Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden سبعون formunun kendisi aranıyor.
ثُمَّ فِي سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَاسْلُكُوهُ
ṧumme fī silsiletin ƶer'ǔhā seb'ǔne ƶirāǎn fe slukūhu
"Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu."