Yusuf Suresi 108. Ayet — Elfaz
De ki: "İşte bu benim yolumdur. Ben ve bana uyanlar bilerek Allah'a çağırırız. Allah'ın şanı yücedir. Ben, Allah'a ortak koşanlardan değilim."
1قُلْḳulde kiEmir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatabق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2هٰذِهِhāƶihiişte budurİşaret Zamiri
3سَبِيلِيsebīlībenim yolumİsim+Zamirس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep
4اَدْعُٓواed'ǔda'vet ederimMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Vahdeد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek
5اِلَىilāHarf-i Cer
6اللّٰهِ(a)llahiAllah'aLafza-i Celal
7عَلٰىǎlāHarf-i Cer
8بَصِيرَةٍbeSīratinbasiretleİsimب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı
9اَنَا۬enābenZamir
10وَمَنِve menive kimselerBağlaç+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
11اتَّبَعَنِيttebeǎnībana uyan(lar)Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmek
12وَسُبْحَانَve subHāneve şanı yücedirBağlaç+İsimس ب حYüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmek
13اللّٰهِ(a)llahiAllah'ınLafza-i Celal
14وَمَاve māve değilimBağlaç+Harf-i Nefi
15اَنَا۬enābenZamir
16مِنَmine-danHarf-i Cer
17الْمُشْرِكِينَl-muşrikīneortak koşanlar-Marife (Belirlilik Takısı)+İsimش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.