Fecr Suresi 21. Ayet — Elfaz
Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,
1كَلَّاkellāhayırRed Harfi
2اِذَاiƶāzamanZaman Zarfı
3دُكَّتِdukketidümdüz edildiğiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeد ك كEzmek, kırmak, dövmek, söndürmek, öğütmek, parçalamak, tamamen ezilip parçalanmak, itmek veya zorlamak
4الْاَرْضُl-erDuyerMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiye