(Yusuf), "Benim böyle yapmam, Aziz'in; yokluğunda, benim kendisine hainlik etmediğimi ve Allah'ın, hainlerin tuzaklarını başarıya ulaştırmayacağını bilmesi içindi" dedi.

ذٰلِكَ لِيَعْلَمَ اَنِّي لَمْ اَخُنْهُ بِالْغَيْبِ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي كَيْدَ الْخَائِنِينَ

ƶālike li yeǎ'leme ennī lem eḣunhu bi l-ğaybi ve enne (a)llahe lā yehdī keyde l-ḣāinīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ذٰلِكَƶālikebu (sözlerim)
2لِيَعْلَمَli yeǎ'lemeع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmesi içindir
3اَنِّيennībenim
4لَمْlem
5اَخُنْهُeḣunhuخ و نBir kişiye duyulan güvene sadakatsiz olmak veya sadakatsizce davranmak, hain veya sadakatsizce davranmak, güvenilirlik veya sadakatte ihmal etmek veya başarısız olmak, bir anlaşma veya sözleşmeyi bozarak doğru olana aykırı davranmak, kayıp veya azalma yaşatmak, kopmak/ayrılmak, bir şeyin veya kişinin durumunu kötüye değiştirmek, bir şeyden azar azar azaltmak/israf etmek/zayıflatmak/almak, halsiz veya zayıf, kasıtlı olarak bakılması uygun olmayan bir şeye bakmak, şüphe veya kötü düşünce uyandıran bir bakış yapmak.kendisine hainlik etmediğimi
6بِالْغَيْبِbi l-ğaybiغ ي بuzak/ulaşılamaz/gizli/saklı, algıların veya zihinsel algının kapsamı dışında veya ötesinde, görünmez, karalama, gizli gerçek, kayıp olan kişiarkadan
7وَاَنَّve enneve muhakkak
8اللّٰهَ(a)llaheAllah'ın
9لَا
10يَهْدِيyehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.başarıya ulaştırmayacağını
11كَيْدَkeydeك ي دÜzere olmak, tam noktasında olmak, neredeyse olmak, niyet etmek, dilemek, hileli bir düzen uygulamak, arzu etmek, bir şey planlamak/düzenlemek/tasarlamak, bir şey üzerinde çalışmak veya emek vermek, bir şeyi gizlice yapmak, aldatmak/kandırmak/atlatmak, kaçınma/kaçma yolları, kusmak, ateş püskürtmek, adet görmek, ruhunu teslim etmek.tuzağını
12الْخَائِنِينَl-ḣāinīneخ و نBir kişiye duyulan güvene sadakatsiz olmak veya sadakatsizce davranmak, hain veya sadakatsizce davranmak, güvenilirlik veya sadakatte ihmal etmek veya başarısız olmak, bir anlaşma veya sözleşmeyi bozarak doğru olana aykırı davranmak, kayıp veya azalma yaşatmak, kopmak/ayrılmak, bir şeyin veya kişinin durumunu kötüye değiştirmek, bir şeyden azar azar azaltmak/israf etmek/zayıflatmak/almak, halsiz veya zayıf, kasıtlı olarak bakılması uygun olmayan bir şeye bakmak, şüphe veya kötü düşünce uyandıran bir bakış yapmak.hainlerin

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yûsuf, bu da dedi, padişahın, o yokken ona bir hâinlik yapmadığımı bilmesi içindi ve şüphe yok ki Allah, hâinlerin düzenlerini başarıyla sonuçlandırmaz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yûsuf, bu da dedi, padişahın, o yokken ona bir hâinlik yapmadığımı bilmesi içindi ve şüphe yok ki Allah, hâinlerin düzenlerini başarıyla sonuçlandırmaz.

Adem Uğur

(Yusuf dedi ki): Bu, azizin yokluğunda ona hainlik etmediğimi ve Allah'ın hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını (herkesin) bilmesi içindir.

Ahmed Hulusi

"Bu, arkasından efendime ihanet etmediğimin bilinmesi içindi ve Allah hainlerin hilelerinde başarılı olmasına izin vermez. "

Ahmet Tekin

Dürüstlüğü sabit olduktan sonra Yûsuf: 'Bunu sormam, Devletlü vezirin yokluğunda, ona hıyanet etmediğimi, Allah’ın hainlerin sinsi planlarını başarıya ulaştırmayacağını onun bilmesi içindi.' dedi.

