Yunus Suresi 43. Ayet — Elfaz
İçlerinden sana bakanlar da vardır. Fakat körlere, hele gerçeği görmüyorlarsa, sen mi doğru yolu göstereceksin?
1وَمِنْهُمْve minhumve onlardan vardırBağlaç+Harf-i Cer+Zamir
2مَنْmenkimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3يَنْظُرُyenZurubakan(lar)Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmak
4اِلَيْكَileykesanaHarf-i Cer+Zamir
5اَفَاَنْتَe fe entesenSoru Eki+Zaid Harf+Zamir
6تَهْدِيtehdīdoğru yola iletebilecek misin?Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibeه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.
7الْعُمْيَl-ǔmyekörleriMarife (Belirlilik Takısı)+İsimع م يgörevinden saptırmak, yoldan sapmak, kör veya cahil ve kapalı olmak, görme yetisinden yoksun bırakmak, karartmak, kör, karanlık, gizlemek. amaḥa - zihinsel körlük, amaya - zihinsel ve fiziksel körlük.
8وَلَوْve levve eğerBağlaç+Şart Edatı
9كَانُواkānūMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
10لَاlāHarf-i Nefi
11يُبْصِرُونَyubSirūnegörmüyorlarsaMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı