"Ey Kavmim! Bana karşı olan düşmanlığınız, Nuh kavminin veya Hud kavminin yahut Salih kavminin başına gelenin benzeri gibi bir felaketi sakın sizin de başınıza getirmesin. (Ve unutmayın ki) Lut kavmi sizden uzak değildir."

ويَاقَوْمِ لَا يَجْرِمَنَّكُمْ شِقَاقِي اَنْ يُصِيبَكُمْ مِثْلُ مَا اَصَابَ قَوْمَ نُوحٍ اَوْ قَوْمَ هُودٍ اَوْ قَوْمَ صَالِحٍ وَمَا قَوْمُ لُوطٍ مِنْكُمْ بِبَعِيدٍ

ve yā ḳavmi lā yecrimennekum şiḳāḳī en yuSībekum miṧlu mā eSābe ḳavme nūHin ev ḳavme hūdin ev ḳavme SāliHin ve mā ḳavmu lūTin minkum bi beǐydin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ويَاقَوْمِve yā ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve EY/HEY/AH kavmim
2لَا
3يَجْرِمَنَّكُمْyecrimennekumج ر مBir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir şeyi bitirmek veya sonlandırmak [tamamlandığında].sizi musibete uğratmasın
4شِقَاقِيşiḳāḳīش ق قgeçmek, yol açmak, geçit açmak, bölmek, yarmak, kesmek, ayırmak, parçalamakbana karşı gelmeniz
5اَنْen
6يُصِيبَكُمْyuSībekumص و بdökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun - felaket.isabet edenin
7مِثْلُmiṧluم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.benzerinin
8مَاşeylerin
9اَصَابَeSābeص و بdökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun - felaket.başlarına gelen
10قَوْمَḳavmeق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavminin
11نُوحٍnūHinن و حNuh
12اَوْevyahut
13قَوْمَḳavmeق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavminin
14هُودٍhūdinه و دYahudi olmak, yönlendirilmek, görevine nazikçe geri dönmek. Tahweed: sürünmek, emeklemek; Tövbe.Hud
15اَوْevveya
16قَوْمَḳavmeق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavminin
17صَالِحٍSāliHinص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.Salih
18وَمَاve māve değildir
19قَوْمُḳavmuق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmi
20لُوطٍlūTinلوطLut
21مِنْكُمْminkumsizden
22بِبَعِيدٍbi beǐydinب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmeuzak

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey kavmim, bana karşı güttüğünüz düşmanlık, Nûh, yahut Hûd, yahut da Sâlih kavimlerinin uğradıkları azâba benzer bir azâba uğratmasın sizi; Lût kavmi de uzak değil sizden.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey kavmim, bana karşı güttüğünüz düşmanlık, Nûh, yahut Hûd, yahut da Sâlih kavimlerinin uğradıkları azâba benzer bir azâba uğratmasın sizi; Lût kavmi de uzak değil sizden.

Adem Uğur

Ey kavmim! Sakın bana karşı düşmanlığınız, Nuh kavminin veya Hûd kavminin, yahut Sâlih kavminin başlarına gelenler gibi size de bir musibet getirmesin! Lût kavmi de sizden uzak değildir.

Ahmed Hulusi

"Ey kavmim. . . Bana karşı olmanız sakın sizi suça sürüklemesin; (böylece) Nuh halkına veya Hud halkına yahut Salih halkına isabet edenin benzerinin size isabet etmesi ile sizi cezalandırmasın. . . Lut halkı da sizden uzak değildir. "

Ahmet Tekin

'Ey kavmim, sakın bana karşı düşmanlığınız, Nuh kavminin veya Hûd kavminin veya Sâlih kavminin başlarına gelenler gibi, size de bir musibet, bir belâ getirmesin. Lût kavmi de zaman, mekân ve davranışları itibariyle sizden uzak değildir.' dedi.

Ahmet Varol

Ey kavmim! Bana karşı gelmeniz, Nuh kavminin yahut Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelenlerin benzerinin sizin başınıza da gelmesine yol açmasın. Lut kavmi sizden uzak değildir!