Ahmet Varol

'Bu, (azizin) yokluğunda benim kendisine hıyanet etmediğimi ve Allah'ın hainlerin düzenlerini başarıya erdirmeyeceğini bilmesi içindi.

Ali Bulaç

(Yusuf aracıya şunu söyledi:) "Bu, (itiraf, Vezirin) yokluğunda gerçekten kendisine ihanet etmediğimi ve gerçekten Allah'ın ihanet edenlerin hileli düzenlerini başarıya ulaştırmadığını kendisinin de bilip öğrenmesi içindi."

Ali Fikri Yavuz

Yûsuf dedi ki, kadınlara gerçeği itiraf ettirişim şunun içindi: vezir bilsin ki, hakîkaten ben ona, gıyâbında hainlik yapmadım ve muhakkak ki, Allah hainlerin hilesini muvaffakıyete ulaştırmaz.

Ali Rıza Safa

"İşte bu, Ona, arkasından alçaklık yapmadığımı kesin olarak bilmesi içindir. Çünkü kuşkusuz, Allah, alçaklık yapanların çevirdiği dalavereleri başarıya ulaştırmaz!"

Bayraktar Bayraklı

"Bu, onun yokluğunda ona ihanet etmediğimi ve Allah'ın ihanet edenlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını herkesin bilmesi içindir."

Bekir Sadak

Yusuf, «Maksadim, vezire, giyabinda ihanet etmedigimi, hainlerin tuzaklarini Allah'in basariya erdirmedigini bilmesini saglamakti» dedi.

Celal Yıldırım

Yûsuf, «İşte amacım, gıyabında ihanet etmediğimi ve Allah'ın hâinlerin hilesini başarıya eriştirmiyeceğini efendimin bilmesini ortaya koymaktı» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yûsuf dedi ki: “Bu, Aziz’in, yokluğunda ona hainlik etmediğimi ve Allah’ın, hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını bilmesi içindi.

Diyanet İşleri

(Yusuf), "Benim böyle yapmam, Aziz'in; yokluğunda, benim kendisine hainlik etmediğimi ve Allah'ın, hainlerin tuzaklarını başarıya ulaştırmayacağını bilmesi içindi" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Yusuf, 'Maksadım, vezire, gıyabında ihanet etmediğimi, hainlerin tuzaklarını Allah'ın başarıya erdirmediğini bilmesini sağlamaktı' dedi.

Diyanet Vakfi

(Yusuf dedi ki): Bu, azizin yokluğunda ona hainlik etmediğimi ve Allah'ın hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını (herkesin) bilmesi içindir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Yusuf dedi ki): İşte bu şunun içindir: Bilsin ki, ben ona arkasından hainlik etmedim. Gerçekten Allah hainlerin hilesini başarıya ulaştırmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bundan maksadım, benim ona gerçekten gıyabında hıyanet etmediğimi ve Allah'ın kesinlikle hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını bilmesini sağlamaktı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu işte şunun için ki bilsin hakıkaten ben, ona gaybında hıyanet etmedim ve hakıkaten Allah hainlerin hiylesini muvaffakıyyete erdirmez

Erhan Aktaş

"Bu, gıyabında ona ihanet etmediğimi ve Allah'ın hainlerin planlarını başarılı kılmadığını bilmesi içindir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Bu, gıyabında ona ihanet etmediğimi ve Allah'ın hainlerin planlarını başarılı kılmadığını bilmesi içindir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu, gıyabında ona ihanet etmediğimi ve Allah'ın hainlerin planlarını başarılı kılmadığını bilmesi içindir.

Fizilal-il Kuran

Böylece Yusuf bilsin ki, ona yokluğunda kalleşlik etmedim ve Allah, kalleşlerin kurdukları tuzakları başarıya erdirmez.

Gültekin Onan

(Yusuf aracıya şunu söyledi:) "Bu, (itiraf Vezirin) yokluğunda gerçekten kendisine ihanet etmediğimi ve gerçekten Tanrı'nın ihanet edenlerin hiteli düzenlerini başarıya ulaştırmadığını kendisinin de bilip öğrenmesi içindi."

Hamdi Döndüren

(Yusuf, gelen elçiden olanları öğrenince) dedi ki: “(Benim) bu (yeniden muhakeme edilmeyi isteyişim); eski efendimin, onun yokluğunda, kendisine ihanet etmediğimi ve Allah’ın, hainlerin düzenlerini başarıya ulaştırmadığını bilmesi içindir.”

Hasan Basri Çantay

(Elçi gidib de Yuusufa bu kat'i i'tirafı nakletdikden sonra o, dedi ki: "(Benim) bu (i'tirafa lüzum görüşüm azizin) gıyaabında kendisine hakıykaten haainlik etmediğimi ve Allahın, haainlerin hıyiesini hiç şübhesiz muvaffakiyyete erdirmeyeceğini onun da bilmesi içindi".

Hasib Asutay

(Yusuf dedi ki:) 'Bu (itiraf), yokluğunda kendisine (efendime) hainlik etmediğimi ve Allah'ın hainlerin hilelerini başarıya ulaştırmayacağını onun da bilmesi içindir.'

Hayrat Neşriyat

(Yûsuf dedi ki:) 'Bu (iftirânın anlaşılmasını talebden maksadım), gerçekten benim kendisine gıyâbında hâinlik etmediğimi ve hâinlerin tuzağını kesinlikle Allah’ın muvaffakiyete erdirmeyeceğini (sizlerin de vezîrin de) bilmesi içindir.'

İbni Kesir

Bu; gıyabında kendisine gerçekten hıyanet etmediğimi, hainlerin hilesini Allah'ın başarıya erdirmeyeceğini, onun da bilmesi içindi.

Mehmet Okuyan

“Bu (itirafım, Yusuf’un) yokluğunda (o şimdi hapisteyken) ona hainlik etmediğimi ve Allah’ın hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını (herkesin) bilmesi içindir.

Muhammed Esed

(Yusuf olup biteni öğrendiğinde: "Amacım (eski efendimin,) arkasından kendisine ihanet etmediğimi ve Allah'ın hainlerin hazırladığı tuzakları asla başarıya ulaştırmadığını bilmesini sağlamaktı" dedi,

Mustafa İslamoğlu

Bütün bunları şu gerçeği kesinlikle bilsin diye (söylüyorum) ki, ben gıyabında ona ihanet etmedim, üstelik Allah da hainlerin tuzağını asla başarıya ulaştırmaz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Hazret-i Yusuf dedi ki: «Bu, bilmesi içindir ki, Ben ona gıyabında hıyanet etmiş olmadım. Ve şüphesiz ki, Allah Teâlâ hain olanların hilesini muvaffakiyete erdirmez.»

Ömer Öngüt

(Yusuf dedi ki:) “Bu, Aziz'in yokluğunda ona hâinlik etmediğimi ve Allah'ın hâinlerin hilesini başarıya erdirmeyeceğini (herkesin) bilmesi içindir. ”

Suat Yıldırım

(52-53) Ve devamla şöyle dedi: Bunu böylece söylüyorum ki eşim vezir de (Yusuf’a sahib olmaya yeltenmemle beraber) kendisinden gizli olarak ona (fiilen) hiyanet etmediğimi ve Allah’ın hainlerin hilesini iflah etmeyeceğini bilsin. Doğrusu, ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü Rabbimin merhamet edip korudukları hariç, nefis daima fenalığı ister, kötülüğe sevk eder. Doğrusu Rabbim gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur)."

Süleyman Ateş

(Gerçeği söyledim ki Yusuf) Benim, arkadan kendisine hainlik etmediğimi ve Allah'ın, hainlerin tuzağını başarıya ulaştırmayacağını bilsin."

Süleymaniye Vakfı

(Yusuf elçiye şunları da demişti:) "Böyle bir talepte bulunmaktan maksadım şudur: O (kadının kocası) bilsin ki yokluğunda ona hainlik etmediğim gibi Allah da hainlerin oyununu hedefine ulaştırmaz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yusuf şöyle devam etti: "O (kadının kocası)bilsin ki yokluğunda ona hainlik etmedim. Allah, hainlerin oyununu hedefine ulaştırmaz."

