erzak) alıkonuldu. Kardeşimizi de bizimle birlikte gönder ki ölçek (erzak) alalım. Biz onu mutlaka koruruz.'
Ali Bulaç
Böylelikle babalarına döndükleri zaman, dediler ki: "Ey babamız, ölçek bizden engellendi. Bu durumda kardeşimizi bizimle gönder de erzağı alalım. Onu mutlaka koruyacağız."
Ali Fikri Yavuz
Bu şekilde babalarına döndükleri zaman, şöyle dediler: “- Ey Babamız! Bizden ölçek (zahire) menedildi. Şimdi kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle beraber gönder de zahire ölçüp alalım. Biz muhakkak onu koruruz.”
Ali Rıza Safa
Sonunda, babalarının yanına döndüklerinde, "Ey babamız!" dediler; "Dağıtım bize yasaklandı. Şimdi, kardeşimizi bizimle gönder de yiyecek alalım; kesinlikle onu gözeteceğiz!"
Bayraktar Bayraklı
Babalarına döndüklerinde, "Ey babamız! Erzak bize yasaklandı. Kardeşimizi bizimle beraber gönder de, erzak ölçüp alabilelim. Biz onu mutlaka koruyacağız" dediler.
Bekir Sadak
Babalarina donduklerinde, «Ey babamiz! Bize yiyecek yasak edildi, kardesimizi bizimle beraber gonder de yiyecek alalim. Onu elbette koruruz» dediler.
Celal Yıldırım
Onlar babalarına döndüklerinde, «Ey babamız! Dediler, bize ölçek(ile ilgili maddeler) yasaklandı. Bizimle beraber kardeşimizi gönder ki, ölçek(le İlgili maddeleri) alabilelim. Şüphesiz ki biz onu koruyucularız.»
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Babalarına döndüklerinde, “Ey babamız! Artık (kardeşimiz olmadan) bize erzak verilmeyecek (çünkü kardeşimizi istiyorlar). Kardeşimizi bizimle beraber gönder de erzak alalım. Biz onu mutlaka koruyacağız” dediler.
Diyanet İşleri
Onlar, babalarına döndüklerinde, "Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi (Bünyamin'i) bizimle gönder ki zahire alalım. Onu biz elbette koruruz" dediler.
Diyanet İşleri (eski)
Babalarına döndüklerinde, 'Ey babamız! Bize yiyecek yasak edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder de yiyecek alalım. Onu elbette koruruz' dediler.
Diyanet Vakfi
Babalarına döndüklerinde dediler ki: Ey babamız! Erzak bize yasaklandı. Kardeşimizi (Bünyamin'i) bizimle beraber gönder de (onun sayesinde) ölçüp alalım. Biz onu mutlaka koruyacağız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Böylece dönüp babalarına geldikleri vakit, dediler ki: «Ey babamız! Bizden ölçek menedildi (bize zahire verilmeyecek). Bu kere kardeşimizi de bizimle gönder ki, ölçek alabilelim. Biz onu kesinlikle koruyacağız.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Böylece babalarına döndükleri vakit: "Ey babamız, bizden zahire yasaklandı. Bu kere kardeşimizi bizimle beraber gönder ki ölçüp alalım ve muhakkak biz onu koruruz." dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu suretle vakta ki babalarına döndüler, ey pederimiz! Dediler: bizden ölçek men'edildi, bu kerre kardeşimizi bizimle beraber gönder ölçüp alalım ve her halde biz onu muhafaza ederiz
Erhan Aktaş
Babalarının yanına vardıklarında: "Ey babamız! Kardeşimizi bizimle birlikte gönder ki tahıl alalım. Yoksa bize tahıl verilmeyecek. Onu mutlaka koruruz." dediler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Babalarının yanına vardıklarında: "Ey babamız! Kardeşimizi bizimle birlikte gönder ki tahıl alalım. Yoksa bize tahıl verilmeyecek. Onu mutlaka koruruz." dediler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Babalarının yanına vardıklarında: "Ey babamız! Kardeşimizi bizimle birlikte gönder ki tahıl alalım. Yoksa bize tahıl verilmeyecek. Onu mutlaka koruruz." dediler.
Fizilal-il Kuran
Yusuf'un kardeşleri babalarının yanına dönünce dediler ki; «Ey babamız, erzak almamız yasaklandı, kardeşimizi bizimle birlikte gönder ki, erzak alabilelim, biz onu kesinlikle koruruz.»
Gültekin Onan
Böylelikle babalarına döndükleri zaman dediler ki: "Ey babamız, ölçek bizden engellendi. Bu durumda kardeşimizi bizimle gönder de erzağı alalım. Onu mutlaka koruyacağız."
Hamdi Döndüren
(Yusuf’un kardeşleri) babalarına döndüklerinde dediler ki: “Ey babamız! Bizim için erzak yasağı konuldu. Kardeşimiz (Bünyamin’i) de bizimle gönder ki (yeniden) erzak alabilelim! Hiç kuşkusuz biz onu koruruz.”
Hasan Basri Çantay
Bu suretle babalarına döndükleri zaman: "Ey babamız, dediler, bizden ölçek men olundu. (Bu sefer) kardeşimizi de bizimle beraber yolla da ölçek alalım. Biz her halde onu muhaafaza edicileriz".
Hasib Asutay
Babalarına döndüklerinde: 'Ey babamız! Erzak bize yasaklandı. Kardeşimizi (Bünyamin'i) bizimle gönder de (onun sayesinde) ölçüp alalım. Biz onu mutlaka koruyacağız' dediler.
Hayrat Neşriyat
Nihâyet babalarına döndüklerinde dediler ki: 'Ey babamız! (Kardeşimizi bizimle göndermediğin takdirde) bizden ölçek men' edildi; bu yüzden kardeşimizi bizimle berâber gönder ki, ölçek (ile verilen zahîre) alalım; artık şübhesiz ki biz onu gerçekten muhâfaza edici kimseleriz.'
İbni Kesir
Babalarına döndüklerinde dediler ki: Ey babamız; artık bize zahire verilmeyecek. Kardeşimizi bizimle beraber gönder de zahiremizi alalım. Biz herhalde onu koruruz.
Mehmet Okuyan
Babalarına döndüklerinde (ona) şöyle demişlerdi: “Ey babamız! Böyle bir ölçek (tahıl verilmesi artık) bize yasaklandı. Kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle birlikte gönder de (onun sayesinde) ölçüp alalım! Biz onu mutlaka koruyacağız.”
Muhammed Esed
Ve böylece babalarının yanına döndüklerinde, (Yusuf'un kardeşleri,) "Ey babamız!" dediler, "(Bünyamin'i yanımızda götürmedikçe) artık bize bir ölçek bile zahire verilmeyecek; bunun için kardeşimizi bizimle gönder ki (bize yetecek) tartıda (zahire) alabilelim; bu arada onu elbette koruyup gözeteceğiz!"
Mustafa İslamoğlu
Sonunda babalarının yanına dönerek (olan biteni haber verdiler ve) "Ey babamız!" dediler, "(Bünyamin olmadan) bize bir ölçek dahi verilmeyecek. İşte bu yüzden kardeşimizi bizimle birlikte gönder de payımızı alalım. Bir de, onu koruyacağımızdan en ufak kuşkun olmasın!"
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki babalarına dönüverdiler, dediler ki: «Ey pederimiz! Bizden zahire men edildi, artık bizimle beraber kardeşimizi de gönder ki, zahire alalım ve muhakkak ki biz onun için elbette muhafız kimseleriz.»
Ömer Öngüt
Babalarına döndüklerinde: “Ey babamız! Bize yiyecek yasak edildi, artık bize zahire verilmeyecek. Kardeşimizi bizimle gönder de (onun sayesinde) ölçüp yiyecek alalım. Biz onu mutlaka koruruz. ” dediler.
Suat Yıldırım
Babalarının yanına dönünce: "Sevgili babamız, dediler, ölçeğimiz, tahsisatımız kaldırıldı. Gelecek sefer, öbür kardeşimizi de bizimle beraber gönder ki onu vesile ederek, daha çok tahsisat alalım. Onu gözümüz gibi koruyacağımıza kesin söz veriyoruz.!"
Süleyman Ateş
Babalarına döndüklerinde dediler ki: "Ey babamız, bizden ölçü men'edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder de (ihtiyacımız olanı) ölç(üp al)alım. Biz onu mutlaka koruruz."
Süleymaniye Vakfı
Babalarının yanına dönünce dediler ki: "Baba! (Kardeşimizi götürmedikçe) Bize erzak verilmesi yasaklandı. Bu yüzden kardeşimizi bizimle gönder ki erzak alalım. Biz onu (kardeşimizi) kesinlikle koruyacağız."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Babalarının yanına dönünce dediler ki; "Ey babamız! Tahsisatımız kaldırıldı. Kardeşimizi bizimle birlikte gönder ki tekrar tahsisat alalım. Biz onu iyi koruruz."
Şaban Piriş
Babalarına döndüklerinde: -Ey babamız! Bize yiyecek yasak edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder de yiyecek alalım. Biz, onu koruruz, dediler.
