(Nuh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz."

وَيَصْنَعُ الْفُلْكَ وَكُلَّمَا مَرَّ عَلَيْهِ مَلَاٌ مِنْ قَوْمِهِ سَخِرُوا مِنْهُ قَالَ اِنْ تَسْخَرُوا مِنَّا فَاِنَّا نَسْخَرُ مِنْكُمْ كَمَا تَسْخَرُونَ

ve yeSneǔ l-fulke ve kullemā merra ǎleyhi meleun min ḳavmihi seḣirū minhu ḳāle in tesḣarū minnā fe innā nesḣaru minkum ke mā tesḣarūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَصْنَعُve yeSneǔص ن عYapmak/yaratmak/inşa etmek, bir şeyi işlemek, beslemek, yetiştirmek. Sun'un - bir eylem, yapılan şey. Masna'un (çoğulu masani) - sarnıç, saray, kale, güzel bina, hisar. San'atun - yapma, yapma sanatı.ve yapıyordu
2الْفُلْكَl-fulkeف ل كYuvarlak olmak, dairesel olan herhangi bir şey, ısrar etmek/sebat etmek, gemi, gemi, yıldızların dönme yeri, gök küresi, gökyüzü kubbesi, gökyüzü, çevreleyen küreler, gökyüzü, dönme, dönme, devre, gidip gelme, çalkalanma durumunda, iğin dönüşü, etrafında dönen kişigemiyi
3وَكُلَّمَاve kullemāك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetlive ne zaman
4مَرَّmerraم ر رGeçmek veya yanından geçmek veya ötesine geçmek, ilerlemek, boyunca gitmek veya içinden geçmek veya üzerinden geçmek, uzaklaşmak veya yok olmak, koşmak veya akmak (yani su), bir şeyin üzerinden geçmek, başına gelmek, üstesinden gelmek, bir şeyi acı veya hoşa gitmeyen hale getirmek, bir şeyi sürüklemek, bir şeyi yere düşürmek için bükmek veya çevirmek, sürekli/sabit bir şekilde veya yolda devam etmek, kararlı/azimli/kararlı/güçlü olmak, bir şeye karşı sıkıca direnmek, mırıldanmak veya homurdanmak, titremek veya ürpermek veya sallanmak, ileri geri veya yandan yana hareket etmek, çalkalanma halinde olmak, safra tarafından alt edilmek.yanından geçse
5عَلَيْهِǎleyhionun
6مَلَاٌmeleunم ل اDoldurmak, tatmin etmek, yardım etmek. Gençliğin özsuyu veya canlılığı bir kişide daha dolu bir şekilde ortaya çıktı. Tatmin etmek/doymak. Yardım etmek, desteklemek, bir şeyi yapmak için uyum sağlamak. Toplantı. En üst seviye [bir yayı mümkün olduğunca geriye çekmek gibi]. Gücünün son noktasıileri gelenler
7مِنْmin-den
8قَوْمِهِḳavmihiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmin-
9سَخِرُواseḣirūس خ رAlay etmek, dalga geçmek, eğlenmek, küçümsemek, maskaraya almak, kullanmak, hizmetine almak, emrine vermek, buyruğu altına almak, zorla çalıştırmak, sömürmekalay ediyorlardı
10مِنْهُminhuonunla
11قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
12اِنْineğer
13تَسْخَرُواtesḣarūس خ رAlay etmek, dalga geçmek, eğlenmek, küçümsemek, maskaraya almak, kullanmak, hizmetine almak, emrine vermek, buyruğu altına almak, zorla çalıştırmak, sömürmekalay ederseniz
14مِنَّاminnābizimle
15فَاِنَّاfe innāmuhakkak biz de
16نَسْخَرُnesḣaruس خ رAlay etmek, dalga geçmek, eğlenmek, küçümsemek, maskaraya almak, kullanmak, hizmetine almak, emrine vermek, buyruğu altına almak, zorla çalıştırmak, sömürmekalay edeceğiz
17مِنْكُمْminkumsizinle
18كَمَاke māgibi
19تَسْخَرُونَtesḣarūneس خ رAlay etmek, dalga geçmek, eğlenmek, küçümsemek, maskaraya almak, kullanmak, hizmetine almak, emrine vermek, buyruğu altına almak, zorla çalıştırmak, sömürmeksizin alay ettiğiniz

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gemiyi yapmaya koyulmuştu ve kavminin ileri gelenleri, yanından geçerken alay ediyorlardı onunla, o da, alay ediyorsunuz bizimle ama diyordu, siz nasıl alay ediyorsanız biz de sizinle öyle alay edeceğiz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gemiyi yapmaya koyulmuştu ve kavminin ileri gelenleri, yanından geçerken alay ediyorlardı onunla, o da, alay ediyorsunuz bizimle ama diyordu, siz nasıl alay ediyorsanız biz de sizinle öyle alay edeceğiz.

Adem Uğur

Nuh gemiyi yapıyor, kavminden ileri gelenler ise, yanına her uğradıkça onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Eğer bizimle alay ediyorsanız, iyi bilin ki siz nasıl alay ediyorsanız biz de sizinle alay edeceğiz!

Ahmed Hulusi

Gemiyi yapıyor(du). . . Halkının ileri gelenleri Ona her uğradıklarında, alay ediyorlardı. . . (Nuh) dedi ki: "Eğer bizimle alay ederseniz, sizin alay ettiğiniz gibi (gün gelir) biz de sizinle alay ederiz. "

Ahmet Tekin

Nuh gemileri inşa ediyor; kavminden ileri gelen kodamanlar ise, yanına uğradıkça, her defasında, onunla alay ederek cehâletine hükmediyorlardı. Nuh: 'Bizimle alay ederek cehaletimize hükmediyorsanız eğer, bir gün gelecek ki, kesinlikle biz de yaklaşan azaptan yana bilgisizliğinizden dolayı sizinle alay ederek cehâletinize hükmedeceğiz. Tıpkı sizin bizimle alay ederek cehâletimize hükmettiğiniz gibi.' dedi.

Ahmet Varol

O gemiyi yapıyor ve ne zaman kavminin ileri gelenlerinden bir grup yanından geçse kendisiyle alay ediyorlardı. Nuh dedi ki: 'Eğer siz bizimle alay ediyorsanız, biz de sizin alay ettiğiniz gibi sizinle alay edeceğiz.

Ali Bulaç

Gemiyi yapıyordu. Kavminin ileri gelenleri kendisine her uğradığında O'nunla alay ediyordu. O: "Eğer bizimle alay ederseniz, alay ettiğiniz gibi biz de sizlerle alay edeceğiz" dedi.

Ali Fikri Yavuz

Nûh gemiyi yapıyordu. Kavminden her hangi bir topluluk yanından her geçtikçe, kendisiyle alay ediyordu. Nûh onlara: “- Eğer şimdi bizimle alay edip eğleniyorsanız, biz de (Allah’ın azabı size geldiği zaman), bizimle alay ettiğiniz gibi, sizinle alay edeceğiz.

Ali Rıza Safa

Ve gemiyi yapmaya başladı. Toplumunun ileri gelenleri, yanından geçtikleri zaman, Onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Bizimle alay ediyorsanız; bizimle alay ettiğiniz gibi, biz de kesinlikle sizinle alay edeceğiz!"

Bayraktar Bayraklı

Nuh gemiyi yaparken, kavminin ileri gelenleri yanından her geçtiklerinde onunla alay ediyorlardı. O da,"Bizimle alay ediyorsunuz ama, biz de sizin alay ettiğiniz gibi sizinle alay edeceğiz." dedi.

Bekir Sadak

(38-39) Gemiyi yaparken, milletinin inkarci ileri gelenleri yanina ugradikca onunla alay ederlerdi. O da: «Bizimle alay ediyorsunuz ama, alay ettiginiz gibi biz de sizinle alay edecegiz; rezil edecek olan azabin kime gelecegini ve kime surekli azabin inecegini goreceksiniz» dedi.

Celal Yıldırım

Nûh gemiyi yapmaya başladı ; kavminin ileri gelenleri yanından geçtikçe onu alaya alıyorlardı. Nûh onlara : «Bizimle alay ediyorsunuz ; bizimle alay ettiğiniz gibi biz de (yakında) sizinle alay edeceğiz.

Diyanet İşleri

(Nuh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz."

