Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden ياايه formunun kendisi aranıyor.
وَقَالُوا يَااَيُّهَ السَّاحِرُ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِنْدَكَ اِنَّنَا لَمُهْتَدُونَ
ve ḳālū yā eyyuhe s-sāHiru d'ǔ lenā rabbeke bimā ǎhide ǐndeke innenā le muhtedūne
(Onlar azabı görünce) "Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz" dediler.