Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden يلبسون formunun kendisi aranıyor.
وَلَوْ جَعَلْنَاهُ مَلَكًا لَجَعَلْنَاهُ رَجُلًا وَلَلَبَسْنَا عَلَيْهِمْ مَا يَلْبِسُونَ
ve lev ceǎlnāhu meleken le ceǎlnāhu raculen ve le lebesnā ǎleyhim mā yelbisūne
Eğer onu (Peygamberi) bir melek kılsaydık yine onu bir adam (suretinde) yapardık ve onları yine içinde bulundukları karmaşaya düşürmüş olurduk.
يَلْبَسُونَ مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَقَابِلِينَ
yelbesūne min sundusin ve istebraḳin muteḳābilīne
İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı otururlar.