Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden غمرة formunun kendisi aranıyor.
بَلْ قُلُوبُهُمْ فِي غَمْرَةٍ مِنْ هٰذَا وَلَهُمْ اَعْمَالٌ مِنْ دُونِ ذٰلِكَ هُمْ لَهَا عَامِلُونَ
bel ḳulūbuhum fī ğamratin min hāƶā ve lehum eǎ'mālun min dūni ƶālike hum lehā ǎāmilūne
Ancak kafirlerin kalbleri bu Kur'an'a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır.
اَلَّذِينَ هُمْ فِي غَمْرَةٍ سَاهُونَ
(e)lleƶīne hum fī ğamratin sāhūne
(10-11) Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!