Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden وكن formunun kendisi aranıyor.
قَالَ يَامُوسَىٰ اِنِّي اصْطَفَيْتُكَ عَلَى النَّاسِ بِرِسَالَاتِي وَبِكَلَامِي فَخُذْ مَا اٰتَيْتُكَ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِرِينَ
ḳāle yā mūsā innī STafeytuke ǎlā n-nāsi bi risālātī ve bi kelāmī fe ḣuƶ mā āteytuke ve kun mine ş-şākirīne
(Allah) "Ey Musa! Vahiylerim ve konuşmamla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol" dedi.
فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُنْ مِنَ السَّاجِدِينَ
fe sebbiH bi Hamdi rabbike ve kun mine s-sācidīne
O halde, Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) ve secde edenlerden ol.
بَلِ اللّٰهَ فَاعْبُدْ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِرِينَ
beli (a)llahe fe ǎ'bud ve kun mine ş-şākirīne
Hayır, yalnız Allah'a ibadet et ve şükredenlerden ol.