Ali Bulaç

"Ey kavmim, bana karşı gelişiniz, sakın Nuh kavminin ya da Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelenlerin bir benzerini size de isabet ettirmesin. Üstelik Lut kavmi size pek uzak değil."

Ali Fikri Yavuz

Ey kavmim! Bana karşı gelmeniz, Nûh kavminin yahud Hûd kavminin veya sâlih kavminin başlarına gelenler gibi, sakın size bir musîbet getirmesin. Hele Lût kavmi, zaman ve yer bakımından sizden uzak değildir (onların başlarına gelenlerden ibret almaz mısınız.)

Ali Rıza Safa

"Ey toplumum! Bana karşı çıkmanız, Nuh toplumunun veya Hud toplumunun veya Salih toplumunun başına gelenlerin tıpkısını, sizin de başınıza getirmesin? Lut toplumu, sizden çok uzak değil zaten!"

Bayraktar Bayraklı

"Ey kavmim! Sakın bana karşı düşmanlığınız Nuh kavminin veya Hud kavminin yahut Salih kavminin başlarına gelenler gibi, size de bir musibet getirmesin! Lut kavmi de sizden uzak değildir."

Bekir Sadak

«Ey Milletim! Bana karsi gelmeniz, Nuh milletine veya Hud milletine yahut da Salih milletine gelen felaketin bir benzerini, sakin basiniza getirmesin. Lut milleti sizden uzak degildir.»

Celal Yıldırım

Ey kavmim ! Bana düşmanlık beslemeniz, Nûh kavmine veya Hûd kavmine ya da Salih kavmine dokunan musibetin bir benzerini size dokundurmasın. Lût kavmi de sizden pek uzak değildir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey kavmim! Sakın bana karşı muhalefetiniz sizi, Nûh kavminin veya Hûd kavminin yahut Sâlih kavminin başlarına gelenlerin benzeri bir musibetin başınıza gelmesine sebep olacak günahlar işlemeye sürüklemesin! Lût kavmi zaten sizden uzak değildir.

Diyanet İşleri

"Ey Kavmim! Bana karşı olan düşmanlığınız, Nuh kavminin veya Hud kavminin yahut Salih kavminin başına gelenin benzeri gibi bir felaketi sakın sizin de başınıza getirmesin. (Ve unutmayın ki) Lut kavmi sizden uzak değildir."

Diyanet İşleri (eski)

'Ey Milletim! Bana karşı gelmeniz, Nuh milletine veya Hud milletine yahut da Salih milletine gelen felaketin bir benzerini, sakın başınıza getirmesin. Lut milleti sizden uzak değildir.'

Diyanet Vakfi

Ey kavmim! Sakın bana karşı düşmanlığınız, Nuh kavminin veya Hûd kavminin yahut Sâlih kavminin başlarına gelenler gibi size de bir musibet getirmesin! Lût kavmi de sizden uzak değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Ey kavmim! Bana karşı gelmeniz sakın sizi, Nuh kavminin veya Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelen musibetler gibi bir musibete uğratmasın. Lut kavmi de sizden uzak değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey kavmim, bana karşı çıkmanız, sakın sizi Nuh kavminin veya Hud kavminin ya da Salih kavminin başlarına gelenler gibi bir felakete sürüklemesin! Lut kavmi de sizden uzak değildir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey kavmim! Bana karşı gelmeniz sakın sizi Nuh kavminin veya Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelenler gibi bir musibete giriftar etmesin, Lut kavmi de sizden uzak değildir

Erhan Aktaş

"Ey halkım! Bana karşı gelmeniz; Nuh halkının, Hud halkının, Salih halkının başına gelen şeyleri sizin başınıza da getirmesin? Üstelik Lut halkı sizden pek uzak da değil."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey halkım! Bana karşı gelmeniz; Nuh halkının, Hud halkının, Salih halkının başına gelen şeyleri sizin başınıza da getirmesin? Üstelik Lut halkı sizden pek uzak da değil."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey halkım! Bana karşı gelmeniz; Nuh halkının, Hud halkının, Salih halkının başına gelen şeyleri sizin başınıza da getirmesin? Üstelik Lut halkı sizden pek uzak da değil.

