MEÂLİ:
22- Yeryüzünde ve kendi nefsinizde hiçbir musibet meydana gelmemiştir ki o, biz ortaya çıkarmadan önce bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu da Allah’a göre çok kolaydır.
23- Öyleki bu, elinizden çıkana tasalanmamanız ve size verdiğine fazla sevinmemeniz içindir. Allah, çok övünen böbürlenen kimselerden hiçbirini sevmez.
24- O övünenler ki, cimrilik ederler ve insanlara da cimriliği emrederler. Kim (haktan) yüzçevirirse, şüphesiz ki Allah ganîdir (hiç kimseye, hiçbir şeye muhtaç değildir). Övülmeye de hep O lâyıktır.
İLGİLİ HADÎSLER
«Allah, gökleri ve yeri yaratmadan elli bin yıl önce kaderleri (olacak olayları, yapılacak işleri, yerine getirilecek amelleri) takdîr etmiş (herkesin kader çizgisini belirlemiş)tir. » (Tirmizî/kader: 18- Ahmed 2/169- Müslim/kader: 16)
(Bu takdîr, İlâhî ilmin, yapılacak işleri önceden tesbit edip yazması demektir. )
«Sizden biriniz, başına gelecek musibetin hatâ etmiyeceğini; başına gelmiyecek bir musibetin de hatâen gelmiyeceğini bilmedikçe imânın tadını duymuş olmaz. » (Ebû Dâvud/sünnet: 16- Tirmizî/kader: 10- İbn Mâce/mukaddeme: 10- Ahmed: 5/317- 6/442)
«Cenâb-ı Hak ilk önce kalemi yarattı. Ona: «Yaz» dedi. Kalem de: «Ne yazayım? » diye sordu. Allah ona: «Kıyâmete kadar olacak şeyleri yaz» diye buyurdu. » (Müsned-i Ahmed- Tirmizî/tefsîr: 68- Keşfü’l-hafa: 1/263)
KADER YAZISI
«Yeryüzünde ve kendi nefsinizde hiç bir musîbet meydana gelmemiştir ki o, biz ortaya çıkarmadan önce bir kitapta (yazılı) olmasın. »
İlgili âyetle kader yazısı ve çizgisi hakkında kısa bilgi verilmektedir.
Dünyaya ayak basan, gözünü açan her insanın karşısına nelerin çıkacağı, başına ne gibi dert ve sıkıntıların geleceği, nasıl bir ömür geçireceği; aynı zamanda rızık ve ecelinin ne ölçüde olacağı önceden tesbit edilip yazılmıştır. Cenâb-ı Hakk’ın ilmi yanılmayacağına, tesbitinde hatâ olmayacağına göre, her şey yazıldığı, çizildiği gibi gerçekleşmektedir. Şu demek değildir ki, bunların hepsi insanın irâdesi dışında yazılıp takdîr edilmiştir. Bilâkis Cenâb-ı Hakk’ın ilmi, her insanın bulunacağı ortam ve şartlara göre kendi irâdeleriyle neler işleyeceğini; karşısına nelerin çıkacağını önceden bilip tesbit etmiş ve ona göre «Ana Kitab»a yazmıştır. Ancak hayat çizgisinde bazı olaylar vardır ki onlar insan iradesinin dışında kalıp bütünüyle İlâhî takdirle gerçekleşir. Meselâ her insanın ruhunun yaratılması, dünyaya getirilmesi, ecel ve ömrünün belirlenmesi bu cümledendir.
Böylece insan işlediği iyilik veya kötülüğe itilmemekte ve mecbur tutulmamakta; mevcut yetenekleriyle ve irâde hürriyetiyle serbest bırakılmaktadır. Buna «cüz’i irâde» denir. O bakımdan insan yaptıklarından, işlediklerinden ve her türlü fiilinden sorumlu tutulmuştur ve hesap vermek zorundadır.
Kadere bu çerçeve içinde inanmanın yararı:
Kadere, Ehl-i Sünnet âlimlerinin yorumladığı ve bizim de açıkladığımız ölçü ve anlamda inanmanın sayılmayacak kadar faydaları söz konusudur:
a) Kişi bu inancı sebebiyle attığı her adımını hesaplı ve dikkatli atar; ağzından çıkan her sözün nasıl bir sonuç doğuracağını düşünür.
b) Kendi geleceğini yine kendisinin hazırlayacağını hesaba katarak duygularını ve düşüncelerini berraklaştırır, kötülüklerden arındırır; günlük hayatının her bölümünü imân düzeyinde sâlih amellerle değerlendirmeye çalışır.
c) Her iş ve konuda Cenâb-ı Hakk’ın hoşnutluğunu ön plânda bulundurur.
d) Elinden çıkana tasalanmaz, elde ettiği nîmetlerden dolayı fazla sevinmez ve şımarmaz. Her nîmetin eğreti olduğunu bilir. Mevcut imkân ve nîmetleri uhrevî saadete erişmek için birer araç olarak kullanır.
e) Bulunduğu makam ve derecelerden dolayı böbürlenmez. Allah’ın mülkünde, O’nun nîmetleriyle, O’nun murakabası altında yaşadığını düşünerek kulluk derecesini unutmaz. Cenâb-ı Hakk’ın, başkalarına tepeden bakıp böbürlenen, büyüklük taslayan kullarını sevmediğini, sevmiyeceğini bilip alçak gönüllü olmaya çalışır.
f) Maddeyi geri plâna itip Allah’ın verdiği nîmetlerden, Oʹnun rızasına ermek uğrunda harcar, mânevî kazancı maddî kazancın önünde yürütür.
g) Haktan yüz çevirmez, aleyhine bile olsa hakkı savunur ve ancak doğruyu söyler.
İlgili 23 ve 24. âyetlerle bu saydığımız faydalardan sadece beşine dikkat çekilmekte ve bize sağlam bir kıstas verilmektedir.
Kadere imândan doğan bunca yarar ve fazîletler bütünüyle insan içindir. Allah mutlak ganîdir ve O hep övülmeğe lâyıktır.
ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI
Yukarıdaki âyetlerle, varlıkta her şeyin önceden tesbit edildiği ve proğramlandığı gibi cereyan ettiği belirtildi. Kader yazısı hakkında kısa bilgi verilerek mü’minlerin tam teslimiyet içinde olmaları tavsiye edildi. Sonra da bu imân atmosferi içinde yararlı bir insan olmanın lüzumu üzerinde duruldu.
Aşağıdaki âyetle, işler adâletle yürütülsün ve haklar korunsun diye peygamberlerin açık belgelerle, kitap ve sağlam kıstaslarla teçhiz edilerek gönderildiği konu ediliyor ve demirin yararlarına dikkatler çekiliyor.