(Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) "Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!" demelerinden dolayı sana vahyolunanlardan bir kısmını göz ardı edeceksin ve o yüzden göğsün daralacak. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.

فَلَعَلَّكَ تَارِكٌ بَعْضَ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ وَضَائِقٌ بِهِ صَدْرُكَ اَنْ يَقُولُوا لَوْلَا اُنْزِلَ عَلَيْهِ كَنْزٌ اَوْ جَاءَ مَعَهُ مَلَكٌ اِنَّمَٓا اَنْتَ نَذِيرٌ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَكِيلٌ

fe leǎlleke tārikun beǎ'De mā yūHā ileyke ve Dāiḳun bihi Sadruke en yeḳūlū levlā unzile ǎleyhi kenzun ev cā'e meǎhu melekun innemā ente neƶīrun ve(a)llahu ǎlā kulli şey'in vekīlun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَعَلَّكَfe leǎllekebelki de
2تَارِكٌtārikunت ر كTerk etmek, bırakmak, vazgeçmek, feragat etmek, ihmal etmek, atlamak, birine bir şey bırakmak.bırakacaksın
3بَعْضَbeǎ'Deب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazbir kısmını
4مَا
5يُوحٰٓىyūHāو ح يİşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece dinleyenin duyabileceği fısıltı tonunda bir şey söylemek ama yanında duran kişinin duyamayacağı şekilde.vahyedilenin
6اِلَيْكَileykesana
7وَضَائِقٌve Dāiḳunض ي قDaraldı veya sıkıştı. Bir şeyle tıkandı, aşırı doldu veya taştı.ve daralacak
8بِهِbihionunla
9صَدْرُكَSadrukeص د رGeri dönmek, geri gelmek, ilerlemek, çıkmak veya kaynaklanmak, ileri gitmek, ilerletmek veya teşvik etmek, gerçekleşmek, olmak, kaynaklanmak, göğse/sine vurmak, başlamak. Kişinin önünde duran veya yüzleştiği herhangi bir şey; dolayısıyla göğüs, sine veya bağır [genellikle zihni anlamında]. Herhangi bir şeyin ön kısmı. Geri gitme veya geri dönüp uzaklaşma.göğsün
10اَنْendolayı
11يَقُولُواyeḳūlūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemelerinden
12لَوْلَاlevlādeğil miydi?
13اُنْزِلَunzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirilmeli
14عَلَيْهِǎleyhiona
15كَنْزٌkenzunك ن زBiriktirmek, hazine olarak saklamak, toprağa hazine gömmek.bir hazine
16اَوْevveya
17جَاءَcā'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgelmeli
18مَعَهُmeǎhuberaberinde
19مَلَكٌmelekunم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.bir melek
20اِنَّمَٓاinnemāancak
21اَنْتَentesen
22نَذِيرٌneƶīrunن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.bir uyarıcı
23وَاللّٰهُve(a)llahuAllah ise
24عَلٰىǎlāüzerine
25كُلِّkulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
26شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşey
27وَكِيلٌvekīlunو ك لGüvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak.vekildir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ona bir hazine indirilseydi, yahut onunla berâber yanında bir melek de gelseydi demelerine sıkılarak sana vahyedilenlerin bir kısmını terk ediverecek misin? Sen ancak bir korkutucusun ve Allah her şeyi korur.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ona bir hazine indirilseydi, yahut onunla berâber yanında bir melek de gelseydi demelerine sıkılarak sana vahyedilenlerin bir kısmını terk ediverecek misin? Sen ancak bir korkutucusun ve Allah her şeyi korur.

Adem Uğur

Belki de sen (müşriklerin:) "Ona (gökten) bir hazine indirilseydi veya onunla beraber bir melek gelseydi!" demelerinden ötürü sana vahyolunan âyetlerin bir kısmını (duyurmayı) terk edeceksin ve bu yüzden ruhun daralacaktır. (İyi bil ki) sen ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekîldir.

Ahmed Hulusi

(Rasulüm!) Belki de sen, "O'na bir hazine inzal edilseydi yahut beraberinde bir melek gelseydi ya" demelerinden (akılla değerlendirilen yerine gözle değerlendirilen mucize istemelerinden ötürü), için daralıp, sana vahyolunanın bazısını bildirmeyi terkedecek misin? Sen ancak bir uyarıcısın! Allah her şeye Vekiyl'dir.