Tefhim-ul Kuran
Böylelikle babalarına döndükleri zaman, dediler ki: «Ey babamız, ölçek bizden engellendi. Bu durumda kardeşimizi bizimle gönder de erzakı alalım. Onu mutlaka biz koruyacağız.»
Ümit Şimşek
Babalarının yanına döndüklerinde, 'Baba, artık bize erzak verilmeyecek,' dediler. 'Kardeşimizi de bizimle gönder ki erzak alalım. Biz ona göz kulak oluruz.'
Yaşar Nuri Öztürk
Babalarına döndüklerinde dediler ki: "Ey babamız! Ölçü bizden yasaklandı. Şimdi kardeşimizi bizimle gönder ki, ölçüp alabilelim. Biz onu gerçekten iyi koruyacağız."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar atalarının yanına qayıtdıqda dedilər: “Ey atamız! Daha bizə ərzaq verilməyəcək. Ölçüb ərzaq almaq üçün qardaşımızı bizimlə birlikdə göndər. Şübhəsiz ki, biz onu qoruyacağıq”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Yusifin) qardaşları atalarının yanına döndükdə dedilər: ″Ata! Bizə ərzaq (taxıl ölçülüb) verilməsi qadağan edildi. (Əgər Bin Yamini bizimlə Misirə göndərməsən, bizə daha heç bir şey verilməyəcək). Yenidən ərzaq (taxıl ölçüb) almaq üçün qardaşımızı bizimlə birlikdə (Misirə) göndər. Biz, əlbəttə, onu qoruyacağıq!″
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Als sie zu ihrem Vater zurückkamen, sagten sie: ʺO unser Vater, ein (weiteres) Maß ist uns verweigert worden. Darum lasse unseren Bruder mit uns gehen, so bekommen wir ein (weiteres) Maß zugeteilt; wir werden ihn fürwahr behüten.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Als sie zu ihrem Vater zurückgekehrt waren, sagten sie: ʺO unser Vater, das Maß ist uns verweigert worden; so schicke unseren Bruder mit uns, so daß wir das Maß erhalten; und wir wollen ihn hüten.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und nachdem sie zu ihrem Vater zurückgekehrt waren, sagten sie: ʺUnser Vater! Die weitere Zumessung wurde uns verweigert, so schicke mit uns unseren Bruder, damit wir Zumessung erhalten. Gewiß, wir werden auf ihn doch achten.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
When they returned to their father, they said to him: "O father we have been threatened with the denial of future corn-measures unless we be accompanied by our brother –Benjamin-, therefore, we beg you to send him with us so that we can get our supply of corn, and we solemnly promise to guard him home.
Abdul Haleem
When they returned to their father, they said, ‘Father, we have been denied any more corn, but send our brother back with us and we shall be given another measure. We shall guard him carefully.’
Abdullah Yusuf Ali
Now when they returned to their father, they said: "O our father! No more measure of grain shall we get (unless we take our brother): So send our brother with us, that we may get our measure; and we will indeed take every care of him."
Abul A'la Maududi
When they returned to their father they said: "Father! We have been denied further supply of corn. So send with us our brother that we may bring the supplies. We shall be responsible for his protection."
Aisha Bewley
Then when they got back to their father’s house, they said, ‘Father! Our measure will be denied. Please send our brother with us so we may obtain our measure. We will take care of him.’
Al-Hilali & Khan
So, when they returned to their father, they said: "O our father! No more measure of grain shall we get (unless we take our brother). So send our brother with us, and we shall get our measure and truly we will guard him."
Ali Quli Qarai
So when they returned to their father, they said, ‘Father, the measure has been withheld from us, so let our brother go with us so that we may obtain the measure, and we will indeed take [good] care of him. ’
Amatul Rahman Omar
So when they returned to their father they said, `Our father! (a further) measure (of corn) has been denied us (unless we take our brother Benjamin with us), therefore send our brother with us that we may have (our) measure (of corn) and we will surely be able to take (due) care of him. '
Arthur John Arberry
So, when they had returned to their father, they said, 'Father, the measure was denied to us; so send with us our brother, that we may obtain the measure; surely we shall be watching over him. '
Bijan Moeinian
When they reached home they said to their father: "Please send our baby brother with us as this is the only way to get the food. We will promise to take good care of him."
E. Henry Palmer
And when they returned to their father, they said, 'O our father! Measure is withheld from us; so send with us our brother that we may get measure, and, verily, him we will keep!'
Edip-Layth
So when they returned to their father, they said, "Our father, we have been banned from getting anymore measure of grain, so send our brother with us so we may be given a measure of grain, and we will be his guardians."
George Sale
And when they were returned unto their father, they said, O father, it is forbidden to measure out corn unto us any more, unless we carry our brother Benjamin with us: Wherefore send our brother with us, and we shall have corn measured unto us; and we will certainly guard him from any mischance.
Hamid S. Aziz
Then he said to his servants, "Put their merchandise (they brought in payment) back into their packs, so that they may discover it only when they have returned to their family; per chance (or possibly) they may return. "
Mahmoud Ghali
So, as soon as they returned to their father, they said, "O our father, the measure was denied to us; so send with us our brother, that we may (obtain) the measure; and surely we will indeed be his preservers. "
Marmaduke Pickthall
So when they went back to their father they said: O our father! The measure is denied us, so send with us our brother that we may obtain the measure, surely we will guard him well.
Mohamed Ahmed - Samira
When they returned to their father, they said: "O father, a further measure has been denied us. So send our brother with us that he may bring more grain. We shall take care of him."
Muhammad Asad
And so, when they returned to their father, [Joseph's brothers] said: "O our father! All grain is [to be] withheld from us [in the future unless we bring Benjamin with us]: send, therefore, our brother with us, so that we may obtain our measure (of grain]; and, verily, we shall guard him well!"
Mustafa Khattab
When Joseph’s brothers returned to their father, they pleaded, "O our father! We have been denied ˹further˺ supplies. So send our brother with us so that we may receive our measure, and we will definitely watch over him."
Progressive Muslims
So when they returned to their father, they said: "Our father, we have been banned from getting anymore measure of grain, so send our brother with us so we may be given measure of grain, and we will be his guardians. "
Sahih International
So when they returned to their father, they said, "O our father, [further] measure has been denied to us, so send with us our brother [that] we will be given measure. And indeed, we will be his guardians."
Sam Gerrans
And when they returned to their father, they said: “O our father: forbidden us was the measure, so send thou with us our brother; we will obtain the measure; and we will keep him safe.”
Shabbir Ahmed
When they went back to their father, they said, "O Our father! All grain is to be withheld from us unless you send with us our brother (Benjamin). So send him that we may obtain the measure, surely, we shall guard him well."
Syed Vickar Ahamed
So when they returned to their father, they said: "O our father! We will not get any more measure of grain (unless we take our brother): So send our brother with us, that we may get our measure; And we will really take every care of him. "
Taqi Usmani
So, when they returned to their father, they said, "Father, the (required) measure (of grain) has been withheld from us, therefore, send our brother with us, so that we may receive our full measure. And, of course, we are his guards."
The Monotheist Group
So when they returned to their father, they said: "Our father, we have been banned from getting anymore measure of grain, so send our brother with us so we may be given a measure of grain, and we will be his guardians."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et lorsquʹils revinrent à leur père, ils dirent: ʺO notre père, il nous sera refusé (à lʹavenir) de nous ravitailler (en grain). Envoie donc avec nous notre frère, afin que nous obtenions des provisions. Nous le surveillerons bienʺ.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen zij dan bij hun vader teruggekeerd waren zeiden zij: ʺO onze vader, ons wordt het rantsoen ontzegd; stuur dus onze broer mee om een rantsoen te krijgen; wij zullen wel over hem waken.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
En toen zij tot hunnen vader waren teruggekeerd, zeiden zij: O vader! het is verboden ons nog koren te meten, tenzij wij onzen broeder Benjamin mede nemen; zend dus onzen broeder met ons, en men zal ons koren afleveren; en, waarlijk, wij zullen hem voor alle ongevallen behoeden.
Hollandaca — Siregar
Toen zij bij hun vader terugkeerden, zeiden zij: ʺO onze vader, het graan wordt ons onthouden, laat onze broeder met ons mee gaan, zodat wij graan krijgen. En voorwaar, wij zullen zeker over hem waken.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И когда (братья) возвратились к отцу, то сказали: «О, отец наш! (В будущем) отказано нам в мере [в продовольствии] (если прибудем мы в Египет без брата). Пошли с нами нашего брата, (если ты согласишься отпустить его) тогда мы получим меру [продовольствие]. И поистине, мы конечно же будем его охранять [мы приложим все наши усилия, чтобы уберечь его]!»
Rusça — Osmanov
Когда [братья] вернулись к отцу, они сказали: ʺО отец наш! Нам отказано в обмене [зерна, если мы в следующий раз не приведем с собой брата]. Так отпусти его с нами! И нам будет отмерено [зерно]. Воистину, мы будем оберегать егоʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och när (Josefs bröder) återvände till sin fader sade de: ʺFader! Vi kommer inte att få handla till oss (mer) spannmål (om vi inte tar med oss vår unge broder). Låt därför vår broder följa med oss så att vi får skaffa (vad vi behöver). Vi skall se efter honom väl!ʺ