← Sureler

Mushaf — 474. Sayfa

‹
/ 604
›
40. Mü'min Suresi

Kıyamet günü mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.

اِنَّ السَّاعَةَ لَاٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ فِيهَا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ

inne s-sāǎte le ātiyetun lā raybe fīhā ve lākinne ekṧera n-nāsi lā yu'minūne

Rabbiniz şöyle dedi: "Bana dua edin, duanıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir halde cehenneme gireceklerdir."

وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِي اَسْتَجِبْ لَكُمْ اِنَّ الَّذِينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرِينَ

ve ḳāle rabbukumu d'ǔnī estecib lekum inne (e)lleƶīne yestekbirūne ǎn ǐbādetī se yedḣulūne cehenneme dāḣirīne

Allah, içinde rahat edesiniz diye geceyi ve (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak da gündüzü yaratandır. Şüphesiz Allah, insanlara karşı sonsuz iyilik sahibidir, fakat insanların çoğu şükretmezler.

اَللّٰهُ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ لِتَسْكُنُوا فِيهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًا اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ

(a)llahu elleƶī ceǎle lekumu l-leyle li teskunū fīhi ve n-nehāra mubSiran inne (a)llahe le ƶū feDlin ǎlā n-nāsi ve lākinne ekṧera n-nāsi lā yeşkurūne

İşte her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah! O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Durum bu iken nasıl oluyor da (haktan) döndürülüyorsunuz?

ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ

ƶālikumu (a)llahu rabbukum ḣāliḳu kulli şey'in lā ilāhe illā huve fe ennā tu'fekūne

Allah'ın ayetlerini inkar etmekte olanlar, işte böyle döndürülürler.

كَذٰلِكَ يُؤْفَكُ الَّذِينَ كَانُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ

ke ƶālike yu'feku (e)lleƶīne kānū bi āyāti (a)llahi yecHadūne

Allah, yeryüzünü sizin için karar kılma yeri, göğü de bina yapan; size şekil verip de şekillerinizi güzel kılan ve sizi temiz şeylerle rızıklandırandır. İşte Rabbiniz Allah! Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir!

اَللّٰهُ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ قَرَارًا وَالسَّمَاءَ بِنَاءً وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ

(a)llahu elleƶī ceǎle lekumu l-erDe ḳarāran ve s-semāe binā'en ve Savverakum fe eHsene Suverakum ve razeḳakum mine T-Tayyibāti ƶālikumu (a)llahu rabbukum fe tebārake (a)llahu rabbu l-ǎālemīne

O, diridir. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde sadece Allah'a itaat ederek (samimi olarak) O'na ibadet edin. Hamd, alemlerin Rabbine mahsustur.

هُوَ الْحَيُّ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَادْعُوهُ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

huve l-Hayyu lā ilāhe illā huve fe d'ǔhu muḣliSīne lehu d-dīne l-Hamdu li (a)llahi rabbi l-ǎālemīne

De ki: "Rabbimden bana apaçık deliller gelince, Allah'ı bırakıp da taptıklarınıza tapmam bana yasaklandı ve bana, alemlerin Rabbine teslim olmam emredildi."

قُلْ اِنِّي نُهِيتُ اَنْ اَعْبُدَ الَّذِينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَمَّا جَاءَنِيَ الْبَيِّنَاتُ مِنْ رَبِّي وَاُمِرْتُ اَنْ اُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَمِينَ

ḳul innī nuhītu en eǎ'bude (e)lleƶīne ted'ǔne min dūni (a)llahi lemmā cā'eniye l-beyyinātu min rabbī ve umirtu en uslime li rabbi l-ǎālemīne