Ahmet Tekin

Belki de sen, onların: 'Ona bir hazine indirilseydi veya onunla beraber bir melek gelseydi' diyerek seni yalanlamaları endişesiyle sana vahyolunan âyetlerin bir kısmını tebliğ etmeyi terkedeceksin ve bu yüzden ruhun daralacaktır. Unutma ki, sen sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcısın. Her şeyi denetleyen, her şeyin kaydını yapan, hesabını soran, himaye eden Allah’tır.

Ahmet Varol

Onların: 'Ona bir hazine indirilmeli veya beraberinde bir melek gelmeli değil miydi?' demelerinden dolayı göğsün daralabilir ve sana vahyedilenin bir kısmını belki bırakabilirsin. [1] Sen sadece bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.

Ali Bulaç

Şimdi onların: "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla birlikte bir melek gelmeli değil miydi?" demeleri dolayısıyla göğsün daralıp sana vahyolunanlardan bir kısmını terk mi edeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah her şeye vekildir.

Ali Fikri Yavuz

Şimdi sen (Ey Resulüm), müşrikler: “- ona bir hazine indirilseydi, yahut beraberinde bir melek gelseydi ya”, demelerinden ötürü göğsün daralacak, sana vahyolunanın bazısını terkedecek (söylemiyecek) hâle gelirsin. Fakat sen, ancak Allah’ın azabı ile korkutan bir peygambersin. Allah ise her şeye vekîldir. (Ona güven; O, müşriklerin cezasını verir.).

Ali Rıza Safa

Sen; "Ona, bir gömü indirilmeli veya Onunla birlikte, bir melek gelmeliydi; öyle değil mi?" demeleri yüzünden gönlün daraldığı için, sana bildirilenin bir bölümünü belki de bırakacaksın. Sen, yalnızca bir uyarıcısın. Oysa Allah, Her Şeyin Koruyucusudur.

Bayraktar Bayraklı

Belki de sen, müşriklerin "Ona gökten bir hazine indirilseydi veya onunla beraber bir melek gelseydi ya!" demelerinden dolayı, sana vahyolunan ayetlerin bir kısmını tebliğ etmeyi terkedeceksin ve bu yüzden ruhun daralacaktır. İyi bil ki, sen sadece bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir."

Bekir Sadak

Putperestlerin: «Ona bir hazine indirilmeli veya yaninda bir melek gelmeli degil miydi?» demelerinden senin kalbin daralir ve belki de sana vahyolunanin bir kismini terkedecek olursun. Sen ancak bir uyaricisin, Allah her seye vekildir.

Celal Yıldırım

Onların O'na (sapık inkarcıların Peygamber'e) bir hazine indirmeli değil miydi veya onunla beraber bir melek gelmeli değil miydi ? demelerinden neredeyse sana vahyolunanın bir kısmını terkeder gibi oluyorsun ve bu sebeple göğsün daralıyor. (Unutma ki) sen ancak bir uyarıcısın. Allah ise, her şeyi düzenleyen, koruyan tek güven kaynağıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Ona bir hazine indirilse veya onunla beraber bir melek gelse ya!” demelerinden dolayı canın sıkılarak sana vahyedilen âyetlerin bir kısmının tebliğini terkedecek değilsin ya! Sen ancak bir uyarıcısın. Allah her şeye vekildir.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) "Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!" demelerinden dolayı sana vahyolunanlardan bir kısmını göz ardı edeceksin ve o yüzden göğsün daralacak. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.

Diyanet İşleri (eski)

Putperestlerin: 'Ona bir hazine indirilmeli veya yanında bir melek gelmeli değil miydi?' demelerinden senin kalbin daralır ve belki de sana vahyolunanın bir kısmını terkedecek olursun. Sen ancak bir uyarıcısın, Allah her şeye vekildir.