Diyanet İşleri (eski)

(38-39) Gemiyi yaparken, milletinin inkarcı ileri gelenleri yanına uğradıkça onunla alay ederlerdi. O da: 'Bizimle alay ediyorsunuz ama, alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz; rezil edecek olan azabın kime geleceğini ve kime sürekli azabın ineceğini göreceksiniz' dedi.

Diyanet Vakfi

Nuh gemiyi yapıyor, kavminden ileri gelenler ise, yanına her uğradıkça onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: «Eğer bizimle alay ediyorsanız, iyi bilin ki siz nasıl alay ediyorsanız biz de sizinle alay edeceğiz!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Gemiyi yapıyordu, kavminden bazı ileri gelen gruplar, onun yanından gelip geçtikçe, onunla alay ediyorlardı. Nuh dedi ki: «Bizimle eğleniyorsunuz, biz de sizinle tıpkı bizimle eğlendiğiniz gibi alay edip eğleneceğiz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, gemiyi yapıyordu ve kavminden herhangi bir güruh da yanından geçtikçe onunla eğleniyorlardı. Nuh: "Eğer bizimle eğleniyorsanız, biz de sizin eğlendiğiniz gibi eğleneceğiz sizinle!

Elmalılı Hamdi Yazır

Gemiyi yapıyordu, kavminden her hangi bir güruh de yanından geçtikçe onunla eğleniyorlar, dedi: bizimle eğleniyorsanız, biz de sizi sizin eğlendiğiniz gibi eğleneceğiz

Erhan Aktaş

Gemiyi yapıyordu. Halkının meleleri, onun yanından ne zaman geçseler, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Alay edin bakalım! Görürsünüz, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gemiyi yapıyordu. Halkının meleleri, onun yanından ne zaman geçseler, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Alay edin bakalım! Görürsünüz, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gemiyi yapıyordu. Halkının ileri gelenleri, onun yanından ne zaman geçseler, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Alay edin bakalım! Görürsünüz, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz."

Fizilal-il Kuran

Nuh, gemiyi yapar. İleri gelen soydaşlarının yanından geçen her grubu kendisini alaya alır. Nuh da onlara dedi ki; «Siz bizimle alay ediyorsunuz, ama şimdi siz bizimle nasıl alay ediyorsanız. İlerde biz sizinle alay edeceğiz.»

Gültekin Onan

Gemiyi yapıyordu. Kavminin ileri gelenleri kendisine her uğradığında O'nunla alay ediyordu. O: "Eğer bizimle alay ederseniz, alay ettiğiniz gibi biz de sizlerle alay edeceğiz" dedi.

Hamdi Döndüren

Nuh gemiyi yapmaya başladı. Kavminin ileri gelenleri, yanından geçerken onunla alay ediyorlardı. Nuh dedi ki: “Bizimle alay ederseniz, sizin alay ettiğiniz gibi, (günü geldiğinde) biz de sizinle alay ederiz!”

Hasan Basri Çantay

(Nuh) gemiyi yapıyordu. Kavminden her hangi bir güruh yanından geçdikçe onunla eğleniyorlardı. Dedi ki: "Eğer bizimle eğlenirseniz biz de sizinle, bu eğlendiğiniz gibi, eğleneceğiz".

Hasib Asutay

(Nuh) gemiyi yapıyor, kavminden ileri gelenler yanından her geçtikçe onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: 'Eğer bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz.'

Hayrat Neşriyat

(Nûh) gemiyi yapıyor; kavminden bir gürûh da yanından geçtikçe onunla alay ediyorlardı. (Nûh) dedi ki: 'Eğer (siz) bizimle eğleniyorsanız, sonunda şübhesiz biz de(Allah’ın azâbı geldiği vakit) sizinle, bu alay etmekte olduğunuz gibi alay edeceğiz.'

İbni Kesir

Gemiyi yapmaya başladı. Kavminin ileri gelenleri yanına uğradıkça onunla eğlenirlerdi. O da dedi ki: Bizimle alay ediyorsunuz ama, sizin alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz.

Mehmet Okuyan

(Nuh) gemiyi yapıyor, kavminden yöneticiler ise yanına her uğradıklarında onunla alay ediyorlardı. (Nuh onlara) şöyle demişti: “Bizimle alay ediyorsanız, sizin alay edişiniz gibi ileride biz de sizinle alay edeceğiz!”

Muhammed Esed

Ve böylece (Nuh) gemiyi yapmaya başladı; (o bu işle uğraşırken) kavminin ileri gelenleri her ne zaman yanından geçseler onunla alay eder eğlenirlerdi; o da onlara: "Siz bizimle alay ediyorsanız, bilin ki, sizin alay ettiğiniz gibi biz de (yaklaşan azaptan yana bilgisizliğinizden ötürü) sizinle alay ediyoruz" derdi.

Mustafa İslamoğlu

Derken o, gemiyi inşa etmeye koyuldu. Şimdi, toplumunun önde gelenleri ne zaman ona rastlasalar, onunla alay ederlerdi. O derdi ki: "Siz bizimle alay ediyorsanız, hiç kuşkunuz olmasın ki, (zaman gelecek) tıpkı sizin gibi, biz de sizinle alay edeceğiz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve gemiyi yapıyordu ve kavminden hangi bir gürûh yanından her geçip gidince de O'nunla alay ediyorlardı. Dedi ki: «Eğer bizim ile alay ederseniz artık şüphe yok ki, biz de sizin alay ettiğiniz gibi sizinle alay ederiz.»

Ömer Öngüt

Gemiyi yaparken, kavminin ileri gelenleri yanına uğradıkça onunla alay ediyorlardı. O da dedi ki: “Siz bizimle alay ediyorsunuz amma, iyi bilin ki sizin alay ettiğiniz gibi, biz de sizinle alay edeceğiz. ”

Suat Yıldırım

Nuh gemiyi yapıyor, halkından ileri gelenler her ne zaman yanından geçseler onunla alay ediyorlardı. Nuh da: "Siz, dedi; şimdi bizimle alay ediyorsanız, elbet bizim de sizinle alay edeceğimiz bir gün gelir."

Süleyman Ateş

Nuh gemiyi yapıyor, kavminden ileri gelenler yanından geçtikçe onunla alay ediyorlardı. "Siz bizimle alay ederseniz, sizin alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz?" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Nuh gemiyi inşa ediyor; halkının ileri gelenleri ise yanından her geçtiklerinde onunla alay ediyordu. O da şöyle diyordu: "Şimdi siz bizimle alay ediyorsunuz, biz de sizinle zamanı geldiğinde tıpkı sizin alay ettiğiniz gibi alay edeceğiz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nuh gemiyi yapıyordu. Halkının ileri gelenleri oradan her geçtiklerinde Nuh ile eğleniyorlardı. O da şöyle diyordu: "Siz bizimle eğleniyorsanız, biz de sizinle eğleneceğiz. Tıpkı sizin eğlendiğiniz gibi.

Şaban Piriş

Nuh gemiyi yapar. Halkının önde gelenleri ona her uğrayışlarında, onunla alay ederler. O: -Bizimle alay edin bakalım, biz de, alay ettiğiniz gibi sizinle alay edeceğiz, der.

Tefhim-ul Kuran

Gemiyi yapmaktaydı. Kavminin ileri gelenleri kendisine her uğradığında onunla alay ediyordu. O: «Eğer bizimle alay ederseniz, alay ettiğiniz gibi biz de sizlerle alay edeceğiz» dedi.

Ümit Şimşek

Nuh gemiyi yapıyor, kavminin ileri gelenleri de oradan her geçişlerinde onunla alay ediyorlardı. Nuh ise, 'Siz bizimle eğleniyorsanız, birgün biz de sizinle eğleniriz,' diyordu. 'Tıpkı sizin şimdi eğlendiğiniz gibi.

Yaşar Nuri Öztürk

Gemiyi yapıyordu. Toplumundan herhangi bir grup yanından geçtikçe onunla alay ediyorlardı. Dedi ki Nuh "Bizimle alay ediyorsanız, biz de sizinle alay edeceğiz. Tıpkı sizin eğlendiğiniz gibi."

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Nuh gəmini düzəldir, qövmünün zadəganları isə hər dəfə yanından keçdikcə onu ələ salırdılar. O isə deyirdi: “Əgər siz bizi ələ salırsınızsa, biz də sizi, siz bizi ələ saldığınız kimi ələ salacağıq.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

So baute er die Arche. Und wenn die Notabeln seines Volkes an ihm vorbeigingen, spotteten sie über ihn. Er sprach: ʺWenn ihr euch lustig über uns macht, werden wir euch so verspotten wie ihr uns verspottet habt.