Şaban Piriş

Bu, gıyabında ona ihanet etmediğimi bilmesi içindir. Allah, hainlerin tuzağına yol vermez.

Tefhim-ul Kuran

(Yusuf aracıya şunu söyledi:) «Bu, (itiraf Vezirin) yokluğunda gerçekten kendisine ihanet etmediğimi ve gerçekten Allah'ın ihanet edenlerin hileli düzenlerini başarıya ulaştırmadığını kendisinin de bilip öğrenmesi içindi.»

Ümit Şimşek

Yusuf dedi ki: 'Gıyabında kendisine hıyanet etmediğimi ve hainlerin tuzağına Allah'ın muvaffakiyet vermeyeceğini Aziz böylece bilsin istedim.

Yaşar Nuri Öztürk

"Gerçeği söylüyorum ki, Yusuf, gıyabında ona hainlik etmediğimi, Allah'ın, hainlerin tuzağını başarıya ulaştırmayacağını bilsin."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu etiraf ona görədir ki, ərim yanımda olmadıqda ona xəyanət etmədiyimi və Allahın xainlərin hiylələrinə yol vermədiyini bilsin.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Yusif dedi:) ″Bu (qadınlara həqiqəti eʼtiraf etdirməyim) ona görədir ki, (vəzir evdə) olmadıqda mənim ona xəyanət etmədiyimi və Allahın xainlərin hiylələrinə yol vermədiyini (onları baş tutmağa qoymadığını) bilsin!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er möge erfahren, daß ich ihn nicht in Abwesenheit weiter verleumde. Gott läßt die List der Verleumder nicht durchgehen.

Almanca — Der Edle Quran

Dies ist, damit er weiß, daß ich ihn nicht in seiner Abwesenheit verraten habe und daß Allah die List der Verräter nicht gelingen läßt.

Almanca — M. A. Rassoul

(Yusuf sprach): ʺDies (kommt ans Licht), damit er (`Aziz) erfährt, daß ich in (seiner) Abwesenheit gegen ihn nicht treulos war, und damit Allah die List der Treulosen nicht gelingen läßt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dies damit er weiß, daß ich ihn in Abwesenheit doch nicht verraten habe, und daß ALLAH die List der Verräter doch nicht gelten läßt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"I declare the truth", she added, "so that he knows that I did not advantage myself of his absence and betray him or relate to him falsehood. Allah does not cause the cunning of the deceitful and the dishonest attain its end."

Abdul Haleem

[Joseph said, ‘This was] for my master to know that I did not betray him behind his back: God does not guide the mischief of the treacherous.

Abdullah Yusuf Ali

"This (say I), in order that He may know that I have never been false to him in his absence, and that Allah will never guide the snare of the false ones.

Abul A'la Maududi

Joseph said: "I did this so that he [i.e. the chief) may know that I did not betray him in his absence, and that Allah does not allow the design of the treacherous to succeed.

Aisha Bewley

In this way he may know at last that I did not dishonour him behind his back and that Allah most surely does not guide the deviousness of the dishonourable.

Al-Hilali & Khan

[Then Yûsuf (Joseph) said: "I asked for this enquiry] in order that he (Al-‘Azîz) may know that I betrayed him not in (his) absence". And, verily! Allâh guides not the plot of the betrayers.[1]

Ali Quli Qarai

[Joseph said], [I initiated] this [inquiry], that he may know that I did not betray him in his absence, and that Allah does not further the schemes of the treacherous.

Amatul Rahman Omar

(When the news was brought to Joseph he said, ) `This (course of action I adopted) so that he (- the `Azîz) might know that I had not betrayed him in (his) absence and that Allâh suffers not the device of the unfaithful to succeed. '

Arthur John Arberry

'That, so that he may know I betrayed him not secretly, and that God guides not the guile of the treacherous.

Bijan Moeinian

Joseph said: "The reason for which I asked for this enquiry is to prove once and forever to my ex-master that I did not take advantage of his trust; after all, God never guides those who betray the trust. "

E. Henry Palmer

'That' (said Joseph) 'was that he might know that I did not betray him in his absence, and that God guides not the craft of those who do betray!

