İnşikak Suresi 3. Ayet — Elfaz
(3-4) Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman,
1وَاِذَاve iƶāve zamanBağlaç+Zaman Zarfı
2الْاَرْضُl-erDuyerMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiye
3مُدَّتْmuddetuzatıldığıMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeم د دçekmek, germek, uzatmak, uzun tutmak, ertelemek, yardım etmek, ilerletmek, artırmak, mürekkep doldurmak, gübrelemek