Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden والينا formunun kendisi aranıyor.
اِنَّا نَحْنُ نَرِثُ الْاَرْضَ وَمَنْ عَلَيْهَا وَاِلَيْنَا يُرْجَعُونَ
innā neHnu neriṧu l-erDe ve men ǎleyhā ve ileynā yurceǔne
Şüphesiz yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız, biz! Ancak bize döndürülecekler.
كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةً وَاِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
kullu nefsin ƶāiḳatu l-mevti ve neblūkum bi ş-şerri ve l-ḣayri fitneten ve ileynā turceǔne
Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.
اِنَّا نَحْنُ نُحْيِ وَنُمِيتُ وَاِلَيْنَا الْمَصِيرُ
innā neHnu nuHyī ve numītu ve ileynā l-meSīru
Şüphesiz biz diriltir ve öldürürüz. Dönüş de ancak bizedir.