Almanca — Der Edle Quran

Er verfertigte das Schiff, wobei jedesmal, wenn eine führende Schar aus seinem Volk an ihm vorbeikam, sie über ihn spotteten. Er sagte: ʺWenn ihr über uns spottet, werden auch wir über euch spotten, so wie ihr (jetzt über uns) spottet.

Almanca — M. A. Rassoul

Und er baute also das Schiff; sooft die Vornehmen seines Volkes an ihm vorübergingen, verspotteten sie ihn. Er sprach: ʺVerspottet ihr uns, so werden auch wir euch verspotten, gerade so, wie ihr spottet.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und er begann das Schiff zu bauen. Und immer wieder, wenn eine Gruppe seiner Leute bei ihm vorbeiging, verspottete sie ihn. ER sagte: ʺWenn ihr uns verspottet, so verspotten wir euch doch genauso, wie ihr uns verspottet!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

As he was building the Ark he was laughed at, as often as some of those in whose hearts reigned vices and follies went by, they laughed him to scorn. But he said to them: "If you consider us now the laughing-stock, soon enough shall you be the object of laughter and our mouth shall be filled with laughter as yours was.

Abdul Haleem

So he began to build the Ark, and whenever leaders of his people passed by, they laughed at him. He said, ‘You may scorn us now, but we will come to scorn you:

Abdullah Yusuf Ali

Forthwith he (starts) constructing the Ark: Every time that the chiefs of his people passed by him, they threw ridicule on him. He said: "If ye ridicule us now, we (in our turn) can look down on you with ridicule likewise!

Abul A'la Maududi

As Noah was building the Ark, whenever the leading men of his nation passed by him, they would scoff at him. He said: 'If you scoff at us, we too scoff at you in like manner.

Aisha Bewley

He began to build the Ark and every time some nobles of his people passed him by, they ridiculed him. He said, ‘Though you ridicule us now, we will certainly ridicule you as you do us.

Al-Hilali & Khan

And as he was constructing the ship, whenever the chiefs of his people passed by him, they mocked at him. He said: "If you mock at us, so do we mock at you likewise for your mocking.

Ali Quli Qarai

As he was building the ark, whenever the elders of his people passed by him, they would ridicule him. He said, ‘If you ridicule us [today], we shall ridicule you [tomorrow] just as you ridicule us [now].

Amatul Rahman Omar

And he set himself to making the Ark and every time the chiefs of his people passed by him they looked down upon him, (thereupon) he said, `Surely, we (in our turn) will look down on you just as you look down (on us now).

Arthur John Arberry

So he was making the Ark; and whenever a council of his people passed by him they scoffed at him, He said, 'If you scoff at us, we shall surely scoff at you, as you scoff

Bijan Moeinian

Then Noah started to build the arc. Every time that the chieftain of his people would pass by, they would make fun of him. His reply was: "Go on, continue laughing. We are also making fun of you (for your ignorance) the same way that you are making fun of us."

E. Henry Palmer

So he made the ark, and every time the chiefs of his people passed by him they jested at him. Said he, 'If ye jest at us, verily, we shall jest at you even as ye are jesting, and ye shall surely know.

Edip-Layth

As he was constructing the Ship, every time any cluster from his people passed by, they mocked him. He said, "If you mock us, then we also mock you as you mock."

George Sale

And he built the ark; and so often as a company of his people passed by him, they derided him: But he said, though ye scoff at us now, we will scoff at you hereafter, as ye scoff at us;

Hamid S. Aziz

And make the Ark under Our eyes (supervision, purposes), and at Our inspiration (instructions); and plead not with Me for those who have done wrong. Verily, they shall be drowned."

Mahmoud Ghali

And he was working out (i. e., making) the Ship (s) (Arabic fulk "ship" can mean singular or plural) and whenever (some) chiefs of his people passed by him, they scoffed at him. He said, "In case you scoff at us, surely we will scoff at you, as you scoff.

