Yunus Suresi 77. Ayet — Elfaz
Musa: "Size hak gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar, iflah olmazlar!" dedi.
1قَالَḳāledediMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2مُوسٰٓىmūsāMusaÖzel İsim
3اَتَقُولُونَe teḳūlūneböyle mi diyorsunuz?Soru Eki+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
4لِلْحَقِّli l-HaḳḳigerçekHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmek
5لَمَّاlemmāzamanZaman Zarfı
6جَاءَكُمْcā'ekumsize geldiğiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak
7اَسِحْرٌe siHrunsihir midir?Soru Eki+İsimس ح رBüyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vakti
8هٰذَاhāƶābuİşaret Zamiri
9وَلَاve lāveBağlaç+Harf-i Nefi
10يُفْلِحُyufliHukurtuluşa ermezlerMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıف ل حyarmak/yarık/çatlamak/bölmek/yarma, izli/pullukla sürmek/toprak işlemek, tarım, toprağı işlemek, müreffeh olmak/başarılı olmak, elde etmek/kazanmak, mesut olmak, bağımsız olmak, kalıcılık/süreklilık/dayanma gücü
11السَّاحِرُونَs-sāHirūnesihirbazlarMarife (Belirlilik Takısı)+İsimس ح رBüyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vakti