Tarık Suresi 12. Ayet — Elfaz
Yarık yarık çatlamış yere andolsun.
1وَالْاَرْضِve l-erDive yere andolsunBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiye
2ذَاتِƶātiİsim
3الصَّدْعِS-Sad'ǐçatlayanMarife (Belirlilik Takısı)+İsimص د عBölmek, açıklamak, yarmak, açıkça ifade etmek, ayırmak, geçmek, yüksek sesle duyurmak, açıkça beyan etmek, baş ağrısından muzdarip olmak, açığa vurmak, açık etmek. sad'un - çatlak, yarık. suddi'a - baş ağrısıyla rahatsız olmak veya baş ağrısı çekmek. issada'a (fiil 5) - bölünmek veya ayrılmak. mutasaddiun - yarılan veya ikiye bölünen şey.