Marmaduke Pickthall

And he was building the ship, and every time that chieftains of his people passed him, they made mock of him. He said: Though ye make mock of Us, yet We mock at you even as ye mock;

Mohamed Ahmed - Samira

So he built the ark; and when groups of his people passed by him, they scoffed at him. He said to them: "Though you laugh at us (now), we shall laugh at you, as you are laughing at us.

Muhammad Asad

And [so Noah] set himself to building the ark; and every time the great ones of his people passed by him, they scoffed at him. [Thereupon] he said: "If you are scoffing at us-behold, we are scoffing at you [and your ignorance], just as you are scoffing at us.

Mustafa Khattab

So he began to build the Ark, and whenever some of the chiefs of his people passed by, they mocked him. He said, "If you laugh at us, we will ˹soon˺ laugh at you similarly.

Progressive Muslims

And as he was constructing the Ship, every time any cluster from his people passed by, they mocked him. He said: "If you mock us, then we also mock you as you mock."

Sahih International

And he constructed the ship, and whenever an assembly of the eminent of his people passed by him, they ridiculed him. He said, "If you ridicule us, then we will ridicule you just as you ridicule.

Sam Gerrans

And he made the ship. And every time eminent ones among his people passed by him they derided him. He said: “If you deride us, yet will we deride you just as you deride,

Shabbir Ahmed

As he was building the ship, and every time the chiefs of his nation passed by him, they mocked at him. Thereupon he said, "If you are mocking us, behold, we are mocking (at your ignorance) just as you are mocking us."

Syed Vickar Ahamed

Right away he (Nuh) started building the Ark: Every time that the Chiefs of his people passed by him, they mocked him. He said: "If you ridicule us now, we can (also) look down on you with similar ridicule!

Taqi Usmani

He started making the Ark. Whenever the leaders of his people passed by him, they mocked at him. He said, "If you mock at us, we mock at you like you mock at us:

The Monotheist Group

And as he was constructing the ship, every time any cluster from his people passed by, they mocked him. He said: "If you mock us, then we also mock you as you mock."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et il construisait lʹarche. Et chaque fois que des notables de son peuple passaient près de lui, ils se moquaient de lui. Il dit: ʺSi vous vous moquez de nous, eh bien, nous nous moquerons de vous, comme vous vous moquez (de nous).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wî keştî çêdikir. Çi dema giregirên qewmê wî di ber re diborîn tinazên xwe pê dikirin. (Nûh ji wan re) Got: Eger hûn tinazên xwe bi me bikin, vêca em ê jî tinazên xwe bi we bikin, çawa ku hûn bi me tinazan dikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En hij bouwde het schip en telkens als er voornaamsten van zijn volk voorbijkwamen maakten zij hem belachelijk. Hij zei: ʺJullie maken ons belachelijk, maar wij zullen jullie belachelijk maken, zoals jullie (ons nu) belachelijk maken.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hij bouwde de ark (en zoo dikwijls eenigen van zijn volk hem voorbij gingen, bespotten zij hem; maar hij zeide tot hen: Ofschoon gij ons nu bespot, zullen wij u later bespotten, gelijk gij ons bespot, gij spot, doch gij zult zekerlijk weten.

Hollandaca — Siregar

En hij bouwde het schip en telkens wanneer de vooraanstaanden van zijn volk voor bij kwamen, bespotten zij hem. Hij zei: ʺAls jullie ons bespotten: voorwaar, dan zullen wij jullie later bespotten, zoals jullie ons (nu) bespotten.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И делал он [Нух] ковчег, и каждый раз, когда проходила мимо него знать из его народа, они насмехались над ним. Он [Нух] сказал: «Если вы (сегодня) насмехаетесь над нами, то и мы будем насмехаться над вами (когда начнется потоп), как вы насмехаетесь.

Rusça — Osmanov

Он сооружал ковчег, и каждый раз, когда мимо него проходили знатные люди из его народа, они высмеивали его, а он говорил: ʺЕсли вы насмехаетесь над нами, то и мы, воистину, будем насмехаться над вами, подобно тому как смеетесь вы.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och (Noa) byggde arken. Varje gång (några av) folkets äldste gick förbi, gjorde de narr av honom. Han sade: ʺVill ni göra narr av oss (skall ni veta att) liksom ni gör narr av oss gör vi narr av er.