Diyanet Vakfi

Belki de sen (müşriklerin:) «Ona (gökten) bir hazine indirilseydi veya onunla beraber bir melek gelseydi!» demelerinden ötürü sana vahyolunan âyetlerin bir kısmını (duyurmayı) terk edeceksin ve bu yüzden ruhun daralacaktır. (İyi bil ki) sen ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekîldir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Ey Resulüm!) Şimdi belki sen, «Ona bir hazine indirilse, ya da beraberinde bir melek gezip dolaşsa ya!» diyorlar diye sana vahyolunan vahyin bir kısmını terkedecek olursun ve bundan dolayı da göğsün daralır. Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şimdi belki de sen, onların: "Ona bir hazine indirilse veya beraberinde bir melek gelse ya!" demeleri yüzünden için sıkılarak, sana vahyolunanın bir kısmını terkedecek olursun. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın. Allah ise herşeye vekildir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi ihtimal ki sen "ona bir hazine indirilse ya veya beraberindeki bir melek gelse ya" diyorlar diye göğsün daralarak sana vahyolunanın ba'zısını bu sebeble terkedecek olursun, fakat sen sırf bir nezirsin. Allah ise, her şey'e karşı vekil.

Erhan Aktaş

O halde sen, "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla bir melek gelmeli değil miydi?" dedikleri için göğsün daralıp; sana vahyolunanın bir kısmını tebliğ etmekten vaz mı geçeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O halde sen, "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla bir melek gelmeli değil miydi?" dedikleri için göğsün daralıp; sana vahyolunanın bir kısmını tebliğ etmekten vaz mı geçeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O halde sen, "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla bir melek gelmeli değil miydi?" dedikleri için göğsün daralıp; sana vahyolunan kısmını tebliğ etmekten vaz mı geçeceksin? Sen ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.

Fizilal-il Kuran

Müşriklerin «Muhammed'e gökten bir hazine inseydi ya, ya da kendisi ile birlikte bir melek gelseydi ya» şeklindeki sözleri canını sıkabilir ve bu yüzden sana indirdiğimiz vahyin bir bölümünü onlara duyurmaktan vazgeçebilirsin. Oysa sen sadece bir uyarıcısın. Her şeyin yönlendiricisi Allah'dır.

Gültekin Onan

Şimdi onların: "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla birlikte bir melek gelmeli değil miydi?" demeleri dolayısıyla göğsün daralıp sana vahyolunanlardan bir kısmını terk mi edeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın. Tanrı her şeye vekildir.

Hamdi Döndüren

Belki de sen (müşriklerin), “Ona (gökten) bir hazine indirilmeli veya onunla birlikte bir melek gelmeli değil miydi!” demelerinden ötürü, sana vahyolunan âyetlerin bir bölümünü (duyurmayı) terk edeceksin ve bu yüzden göğsün daralacak! (İyi bil ki) sen ancak uyarıcı bir peygambersin! Allah ise her şeye vekildir.

Hasan Basri Çantay

Şimdi sen (müşriklerin belki): "Ona (gökden) bir hazine indirilseydi, yahud maiyyetinde bir de melek gelseydi ya" demelerinden (naşi) sana vahy olunandan bir kısmını, bu yüzden yüreğin daralarak, hemen terk mi edivereceksin? Sen ancak bir nezirsin (Allahın azabiyle korkutan bir peygambersin). Allah ise her şey'e hakkıyle vekildir.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Belki de sen 'Ona (gökten) bir hazine indirilseydi veya onunla birlikte bir melek gelseydi!' demelerinden dolayı sana vahyolunanlardan bir kısmını (duyurmayı) terk edeceksin ve bu yüzden göğsün daralacaktır. (İyi bil ki) sen ancak bir uyarıcısın, Allah ise her şeye vekildir.

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) Şimdi sen (müşriklerin): 'Ona bir hazîne indirilmeli veya berâberinde bir melek gelmeli değil miydi?' demeleri yüzünden, olur ki, sana vahyolunanın bir kısmını (kabûl etmezler diye anlatmayı) terk edici olursun. Hem bundan dolayı göğsün daralacak olur. Sen ancak bir korkutucusun. Allah ise, herşeye vekîldir.

İbni Kesir

Belki de sen; ona bir hazine indirilmeli veya yakında bir melek gelmeli değil miydi? demelerinden ötürü sana vahyolunanların bir kısmını terkedecek olursun. Sen, ancak bir uyarıcısın. Ve Allah; her şeye Vekil'dir.

Mehmet Okuyan

(Müşriklerin) “Ona (gökten) bir hazine indirilseydi veya onunla birlikte bir melek gelseydi ya!” demeleri yüzünden sen neredeyse sana vahyolunan ayetlerin bir kısmını terk edeceksin ve (bu yüzden) ruhun daralacak. Sen sadece bir uyarıcısın. Allah her şeye vekildir (güven kaynağıdır).

