Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu inanacak değillerdir.

وَمَا اَكْثَرُ النَّاسِ وَلَوْ حَرَصْتَ بِمُؤْمِنِينَ

ve mā ekṧeru n-nāsi ve lev HaraSte bi mu'minīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māve değildir
2اَكْثَرُekṧeruك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çoğu
3النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
4وَلَوْve levama
5حَرَصْتَHaraSteح ر صŞiddetle/hevesle/güçlü bir şekilde/açgözlülükle arzu etmek, tamah etmek, bir şeyi arzulamak, bir şeyi aşırı veya ölçüsüz ya da suçlu bir şekilde istemek, çabalamak veya emek vermek, kendini zorlamak, bir şeyi elde etmek/ulaşmak/edinmek için olağanüstü çaba göstermek, aşırı endişeli veya dikkatli ve korkulu olmak, bir kişiye aşırı merhametli veya şefkatli olmak, bir şeye sürekli veya sebatla kendini adamak. Bir şeyi yırtmak veya yarıp ayırmak, yüzeysel bir kısmı veya kabuğu ya da dış tabakayı sıyırmak/kazımak/sürtüp çıkarmak/aşındırmak/kaldırmak, bir şeyi döverek içinde delikler açmak.ne kadar istesen de
6بِمُؤْمِنِينَbi mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanacak

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sen ne kadar üstlerine düşersen düş, gene de insanların çoğu imana gelmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sen ne kadar üstlerine düşersen düş, gene de insanların çoğu imana gelmez.

Adem Uğur

Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu iman edecek değillerdir.

Ahmed Hulusi

Sen (bu konuda onlara yardımcı olmak için) ne kadar hırslı olsan da, insanların çoğunluğu tahkiki imanı yaşayamaz.

Ahmet Tekin

Sen ne kadar üstüne düşsen de, insanların çoğu iman edecek değildir.

Ahmet Varol

Sen çok arzulasan da insanların çoğu iman etmezler.

Ali Bulaç

Sen şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu iman edecek değildir.

Ali Fikri Yavuz

Sen ne kadar şiddetli arzulasan da yine insanların çoğu iman edici değillerdir.

Ali Rıza Safa

Sen, ne denli çok istesen de insanların çoğu inanmaz.

Bayraktar Bayraklı

Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu iman edecek değillerdir.

Bekir Sadak

(102-10) 3 Sana boylece vahyettiklerimiz, gaybe ait haberlerdir. Onlar elbirligi edip duzen kurduklari zaman yanlarinda degildin; sen ne kadar yurekten istersen iste, insanlarin cogu inanmazlar.

Celal Yıldırım

Sen ne kadar içten arzu edip çırpınsan da insanların çoğu imân edecek değillerdir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sen ne kadar inanmalarını istesen de insanların çoğu inanmazlar.

Diyanet İşleri

Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu inanacak değillerdir.

Diyanet İşleri (eski)

(102-103) Sana böylece vahyettiklerimiz, gaybe ait haberlerdir. Onlar elbirliği edip düzen kurdukları zaman yanlarında değildin; sen ne kadar yürekten istersen iste, insanların çoğu inanmazlar.

Diyanet Vakfi

Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu iman edecek değillerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sen ne kadar şiddetle arzulasan da, insanların çoğu iman edecek değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve insanların çoğu sen ne kadar çok arzu etsen de mümin değillerdir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve insanların ekserisi sen ne kadar hırslansan mü'min değildirler

Erhan Aktaş

Ama ne kadar çok istesen de insanların çoğu iman edecek değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ama ne kadar çok istesen de insanların çoğu inanacak değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ama ne kadar çok istesen de insanların çoğu inanacak değildir.

Fizilal-il Kuran

Sen insanların iman etmesini ne kadar ısrarla istersen iste, onların çoğu iman etmeyecektir.

Gültekin Onan

Sen şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu inançlılar (olacak) değildir.

Hamdi Döndüren

Sen ne kadar istesen de, insanların çoğu yine de iman edecek değildir.

Hasan Basri Çantay

Sen ne kadar hırs göstersen yine insanların çoğu iman ediciler değildir.

Hasib Asutay

Sen ne kadar yürekten istesen de, insanların çoğu iman edecek değillerdir.

Hayrat Neşriyat

(Sen ne kadar) hırs göstersen de, yine insanların çoğu îmân edecek kimseler değildir.

İbni Kesir

Sen, ne kadar hırs göstersen de; yine insanların çoğu, inanmazlar.

Mehmet Okuyan

Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu asla iman edecek değildir.

Muhammed Esed

Yine de -bunu ne kadar yürekten istersen iste- insanların çoğu (bu vahye) inanmayacaklar.

Mustafa İslamoğlu

Hem -sen gönülden arzuluyor olsan dahi- insanların çoğu yine de inanmayacak.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve insanların ekserisi, sen fazlaca arzu etsen de imân edici kimseler değildirler.

Ömer Öngüt

Sen ne kadar yürekten istesen de insanların çoğu inanmazlar.

Suat Yıldırım

Şunu unutma ki: Sen, büyük bir kuvvetle arzu etsen bile insanların çoğu iman etmezler.

Süleyman Ateş

Ama sen, ne kadar istesen de, yine insanların çoğu inanacak değillerdir.

Süleymaniye Vakfı

Sen ne kadar istesen de insanların çoğu inanacak değildir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ne kadar çırpınırsan çırpın, insanların çoğu sana inanmazlar.

Şaban Piriş

Sen ne kadar çok istesen de, insanların çoğu inanmazlar.

Tefhim-ul Kuran

Sen şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu iman edecek değildir.

Ümit Şimşek

Fakat sen ne kadar hırs göstersen, insanların çoğu iman edecek değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sen hırslanasıya istesen de, insanların çoğu inanmayacaktır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sən nə qədər çox istəsən də, insanların əksəriyyəti iman gətirən deyildir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sən (qövmünün imana gəlməsi üçün) təşnə olsan da, insanların (Məkkə müşriklərinin) əksəriyyəti iman gətirən deyildir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die meisten Menschen werden nicht glauben, auch wenn du dir die größte Mühe geben würdest.

Almanca — Der Edle Quran

Aber die meisten Menschen werden, auch wenn du noch so sehr (danach) trachtest, nicht gläubig sein.

Almanca — M. A. Rassoul

Und die meisten Menschen werden nicht glauben, magst du es auch noch so eifrig wünschen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und die meisten Menschen - selbst dann, solltest du dich bemühen -, werden keine Mumin sein.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nor are most people moved by the convincing divine signs and marvels, expositions and illustrations to exercise spiritual apprehension of divine truths nor do they justify faith as a conviction operative on their character and will, even though you Muhammad are full of keen desire to guide them into all truth.

Abdul Haleem

However eagerly you may want them to, most men will not believe.

Abdullah Yusuf Ali

Yet no faith will the greater part of mankind have, however ardently thou dost desire it.

Abul A'la Maududi

And most of the people, howsoever you might so desire, are not going to believe.

Aisha Bewley

But most people, for all your eagerness, are not muminun.

Al-Hilali & Khan

And most of mankind will not believe even if you desire it eagerly.

Ali Quli Qarai

Yet most people will not have faith, however eager you should be.

Amatul Rahman Omar

And many people, even though you ardently desire (it), will not at all believe.

Arthur John Arberry

Yet, be thou ever so eager, the most part of men believe not.

Bijan Moeinian

What a shame that most people, no matter what you do, will choose not to believe.

E. Henry Palmer

And yet most men, though thou shouldst be urgent, will not believe.

Edip-Layth

Most people will not acknowledge, even if you wish eagerly.

George Sale

But the greater part of men, although thou earnestly desire it, will not believe.

Hamid S. Aziz

That is one of the stories of the unseen that We inspire in you (Muhammad). You were not with them when they agreed in their affair when they were scheming.

Mahmoud Ghali

And, though you be (so) eager, in no way are most of mankind believers.

Marmaduke Pickthall

And though thou try much, most men will not believe.

Mohamed Ahmed - Samira

Many men will not believe howsoever you wish,

Muhammad Asad

Yet - however strongly thou mayest desire it -most people will not believe [in this revelation],

Mustafa Khattab

And most people will not believe—no matter how keen you are—

Progressive Muslims

And most of the people, even if you are diligent, will not believe.

Sahih International

And most of the people, although you strive [for it], are not believers.

Sam Gerrans

And most men — though thou be desirous — are not believers.

Shabbir Ahmed

(Although you narrated the accurate account of Joseph as they demanded), most of these people will not believe even as you compassionately so desire.

Syed Vickar Ahamed

Still the larger part of mankind will not have any Faith: However much you may like it (for them).

Taqi Usmani

Most of the people are not going to believe despite your strong desire for it.

The Monotheist Group

And most of the people, even if you are diligent, will not believe.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et la plupart des gens ne sont pas croyants malgré ton désir ardent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çendî tu bivê dîsa pirên mirovan baweriyê nayînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar de meeste mensen zijn, ook al zou jij het graag willen, niet gelovig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar het grootste deel der menschen zullen, hoewel gij het ernstig begeert, niet gelooven.

Hollandaca — Siregar

En er zijn veel mensen (die niet goloven), ook al wens jij dat zij gelovigen worden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И большая часть людей (из твоего народа), если бы ты (о, Пророк) и очень старался (донести до них Истину и Веру), являются неверующими! (Поэтому пусть не печалит тебя их неверие.)

Rusça — Osmanov

И если бы даже ты захотел, [все равно] большая часть людей не уверует.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De flesta människor uppnår inte tron, hur mycket du än önskar det;