Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden عبس formunun kendisi aranıyor.
ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ
ṧumme ǎbese ve besera
Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.
عَبَسَ وَتَوَلّٰى
ǎbese ve tevellā
(1-2) Kendisine o ama geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.