Fizilal-il Kuran

Soydaşlarım, içinizdeki bana ters düşme, zıt çıkma tutkusu, Nuh'un, Hud'un ya da Salih'in soydaşlarının başına gelen felâketler gibi bir felâketin sizin de başınıza gelmesine sakın yolaçmasın. Üstelik Lût kavmi size pek uzak değil.

Gültekin Onan

"Ey kavmim, bana karşı gelişiniz, sakın Nuh kavminin ya da Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelenlerin bir benzerini size de isabet ettirmesin. Üstelik Lut kavmi size pek uzak değil."

Hamdi Döndüren

“Ey kavmim! Bana karşı gelmeniz, sizi Nuh kavminin veya Hud kavminin yahut Salih kavminin başlarına gelenler gibi felâkete uğratmasın! Lut kavmi henüz sizden uzak değildir.”

Hasan Basri Çantay

"Ey kavmim, bana olan düşmanlığınız, Nuh kavminin, ya Hud kavminin, yahud Saalih kavminin başlarına gelenler gibi size bir musiybet yüklemesin. Lut kavmi de sizden uzak değil".

Hasib Asutay

Ey kavmim! Bana karşı düşmanlığınız, Nuh kavminin veya Hud kavminin yahut Salih kavminin başlarına gelenler gibi sizi de bir felakete uğratmasın! Lût kavmi de sizden uzak değildir. (26) (26. Zaman, yer veya ahlak bakımından. Bu sebeple helak oldular. Onlardan ibret almalısınız.)

Hayrat Neşriyat

(Şuayb dedi ki:) 'Ey kavmim! Bana olan ayrılık (bu düşmanlığınız), sakın sizi Nûh kavminin veya Hûd kavminin veya Sâlih kavminin başlarına gelenler gibi bir musîbete uğratmasın! Hâlbuki (helâk edilen) Lût kavmi, sizden uzak değildir.'

İbni Kesir

Ey kavmim; bana karşı gelmeniz; Nuh kavminin, Hud kavminin, Salih kavminin başına gelen felaketin benzerini, sakın başınıza getirmesin. Lut kavmi de sizden pek uzak değildir.

Mehmet Okuyan

Ey kavmim! Sakın bana karşı düşmanlığınız, Nuh’un kavmi veya Hud’un kavmi veya Salih’in kavminin başına gelenler gibi size de bir musibet getirmesin! (Zaten) Lut kavmi de sizden uzak değildir.

Muhammed Esed

"Ey kavmim! Benimle ayrı yol tutmanız sakın sizi günaha sürüklemesin; yoksa Nuh halkının, Hud halkının, Salih halkının başına gelen sizin de başınıza gelir; ve (hatırlayın ki,) Lut kavmi sizden fazla uzak değil!

Mustafa İslamoğlu

"Dahası ey kavmim, benimle yollarınızı ayırmanız sakın sizin günahta ısrarınıza yol açmasın! Yoksa Nuh kavminin, Hud kavminin, ya da Salih kavminin başına gelenlerin benzeri sizin de başınıza gelebilir. Kaldı ki Lut kavmi sizden pek de uzakta sayılmaz.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve ey kavmim! Bana olan adâvet, Nûh kavmine veya Hûd kavmine veya Sâlih kavmine isabet etmiş olanın mislini size de isabet etmeyi kazandırmasın. Ve Lût kavmi de sizden uzak değildir.»

Ömer Öngüt

“Ey Kavmim! Bana karşı düşmanlığınız, sakın sizi Nuh kavminin veya Hud kavminin yahut Sâlih kavminin başlarına gelenler gibi bir felâkete uğratmasın! Lût kavmi henüz sizden uzak değildir. ”

Suat Yıldırım

Ey halkım! Bana muhalif olmanız sakın sizi Nuh halkının yahut Hûd halkının veyahut Sâlih halkının başına gelen felaketler gibi bir musîbete uğratmasın. Lût kavmi ise zaman ve mekân bakımından zaten uzağınızda değil, bari onların başına gelen felaketten ibret alın!