Muhammed Esed

O halde, (ey Peygamber, sırf inkarcılar hoşlanmıyor diye ve) onların "Niçin ona (gökten) bir hazine inmedi" ya da, "(niçin) onunla (gözle görülebilen) bir melek gelmedi?" diye söylenmelerinden ötürü yüreğin daralıyor diye sana vahyedilen mesajın bir kısmını göz ardı etmen hiç doğru olur mu? (Unutma ki,) sen sadece bir uyarıcısın; Allah ise her şeyin üzerinde gözetici olarak bulunuyor,

Mustafa İslamoğlu

Şöyle ki; belki de, onların "Onun üzerine bir hazine indirilmeli değil miydi?" ya da "Onunla birlikte bir de melek gelse (ya)!" demekle senden beklentileri, göğsün bu yüzden daralsın da, sana bildirilen kimi vahiyleri kulak ardı edesin diyedir! Kesinlikle sen sadece bir uyarıcısın! Allah ise, her şeyi en ideal manada koruyandır.

Ömer Nasuhi Bilmen

İmdi sen ihtimal ki, «Onun izerine bir hazine indirilmeli veya onunla beraber bir melek gelmeli mi idi?» demelerinden dolayı sana vahyolunanların bazısını terkedici ve onunla göğsün daralır bulunacaksın. Sen ancak bir nezirsin. Allah Teâlâ ise her şey üzerine vekildir.

Ömer Öngüt

Belki de sen: “Ona bir hazine indirilmeli veya onunla beraber bir melek gelmeli değil miydi?” dedikleri için, sana vahyolunan âyetlerin bir kısmını bırakacak ve bu yüzden göğsün daralacaktır. Sen ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.

Suat Yıldırım

İmdi, senin de muhatap olduğun imtihan icabı ey Resûlüm, o müşriklerin: "Ona bir hazine indirilse ya!" veya "beraberinde bir melek gelse ya!" demelerinden ötürü, belki de göğsün daralarak sana vahyolunanın bir kısmını terk edecek olursun. Fakat sen böyle yapmazsın ve yapma! Zira sen sadece uyaran bir elçisin. Bütün işleri düzenleyen, herkese lâyık olduğu neticeyi verecek olan ise Allah Teâlâdır.

Süleyman Ateş

Herhalde sen: "Ona bir hazine indirilmeli veya beraberinde bir melek gelmeli değil miydi?" demelerinden ötürü, sana vahyolunanın bir kısmını bırakacaksın ve bununla göğsün sıkılacak; ama sen sadece bir uyarıcısın (böyle sözlere aldırma), her şeye vekil olan Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı

"Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!" demeleri yüzünden sana yapılan vahyin bir kısmını terk edecek gibi oluyorsun, bu da senin göğsünü daraltıyor. Halbuki sen yalnızca bir uyarıcısın. Her şeye vekil olan Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi" demesinler diye sanki sana gelen vahiyden bir kısmını onlara okumayacak gibisin; bu da senin göğsünü daraltıyor. Halbuki sen yalnızca bir uyarıcısın. Her şeye vekil olan Allah'tır.

Şaban Piriş

O halde sen: -Ona bir hazine indirilmeli veya Onunla birlikte bir melek gelmeli değil miydi? dedikleri için göğsün daralıp sana vahyedilenin bir kısmını terk mi edeceksin? Sen ancak bir uyarıcısın. Allah, her şeyin vekilidir.

Tefhim-ul Kuran

Şimdi onların: «Ona bir hazine indirilmeli veya onunla birlikte bir melek gelmeli değil miydi?» demeleri dolayısıyla göğsün daralıp sana vahyolunanlardan bir kısımını mı terkedeceksin? Sen yalnızca bir uyarıp korkutucusun. Allah her şeye vekildir.

Ümit Şimşek

'Ona gökten bir hazine indirilmeli veya onunla beraber bir melek gelmeli değil miydi?' demeleri yüzünden göğsün daralıyor diye, sana vahyedilenlerden bir kısmını terk edecek değilsin ya! Sen ancak bir uyarıcısın. Allah ise herşeyi görüp gözeten Vekildir.