Edip-Layth

"That is so he knows that I will not betray him while he is not present and that God does not guide the scheming of the betrayers."

George Sale

And when Joseph was acquainted therewith he said, this discovery hath been made, that my lord might know that I was not unfaithful unto him in his absence, and that God directeth not the plot of the deceivers.

Hamid S. Aziz

He (the king sent for the women and) said, "What happened when you sought to seduce Joseph?" They said, "Allah preserve us! We know no evil of him. " Said the wife of the Minister, "Now is the truth exposed! It was I who sought to seduce him. Truly, he is of the truthful."

Mahmoud Ghali

That (is so); so that he may know I did not betray him in (his) absence, and that Allah does not guide the plotting of the treacherous.

Marmaduke Pickthall

(Then Joseph said: I asked for) this, that he (my lord) may know that I betrayed him not in secret, and that surely Allah guideth not the snare of the betrayers.

Mohamed Ahmed - Samira

(At this Joseph remarked:) "From this (the Minister) should know that I did not betray him in his absence, and that God does not surely let the wiles of those who betray ever succeed.

Muhammad Asad

[When Joseph learned what had happened, he said: "I asked for] this, so that [my former master] might know that I did not betray him behind his back, and that God does not bless with His guidance the artful schemes of those who betray their trust.

Mustafa Khattab

From this, Joseph should know that I did not speak dishonestly about him in his absence, for Allah certainly does not guide the scheming of the dishonest.

Progressive Muslims

"That is so he knows that I will not betray him while he is not present and that God does not guide the scheming of the betrayers. "

Sahih International

That is so al-'Azeez will know that I did not betray him in [his] absence and that Allah does not guide the plan of betrayers.

Sam Gerrans

“That is so he might know that I betrayed him not unseen, and that God guides not the plan of the treacherous.

Shabbir Ahmed

(When Joseph learned this) He said, "I hope that the governor will realize that I never betrayed him in his absence. And Allah never leads to success those who betray Him and betray the trust of people."

Syed Vickar Ahamed

"(I say) this, so that he may know that I have never been false to him in his absence, and that Allah will never help the plots set by the false ones.

Taqi Usmani

(Then Yūsuf said), "That was because he (the governor) may know that I did not betray him in his absence, and that Allah does not lead the guile of betrayers to success.

The Monotheist Group

"That is so he knows that I will not betray him while he is not present and that God does not guide the planning of the betrayers."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺCela afin quʹil sache que je ne lʹai pas trahi en son absence, et quʹen vérité Allah ne guide pas la ruse des traîtres.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Yûsuf got:) Ev (daxwaza min a beraetê) ji bo vê ye da ku serwer bizane ku min li pişt wî xayîntî lê nekiriye. Bêguman Xwedê hîleya xayînan bi ser naxe.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

(Joesoef zei:) ʺDat is, opdat hij weet dat ik hem niet in het verborgene heb verraden en dat God de list van de verraders niet goed laat aflopen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen Jozef daarmede bekend was, zeide hij: Deze ontdekking heeft thans plaats gehad, opdat mijn heer wete, dat ik hem niet ongetrouw was tijdens zijne afwezigheid, en dat God den aanslag der bedriegers niet leidt.

Hollandaca — Siregar

(Yôesoof zei:) ʺLaat hem (Al ʹAzîz) weten dat ik hem niet heb verraden tijdens zijn afwijzigheid. En voorwaar, Allah leidt de at van de verraders niet.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(После того, как виночерпий вернулся в темницу, Йусуф сказал): «Это [мой отказ выйти из темницы] – чтобы (вельможа) узнал, что я не обманул его втайне [когда он отсутствовал] и что Аллах не ведет прямо козни изменников [не достигнет успеха тот, кто не сохраняет доверенное]».

Rusça — Osmanov

[Услышав об этом, Йусуф сказал]: ʺ[Я просил] об этом ради того, чтобы [мой прежний господин] узнал, что я не предал его в его отсутствие и что Аллах не наставляет на прямой путь изменников с их кознями.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(När Josef hörde vad som hänt sade han: ʺJag har begärt) detta för att (min husbonde) skulle få veta att jag inte har bedragit honom bakom hans rygg och att Gud inte vägleder förrädare som gillrar fällor.