Süleyman Ateş

"Ey kavmim, bana karşı gelmeniz, sakın sizi Nuh kavminin yahut Hud kavminin veyahut Salih kavminin başlarına gelenler gibi bir felakete uğratmasın! Lut kavmi henüz sizden uzak değildir."

Süleymaniye Vakfı

Ey halkım, bana karşı olmanız sizi günaha sokmasın! Yoksa başınıza Nuh'un halkının, Hud'un halkının veya Salih'in halkının başına gelenler gelir. Lut halkı da sizden pek uzak değildir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ey halkım! Bana karşı olmanız sizi zora sokmasın. Nuh'un halkına, Hud'un halkına veya Salih'in halkına olanlar sakın size de olmasın. Lut halkı da size uzak değildir.

Şaban Piriş

-Ey halkım, beni dinlememeniz, Nuh halkına veya Hud halkına ya da Salih'in halkına gelen felaketler gibi bir felakete, sizi de uğratmasın. Lut halkı sizden uzak değildir.

Tefhim-ul Kuran

«Ey kavmim, bana karşı gelişiniz, sakın Nuh kavminin ya da Hûd kavminin veya Salih kavminin başlarına gelenlerin bir benzerini size de isabet ettirmesin. Üstelik Lût kavmi size pek uzak değil.»

Ümit Şimşek

'Ey kavmim! Bana olan düşmanlığınız, Nuh kavminin veya Hud kavminin yahut Salih'in kavminin başına gelenler gibi bir felâketi sizin başınıza getirmesin. Lût kavmi de sizden pek uzakta değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ey toplumum! Bana kafa tutmanız, sakın sizi Nuh kavminin yahut Hud kavminin yahut Salih kavminin başlarına gelen musibetle yüzyüze getirmesin. Lut kavmi de sizden pek uzak değil."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey qövmüm! Qoy mənimlə olan ixtilafınız, Nuh qövmünün, yaxud Hud qövmünün, yaxud Saleh qövmünün başına gələnlərin eynisini sizin də başınıza gətirməsin. Lut qövmü də sizdən uzaq deyildir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey qövmüm! Mənə qarşı olan ədavətiniz (qorxun ki) Nuh tayfasının, Hud camaatının və Saleh qövmünün başına gələnləri sizin də başınıza gətirməsin. Lut tayfası da sizdən uzaq deyildir! (Mənə qarşı düşmənçilik etsəniz, onların başına gələn müsibətlər, sizin də başınıza gələr).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

O mein Volk! Laßt euch nicht durch unsere Differenzen zum Trotz verleiten! Sonst würde es euch ergehen, wie es dem Volk Noahs oder dem Volk Hûds oder dem Volk Sâlihs ergangen ist. Das Volk von Lot ist von euch nicht fern.

Almanca — Der Edle Quran

Und, o mein Volk, meine Feindseligkeit soll euch ja nicht dazu bringen, daß euch das Gleiche trifft, was das Volk Nuhs oder das Volk Huds oder das Volk Salihs traf. Und das Volk Luts liegt euch nicht fern.

Almanca — M. A. Rassoul

0 mein Volk, möge die Feindseligkeit gegen mich euch nicht dazu führen, daß euch das gleiche wie das trifft, was das Volk Noahs oder das Volk Huds oder das Volk Salihs getroffen hat; und das (Schicksal) des Volkes Lots ist euch nicht fern.

