Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden فذلك formunun kendisi aranıyor.
وَمَنْ يَقُلْ مِنْهُمْ اِنِّٓي اِلٰهٌ مِنْ دُونِهِ فَذٰلِكَ نَجْزِيهِ جَهَنَّمَ كَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِمِينَ
ve men yeḳul minhum innī ilāhun min dūnihi fe ƶālike neczīhi cehenneme ke ƶālike neczī Z-Zālimīne
İçlerinden her kim, "Allah'tan başka ben de şüphesiz bir ilahım" derse, böylesini cehennemle cezalandırırız. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.
فَذٰلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ
fe ƶālike yevmeiƶin yevmun ǎsīrun
(8-9) Sur'a üfürüldüğü zaman var ya; işte o gün çetin bir gündür.
فَذٰلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ
fe ƶālike elleƶī yeduǎǔ l-yetīme
(2-3) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.