Öyle ise sen onlara elem dolu bir azabı müjdele!

فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَلِيمٍ

fe beşşirhum bi ǎƶābin elīmin

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık müjdele onları elemli bir azapla.

Abdulkadir Gölpınarlı

Artık müjdele onları elemli bir azapla.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Onlara acı azabı müjdele!

Ahmed Hulusi

Artık onları feci azapları ile müjdele!

Ahmet Tekin

Öyleyse onlara can yakıp inleten müthiş azâbı haber ver.

Ahmet Varol

Onları acıklı bir azapla müjdele!

Ali Bulaç

Bu durumda sen, onlara acı bir azab ile müjde ver.

Ali Fikri Yavuz

Onun için (Ey Rasûlüm), sen onları acıklı bir azabla müjdele!...

Ali Rıza Safa

Artık, acı bir cezayı onlara bildir.

Bayraktar Bayraklı

Onlara acıklı azabı müjdele!

Bekir Sadak

Onlara can yakici azabi mujde et.

Celal Yıldırım

Artık sen, onları elem verici bir azâbla müjdele!.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara şiddetli bir cezaya çarptırılacaklarını bildir.

Diyanet İşleri

Öyle ise sen onlara elem dolu bir azabı müjdele!

Diyanet İşleri (eski)

Onlara can yakıcı azabı müjde et.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Onlara acı azabı müjdele!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onun için onlara elem verici bir azabı müjdele.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun için onlara acı bir azap müjdele!

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için onlara elim bir azab müjdele

Erhan Aktaş

O halde onları elem verici azapla haberdar et!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O halde onları elem verici azapla haberdar et!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O halde onları elem verici azapla müjdele!

Fizilal-il Kuran

Onları acıklı bir azab ile müjdele.

Gültekin Onan

Bu durumda sen, onlara acı bir azab ile müjde ver.

Hamdi Döndüren

O halde sen, onlara can yakıcı bir azabı müjdele!

Hasan Basri Çantay

Bunun için sen (Habibim) onları elem verici bir azab ile müjdele!

Hasib Asutay

Onlara can yakıcı bir azabı müjdele! (8) (8. Haber ver.)

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Bu yüzden, onları (çok) elemli bir azâb ile müjdele!

İbni Kesir

Onlara elim bir azabı müjdele.

Mehmet Okuyan

Onlara elem verici bir azabı müjdele!

Muhammed Esed

O halde, onlara (öteki dünyada) şiddetli azabı haber ver,

Mustafa İslamoğlu

Artık onlara şiddetli bir azabı müjdele;

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık onları pek acıklı bir azap ile müjdele.

Ömer Öngüt

Resulüm! Onlara acı azabı müjdele.

Suat Yıldırım

Sen de onlara gayet acı bir azap müjdele!

Süleyman Ateş

Onlara acı bir azabı müjdele.

Süleymaniye Vakfı

Sen onlara acıklı bir azabı müjdele!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Öyleyse onlara acıklı bir azabı müjdele.

Şaban Piriş

Onlara acı bir azabı müjdele..

Tefhim-ul Kuran

Bu durumda sen, onlara acıklı bir azab ile müjde ver.

Ümit Şimşek

Sen onları acı bir azapla müjdele.

Yaşar Nuri Öztürk

O halde, onlara acıklı bir azap muştula!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Elə isə onları ağrılı-acılı bir əzabla müjdələ,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) Onlara (qiyamət günü düçar olacaqları) şiddətli bir əzabla müjdə ver!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Verkünde ihnen eine qualvolle Strafe!

Almanca — Der Edle Quran

So verkünde ihnen schmerzhafte Strafe,

Almanca — M. A. Rassoul

Darum verkünde ihnen eine schmerzliche Strafe.

Almanca — Muhammad Zaidan

So überbringe ihnen die ʺfrohe Botschaftʺ über eine qualvolle Peinigung,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, tell them O Muhammad to expect a condign punishment.

Abdul Haleem

so give them news of a painful torment.

Abdullah Yusuf Ali

So announce to them a Penalty Grievous,

Abul A'la Maududi

So give them the good news of a painful chastisement,

Aisha Bewley

Give them the news of a painful punishment –

Al-Hilali & Khan

So announce to them a painful torment.

Ali Quli Qarai

So warn them of a painful punishment,

Amatul Rahman Omar

So (do not bother about them, rather) give them the news of a woeful punishment.

Arthur John Arberry

So give them good tidings of a painful chastisement,

Bijan Moeinian

O’ Mohammad, let people know that there is a terrible punishment awaiting them.

E. Henry Palmer

So give them the glad tidings of grievous woe!

Edip-Layth

So inform them of a painful retribution.

George Sale

Wherefore denounce unto them a grievous punishment,

Hamid S. Aziz

So announce to them the grievous woe!

Mahmoud Ghali

So give them tidings of a painful torment,

Marmaduke Pickthall

So give them tidings of a painful doom,

Mohamed Ahmed - Samira

So give them news of painful punishment,

Muhammad Asad

Hence, give them the tiding of grievous suffering [in the life to come] –

Mustafa Khattab

So give them good news of a painful punishment.

Progressive Muslims

So inform them of a painful retribution.

Sahih International

So give them tidings of a painful punishment,

Sam Gerrans

So give thou them tidings of a painful punishment,

Shabbir Ahmed

So give them the tiding of an awful doom.

Syed Vickar Ahamed

So announce to them a painful penalty,

Taqi Usmani

So, give him the ‘good news’ of a painful punishment,

The Monotheist Group

So inform them of a painful retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Annonce-leur donc un châtiment douloureux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Mizgîniya ezabekî dijwar bide wan!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Verkondig hun dan een pijnlijke bestraffing.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Kondig hun dus eene vreeselijke straf aan.

Hollandaca — Siregar

Verkondig hun dan een pijnlijke bestraffing.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Обрадуй же (о, Посланник) их (неверующих) мучительным наказанием,

Rusça — Osmanov

Так ʺобрадуйʺ же их вестью о мучительном наказании,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Låt dem därför veta att de har att se fram mot ett plågsamt straff,