Yaşar Nuri Öztürk

Belki de sen; onlar, "Ona bir hazine indirilseydi, yahut beraberinde bir melek gelseydi ya!" diyorlar diye göğsün sıkışıp daralarak, sana vahyedilmekte olanının bir kısmını terk etmeye kalkarsın. Gerçek olan şu ki, sen sadece bir uyarıcısın. Allah ise her şey üzerinde bir Vekil'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların: “Nə üçün ona bir xəzinə endirilməyib yaxud onunla bir mələk gəlməyib?”– deməkləri üzündən, bəlkə də, sənə gələn vəhyin bir hissəsini tərk edəcəksən və buna görə köksün daralacaq. Sən ancaq qorxudansan. Allah isə hər şeyi Qoruyandır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Müşriklərin: ″Heç olmasa, (Peyğəmbərliyinin doğruluğunu təsdiq etmək üçün) ona bir xəzinə endiriləydi və ya onunla birlikdə bir mələk gələydi!″ – deməklərindən dolayı, bəlkə də, sənə gələn vəhyin bir hissəsini tərk etməli (bəʼzi ayələri dərhal təbliğ etməyib təʼxirə salmalı) olacaqsan və (bəʼzən) buna görə ürəyin qısılacaq! Sən ancaq (müşrikləri və kafirləri Allahın əzabı ilə) qorxudan bir peyğəmbərsən. Allah isə hər şeyə vəkildir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Würdest du etwa einen Teil der Offenbarung auslassen und ihn für eine bedrückende Bürde halten, wenn sie sagen: ʺWarum wird ihm kein Schatz herabgesandt, oder warum ist mit ihm kein Engel gekommen?ʺ Wahrlich, du bist nur ein Warner, und Gott verfügt über alle Dinge.

Almanca — Der Edle Quran

Vielleicht möchtest du einen Teil von dem, was dir (als Offenbarung) eingegeben wird, auslassen und deine Brust ist dadurch beklommen, und dies, weil sie sagen: ʺWäre doch ein Schatz auf ihn herabgesandt worden oder ein Engel mit ihm gekommen!ʺ Du aber bist nur ein Warner. Und Allah ist Sachwalter über alles.

Almanca — M. A. Rassoul

Vielleicht wirst du nun einen Teil von dem aufgeben, was dir offenbart wurde; und deine Brust wird davon so bedrückt sein, daß sie sagen: ʺWarum ist nicht ein Schatz zu ihm niedergesandt worden oder ein Engel mit ihm gekommen?ʺ Du aber bist nur ein Warner, und Allah ist der Hüter aller Dinge.

Almanca — Muhammad Zaidan

Würdest du etwas von dem, was dir an Wahy zuteil wurde, auslassen und darüber bedrückt sein, daß sie sagen: ʺWürde auf ihn doch ein Schatz niedergesandt oder käme mit ihm ein Engel!ʺ?! DU bist nur ein Ermahner. Und ALLAH ist über alles Wakil.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

You Muhammad seem inclined to omit the recital of a part of what is revealed to you, the part that depresses your spirits and oppresses your thoughts and feelings because it is not to the infidel's liking. You think that by so doing, Allah's message of truth would be accepted more readily and the infidels shall not use the usual formula of insolence and say: "If only a treasure were sent down to him from heaven or an angel to companion him, we may be induced to recognize his mission". You must realize that you are only a spectacle and a warning, and Allah is the Tutelary Guardian of the whole and of all in all.

Abdul Haleem

So [Prophet] are you going to abandon some part of what is revealed to you, and let your heart be oppressed by it, because they say, ‘Why is no treasure sent down to him? Why has no angel come with him?’? You are only there to warn; it is God who is in charge of everything.

Abdullah Yusuf Ali

Perchance thou mayest (feel the inclination) to give up a part of what is revealed unto thee, and thy heart feeleth straitened lest they say, "Why is not a treasure sent down unto him, or why does not an angel come down with him?" But thou art there only to warn! It is Allah that arrangeth all affairs!

Abul A'la Maududi

(O Messenger!) Let it not happen that you omit (to expound) a portion of what was revealed to you. And do not be distressed that they will say: 'Why was a treasure not bestowed upon him?' or 'Why did no angel accompany him?' For you are merely a warner, whereas Allah has control over everything.

Aisha Bewley

Perhaps you are leaving aside part of what has been revealed to you and your breast is constricted by this because they say, ‘Why has treasure not been sent down to him or an angel not accompanied him?’ You are only a warner and Allah is Guardian over all things.

