Gaşiye Suresi 20. Ayet — Elfaz
Yeryüzüne bakmıyorlar mı, nasıl yayılmıştır!
1وَاِلَىve ilāveBağlaç+Harf-i Cer
2الْاَرْضِl-erDiyereMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiye
3كَيْفَkeyfenasıl?Soru Ekiك ي فNasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne halde
4سُطِحَتْsuTiHatyayılıp döşenmişMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeس ط حDüzleştirmek, yayılmak, yaymak, yüzey olmak, satıh olmak, çatı olmak, yassı olmak, düz olmak