Almanca — Muhammad Zaidan

Meine Leute! Lasst euren Widerspruch mir gegenüber euch nicht dazu bringen, daß euch ähnliches trifft, wie es die Leute von Nuh, die Leute von Hud oder die Leute von Salih traf - auch (die Peinigung von) Luts Leuten liegt von euch doch nicht weit zurück.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"My people", he said: "do not let my diversity of opinion and purpose incite you to sink deeper under the vexations of your minds lest you should be destined to suffer the same fate suffered by the people of Nuh or the people of Hud or the people of Saleh nor are the people of Lut far off from you chronologically, chronographically nor geographically. "

Abdul Haleem

My people, do not let your opposition to me bring upon you a similar fate to the peoples of Noah or Hud or Salih; the people of Lot are not far away from you.

Abdullah Yusuf Ali

"And O my people! let not my dissent (from you) cause you to sin, lest ye suffer a fate similar to that of the people of Noah or of Hud or of Salih, nor are the people of Lut far off from you!

Abul A'la Maududi

My people! Let not your opposition to me lead you to guilt that would bring upon you the chastisement that struck earlier the people of Noah, and the people of Hud, and the people of Salih. And the land of the people of Lot is not far from you!

Aisha Bewley

My people! Do not let your breach with me provoke you into doing wrong so that the same thing happens to you as happened to the people of Nuh and the people of Hud and the people of Salih; and the people of Lut are not far distant from you.

Al-Hilali & Khan

"And O my people! Let not my Shiqâq [1] cause you to suffer the fate similar to that of the people of Nûh (Noah) or of Hûd or of Sâlih, and the people of Lût (Lot) are not far off from you!

Ali Quli Qarai

O my people, do not let your defiance toward me lead you to be visited by the like of what was visited on the people of Noah, or the people of Hūd, or the people of Ṣāliḥ, and the people of Lot are not distant from you.

Amatul Rahman Omar

`And my people! let not your breach with and hostility towards me make you guilty, so that there may befall you the like of that calamity which befell the people of Noah, and the people of Hûd and the people of Sâlih. And the people of Lot are not far off from you. (You should ponder over their destruction and learn a lesson therefrom.)

Arthur John Arberry

O my people, let not the breach with me move you, so that there smite you the like of what smote the people of Noah, or the people of Hood, or the people of Salih; and the people of Lot are not far away from you.

Bijan Moeinian

"O’ my people, let not your opposition to me lead you to adoom that the peoples of Noah, Hud and Saleh were subjected to. What happened to the people of Hud (the destruction of Sodom and Gomorrah) is a recent event."

E. Henry Palmer

O my people! let not a breach with me make you so sin that there befall you the like of that which befell the people of Noah, or the people of Hud, or the people of Zalih - nor are the people of Lot so far from you!

Edip-Layth

"My people, let not your hatred towards me incriminate you that you suffer the fate of what afflicted the people of Noah, or the people of Hud, or the people of Saleh; and the people of Lot were not far off from you."

George Sale

O my people, let not your opposing of me, draw on you a vengeance like unto that which fell on the people of Noah, or the people of Hud, or the people of Saleh: Neither was the people of Lot far distant from you.

Hamid S. Aziz

He said, "O my people! Bethink you, if I stand upon a manifest sign (clear proof) from my Lord, and He provides me from Himself with a goodly provision, how can I concede aught to you. I desire not to do behind your backs that which I forbid you. I desire naught but to reform you so far as I am able. Nor comes my grace through any one but Allah. On Him do I rely, and unto Him I turn.

Mahmoud Ghali

And, O my people, let not (your) opposition to me drive you to crime (Literally: incriminate you) so that there afflict you the like of what afflicted the people of Nûh, (Noah) or the people of H?d, or the people of Salih; and in no way are the people of L?t (4) that far away from you.

Marmaduke Pickthall

And, O my people! Let not the schism with me cause you to sin so that there befall you that which befell the folk of Noah and the folk of Hud, and the folk of Salih; and the folk of Lot are not far off from you.

Mohamed Ahmed - Samira

"O my people (I fear) lest your opposition to me should bring you the like of what befell the people of Noah or Hud or Saleh; and the people of Lot are not distant from you.

Muhammad Asad

"And, O my people, let not [your] dissent from me drive you into sin, lest there befall you the like of what befell the people of Noah, or the people of Hud. or the people of Salih: and [remember that] the people of Lot lived not very far from you!"