Al-Hilali & Khan

So perchance you (Muhammad صلى الله عليه و سلم) may give up a part of what is revealed unto you, and that your breast feels straitened for it because they say, "Why has not a treasure been sent down unto him, or an angel has come with him?" But you are only a warner. And Allâh is a Wakîl (Disposer of affairs, Trustee, Guardian) over all things.

Ali Quli Qarai

[Look out] lest you should disregard aught of what has been revealed to you, and be upset because they say, ‘Why has not a treasure been sent down to him, or [why does] not an angel accompany him?’ You are only a warner, and Allah watches over all things.

Amatul Rahman Omar

(The disbelievers vainly hope that) you may omit a part of the revelations made to you; and that you will be distressed and worried because of the fact that they say, `Why has not a treasure been sent down to him, or why has no angel come with him?' (This is far from you that you do such things,) for you are only a Warner (against the evil consequences of disbelief and rebellion), and Allâh is Guardian over every thing.

Arthur John Arberry

Perchance thou art leaving part of what is revealed to thee, and thy breast is straitened by it, because they say, 'Why has a treasure not been sent down upon him, or an angel not come with him?' Thou art only a warner; and God is a Guardian over everything.

Bijan Moeinian

Be extremely careful as you may be tempted to forget about some of My Commandments [that you, personally may not like them. ] Also, do not take it personally when the disbelievers mockingly say: "What kind of a Prophet is this man who does not have any treasure at his disposition nor any angel under his commandment." Remember, you are only a Warner and it is God Who is in charge.

E. Henry Palmer

Haply thou art leaving part of what is revealed to thee and thy breast is straitened thereby, lest they should say, 'Why is not a treasure sent down to him? or why did not an angel come with him?- thou art only a warner, and God is guardian over all. '

Edip-Layth

So perhaps you wish to ignore some of what has been inspired to you, and you are depressed by it, because they say, "If only a treasure was sent down with him, or an controller had come with him!" You are but a warner, and God is caretaker over all things.

George Sale

Peradventure thou wilt omit to publish part of that which hath been revealed unto thee, and thy breast will become straitened, lest they say, unless a treasure be sent down unto him, or an angel come with him, to bear witness unto him, we will not believe. Verily thou art a preacher only; and God is the governor of all things.

Hamid S. Aziz

Save those who are patient and do right; these, for them is pardon and a mighty reward.

Mahmoud Ghali

So, possibly you would leave some ( ayat) (verses, signs) of what is revealed to you, and your breast would be straitened by it, for that they say, "if only a hoarding had been sent down upon him, or an Angel had come with him!" Surely you are only a warner; and Allah is an Ever-Trusted Trustee over everything.

Marmaduke Pickthall

A likely thing, that thou wouldst forsake aught of that which hath been revealed unto thee, and that thy breast should be straitened for it, because they say: Why hath not a treasure been sent down for him, or an angel come with him? Thou art but a warner, and Allah is in charge of all things.

Mohamed Ahmed - Samira

You may haply omit some of what has been revealed to you, and may be disheartened because they say: "Why was no treasure sent down to him, or an angel accompanied him?" Yet you have been sent to warn alone, for God takes care of everything.

Muhammad Asad

IS IT, then, conceivable [O Prophet] that thou couldst omit any part of what is being revealed unto thee [because the deniers of the truth dislike it,-and] because thy heart is distressed at their saying, "Why has not a treasure been bestowed upon him from on high?" -or, "[Why has not] an angel come [visibly:: with him?" [They fail to understand that] thou art only a warner, whereas God has everything in His care;

Mustafa Khattab

Perhaps you ˹O Prophet˺ may wish to give up some of what is revealed to you and may be distressed by it because they say, "If only a treasure had been sent down to him, or an angel had come with him!" You are only a warner, and Allah is the Trustee of All Affairs.

Progressive Muslims

So perhaps you wish to ignore some of what has been inspired to you, and you are depressed by it, because they Say: "If only a treasure was sent down with him, or an Angel had come with him!" You are but a warner, and God is caretaker over all things.

Sahih International

Then would you possibly leave [out] some of what is revealed to you, or is your breast constrained by it because they say, "Why has there not been sent down to him a treasure or come with him an angel?" But you are only a warner. And Allah is Disposer of all things.

Sam Gerrans

Then thou mightest leave some of what is revealed to thee, and thy breast be straitened, that they say: “Oh, that a treasure had but been sent down upon him, or an angel had but come with him!” Thou art only a warner; and God is guardian over all things.

