يَاذَا kelimesinin geçtiği ayetler
Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden ياذا formunun kendisi aranıyor.
İlgili Ayetler (2)
Kehf 18:86يَاذَاyā ƶāEY/HEY/AH Zu
حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ مَغْرِبَ الشَّمْسِ وَجَدَهَا تَغْرُبُ فِي عَيْنٍ حَمِئَةٍ وَوَجَدَ عِنْدَهَا قَوْمًا قُلْنَا يَاذَا الْقَرْنَيْنِ اِمَّٓا اَنْ تُعَذِّبَ وَاِمَّٓا اَنْ تَتَّخِذَ فِيهِمْ حُسْنًا
Hattā iƶā beleğa meğribe ş-şemsi vecedehā teğrubu fī ǎynin Hamietin ve vecede ǐndehā ḳavmen ḳulnā yā ƶā l-ḳarneyni immā en tuǎƶƶibe ve immā en tetteḣiƶe fīhim Husnen
Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın" dedik.
Kehf 18:94يَاذَاyā ƶāEY/HEY/AH Zu
قَالُوا يَاذَا الْقَرْنَيْنِ اِنَّ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ فَهَلْ نَجْعَلُ لَكَ خَرْجًا عَلٰٓى اَنْ تَجْعَلَ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمْ سَدًّا
ḳālū yā ƶā l-ḳarneyni inne ye'cūce ve me'cūce mufsidūne fī l-erDi fe hel nec'ǎlu leke ḣarcen ǎlā en tec'ǎle beynenā ve beynehum sedden
Dediler ki: "Ey Zülkarneyn! Ye'cüc ve Me'cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman karşılığında sana bir vergi verelim mi?"