(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًا فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًا فَالْمُغِيرَاتِ صُبْحًا فَاَثَرْنَ بِهِ نَقْعًا فَوَسَطْنَ بِهِ جَمْعًا اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّهِ لَكَنُودٌ
ve l-ǎādiyāti DebHen / fe l-mūriyāti ḳadHen / fe l-muğīrāti SubHen / fe eṧerne bihi neḳ'ǎn / fe veseTne bihi cem'ǎn / inne l-insāne li rabbihi le kenūdun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken düşman topluluğunun tâ ortasına dalanlara.
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken düşman topluluğunun tâ ortasına dalanlara.
Adem Uğur
Derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki,
Ahmed Hulusi
Böylece o hal ile halkın içine dalanlara (çok yazık)!
Ahmet Tekin
Andolsun, toz duman arasında düşman birliklerinin merkezine dalanlara, düşman hatlarını yaranlara!
Ahmet Varol
Derken onunla bir topluluğun tam ortasına dalanlara ki,
Ali Bulaç
Bununla bir (düşman) topluluğun orta yerine kadar dalanlara.
Ali Fikri Yavuz
Böylece, o dem, düşman topluluğu ortasına girenlere ki,
Ali Rıza Safa
Sonra, bir topluluğun içine dalanlara!
Bayraktar Bayraklı
Toplumu derinden yaralarlar.
Bekir Sadak
Dusman toplulugunun icine dalanlara ki:
Celal Yıldırım
Ve (Düşmanın) bir topluluğuna dalıp ortalayanlara and olsun ki,
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Peşinden orada bir topluluğun ta ortasına dalanlara ki!
Diyanet İşleri
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Diyanet İşleri (eski)
Düşman topluluğunun içine dalanlara ki:
Diyanet Vakfi
(1-8) Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Derken bir topluluğun ortasına dalanlara yemin ederim ki,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
o anda bir derneği ortalayanlara (topluluğun ortasına dalanlara) ki,
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir derneği o demde ortalayan kuvvetlere kasem eylerim ki
Erhan Aktaş
Sonra onunla bir topluluğa dalanlara ki,
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sonra onunla bir topluluğa dalanlara ki,
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sonra onunla bir topluluğa dalanlara ki,
Fizilal-il Kuran
Düşman topluluğu içine dalanlara ki,
Gültekin Onan
Bununla bir (düşman) topluluğun orta yerine kadar dalanlara.
Hamdi Döndüren
Derken düşman topluluğunun ortasına dalanlara ki,
Hasan Basri Çantay
Bununla bir topluluğun ta ortasına girenlere (ya'ni atlara) ki,
Hasib Asutay
Onunla bir (düşman) topluluğun ortasına dalanlara ki,
Hayrat Neşriyat
Derken onunla, bir topluluğun ortasına dalanlara!
İbni Kesir
Derken bir topluluğun ortasına dalanlara,
Mehmet Okuyan
Topluluğun ortasına dalmışlardı.
Muhammed Esed
(körcesine) bir ordunun içine dalan!
Mustafa İslamoğlu
nihayet bu düşmanlıkla toplumun ortasına dalanlara…
Ömer Nasuhi Bilmen
Sonra onunla bir topluluğun ortasına girenlere (andolsun ki),
Ömer Öngüt
O toz duman içinde bir topluluğun ortasına dalanlara andolsun ki!
Suat Yıldırım
Derken düşman kuvvetinin ortasına dalan atların hakkı için ki:
Süleyman Ateş
Derken bir topluluğun ortasına dalanlara.
Süleymaniye Vakfı
böylece yaptıklarıyla, bir topluluk olarak merkezde yer alanlara yemin olsun ki
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bu maksatla topluluğa dalanlara yemin olsun ki,
Şaban Piriş
Topluluğun ortasına dalanlara ..
Tefhim-ul Kuran
Bununla bir (düşman) topluluğun orta yerine kadar dalanlara.
Ümit Şimşek
Düşmanın ortasına dalanlara:
Yaşar Nuri Öztürk
Derken, onunla bir topluluğun ortasına dalanlara ki,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
qoşunun içərisinə soxulurlar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sonra da onunla (tozanaqla) dəstəyə (düşmən dəstəsinə) təpinən atlara ki,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
und den Staub mitten unter die versammelten feindlichen Heerscharen treiben.
Almanca — Der Edle Quran
die dann mitten in die Ansammlung eindringen!
Almanca — M. A. Rassoul
und so in die Mitte (des Feindes) eindringen!
Almanca — Muhammad Zaidan
dann drangen sie damit in die Mitte der Versammlung ein!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And assemble to penetrate into their midst to put them to rout with an effective thrust :
Abdul Haleem
and plunging into the midst of the enemy,
Abdullah Yusuf Ali
And penetrate forthwith into the midst (of the foe) en masse;-
Abul A'la Maududi
and penetrate deep into a host.
Aisha Bewley
cleaving through the middle of the foe,
Al-Hilali & Khan
And penetrating forthwith as one into the midst (of the foe).
Ali Quli Qarai
and cleaving therein a host!
Amatul Rahman Omar
They penetrate thus right into the middle of the (enemy) ranks,
Arthur John Arberry
cleaving there with a host!
Bijan Moeinian
…. and the army that penetrates to the heart of the rival clan’s territory,
E. Henry Palmer
And cleave through a host therein!
Edip-Layth
Penetrating into the midst together.
George Sale
and therein pass through the midst of the adverse troops:
Hamid S. Aziz
And cleave through a host therein!
Mahmoud Ghali
Then they push forward therewith into the midst of the (enemy) gathering-
Marmaduke Pickthall
Cleaving, as one, the centre (of the foe),
Mohamed Ahmed - Samira
Penetrating deep into the armies,
Muhammad Asad
thereby storming [blindly] into any host!
Mustafa Khattab
and penetrating into the heart of enemy lines!
Progressive Muslims
Penetrating to the midst together.
Sahih International
Arriving thereby in the center collectively,
Sam Gerrans
Then breaching thereby the midst together!
Shabbir Ahmed
Storming into any community.
Syed Vickar Ahamed
And penetrate straight in the middle (of enemies) in formation—
Taqi Usmani
then enter, at the same time, into the centre of the (opposing) host,
The Monotheist Group
Penetrating to the midst together.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et pénètrent au centre de la troupe ennemie.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bi wê tozê dikevin nava koma…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en dan midden in de slagorde doorbreken!
Hollandaca — Salomo Keyzer
En zich door het midden der vijandelijke troepen een weg banen;
Hollandaca — Siregar
Die dan het midden van de gelederen (van de vijand) doorbreken.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и ворвались с ним [с пылью] толпой (во вражеское войско)...
Rusça — Osmanov
врываются в гущу [врагов].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
när de stormar fram i stridsvimlet!