Shabbir Ahmed

Is it then conceivable (O Prophet), that you omit any part of what is being revealed to you (because the rejecters dislike it)? Or because you feel uncomfortable on their saying, "Why has not a treasure been sent down for him, or an angel come with him?" You are but a Warner, and it is Allah Who is the Custodian of all things.

Syed Vickar Ahamed

If by chance you may (feel the desire) to give up a part of what is revealed to you, and your heart feels heavy (sad) for it, because they say, "Why is not a treasure sent down to him, or why does not an angel come down with him?" But you are only a warner (to them)! Allah is Guardian (Wakil, Who arranges) all things!

Taqi Usmani

Is it then possible from you (O Prophet,) that you will abandon some of what is being revealed to you, and that your heart will be straitened thereby, because they say, "Why has a treasure not been sent down to him or an angel not come with him?" You are but a warner. And Allah takes care of everything.

The Monotheist Group

So perhaps you wish to ignore some of what has been inspired to you, and you are depressed by it, because they say: "If only a treasure was sent down with him, or an angel had come with him!" You are but a warner, and God is Caretaker over all things.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il se peut que tu négliges une partie de ce qui tʹest révélé, et que ta poitrine sʹen sente compressée; parce quʹils disent: ʺQue nʹa-t-on fait descendre sur lui un trésor?ʺ Ou bien: ʺQue nʹest-il venu un Ange en sa compagnie?ʺ - Tu nʹes quʹun avertisseur. Et Allah est Le protecteur de toute chose.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ma qey ji wê wehya ku ji te re hatî tu yê hinekî jê terk biki û singa te jî pê teng dibe ji ber ku dibêjin: “De bila gencineyek jê re daketiye yan jî digel wî ferişteyek bihatiye”. Bêguman tu bes hişyarker î û Xweda li ser her tiştî wekîl e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Misschien zou jij een deel van wat jou geopenbaard wordt willen weglaten en is jouw hart benauwd omdat zij zeggen: ʺAls er nu een schat tot hem was neergezonden of een engel met hem was meegekomen?ʺ Maar jij bent slechts een waarschuwer en God is voogd over alles.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wellicht zult gij vergeten, een deel te openbaren van datgene, wat u werd geopenbaard, en zal uw hart angstig worden, tot zij zeggen; Zoolang hem geen schat wordt nedergezonden, of een engel met hem komt, om hem tot getuige te verstrekken, zullen wij niet gelooven. Waarlijk, gij alleen zijt een aankondiger, en God is de beheerscher van alle dingen.

Hollandaca — Siregar

Misschien zou jij een gedeelte van wat aan jou geopenbaard is willen weglaten, en is jouw hart benauwd, omdat zij zeggen: ʺWaarom is er geen schat naar hem neergezonden, of is er geen Engel met hem gekomen?ʺ Voorwaar, jij bent slechts een waarschuwer en Allah is Bewaker van alle dingen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Может быть, ты (о, Посланник) (из-за упорства многобожников в неверии) оставишь часть того, что внушается тебе (Аллахом) (для доведения до них), и (может быть) стеснена твоя грудь [тяжело тебе] от этого [от того, чтобы удерживать в себе то, что нужно доводить] (не желая того), чтобы они сказали: «Почему не спущено ему [Мухаммаду] сокровище [богатство] или не пришел с ним ангел (который подтверждал бы, что он является посланником Аллаха)?» Ведь ты (о, Посланник) – только увещеватель (который должен доводить до них то, что внушает тебе Аллах), и Аллах всему сущему является покровителем! [Он знает и хранит их речи и Он Сам решит, как поступить с ними.].

Rusça — Osmanov

Быть может, ты [, Мухаммад,] откажешься от какой-либо части ниспосланного тебе в откровении из-за того, что твое сердце [, быть может,] огорчится их словами: ʺПочему не ниспосланы ему сокровища или почему не явился вместе с ним ангел?ʺ Ты ведь - только увещеватель, Аллах же - поручитель всему сущему.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(MUHAMMAD! Ibland frestas) du kanske att undanhålla något av det som uppenbaras för dig, betryckt som du är över (häcklarnas) hånfulla ord: ʺVarför har inte en skatt sänts ned till honom?ʺ eller ʺVarför har han inte en ängel i följe?ʺ - Du är bara en varnare, men Gud vårdar sig om allt.