Mustafa Khattab

O  my people! Do not let your opposition to me lead you to a fate similar to that of the people of Noah, or Hûd, or Ṣâliḥ. And the people of Lot are not far from you.[1]

Progressive Muslims

"And my people, let not your hatred towards me incriminate you that you suffer the fate of what afflicted the people of Noah, or the people of Hud, or the people of Saleh; and the people of Lot were not far off from you. "

Sahih International

And O my people, let not [your] dissension from me cause you to be struck by that similar to what struck the people of Noah or the people of Hud or the people of Salih. And the people of Lot are not from you far away.

Sam Gerrans

And: “O my people: let not my dissension cause you to commit evil, that there befall you the like of what befell the people of Noah, or the people of Hūd, or the people of Ṣāliḥ; and the people of Lot are not far from you.”

Shabbir Ahmed

"O My people! Let not my disagreement with you be taken personally to cause you to persist in your guilt so that the same (retribution) befall you that befell the people of Noah, and the people of Hud, and the people of Saleh. And remember that the people of Lot did not live very far from you."

Syed Vickar Ahamed

"And O my people! Let not my differing (with you) cause you, to suffer a fate similar to that of the people of Nuh (Noah), or of Hud, or of Sálih, and the people of Lut (Lot) are not far off from you!

Taqi Usmani

O my people, let not your hostility towards me cause you to suffer what was suffered by the people of NūH, or the people of Hūd, or the people of SāliH. And the people of LūT are not far from you.

The Monotheist Group

"And my people, let not your hatred towards me incriminate you that you suffer the fate of what afflicted the people of Noah, or the people of Hud, or the people of Saleh; and the people of Lot were not far off from you."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O mon peuple, que votre répugnance et votre hostilité à mon égard ne vous entraînent pas à encourir les mêmes châtiments qui atteignirent le peuple de Noé, le peuple de Hûd, ou le peuple de Sâlih et (lʹexemple du) peuple de Lot nʹest pas éloigné de vous.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelî miletê min! Zinhar bila dijminiya we ya li hemberî min, karesateke weke ya ku hatiye serê gelê Nûh û gelê Hûd û gelê Salih, neyîne serê we jî! Gelê Lût, ji we ne dûr e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En, mijn volk, laat de onmin met mij jullie er niet toe brengen dat jullie hetzelfde treft dat het volk van Noeh of het volk van Hoed of het volk van Salih heeft getroffen. En het volk van Loet is niet ver van jullie.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O mijn volk! laat niet de tegenstand dien gij mij biedt, eene wraak over u brengen, gelijk aan de wraak die over het volk van Noach, of het volk van Hoed, of het volk van Saleh kwam. Het einde van het volk van Lot is niet zeer ver van u verwijderd.

Hollandaca — Siregar

En: ʺO mijn volk, laat mijn onenigheid (met jullie) er niet toe leiden dat jullie hetzelfde treft als het volk van Noeh trof, of het volk van Hoed, of het volk van Shalih. En het volk van Loeth is niet ver van jullie.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О, народ мой! Пусть раскол со мной [ваша озлобленность на меня] не втянет вас в грех [в упорство в неверии], так что вас (после этого) постигнет (наказание) подобное тому, что постигло народ (пророка) Нуха, народ (пророка) Худа или народ (пророка) Салиха. А народ (пророка) Лута от вас не далек (и по времени и по месту).

Rusça — Osmanov

О мой народ! Пусть ваши разногласия со мной не влекут вас к грехопадению, иначе вас постигнет то, что постигло народ Нуха, или народ Худа, или народ Салиха. И народ Лута ведь не далек от вас [по времени и местопребыванию].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Mitt folk! Låt inte er tvist med mig leda er (till sådana handlingar) att ni drabbas av detsamma som drabbade Noas folk eller Huds folk eller Salihs folk - (eller) Lots folk (vars boplatser) inte var belägna långt från era (trakter)!