İnşikak Suresi 23. Ayet — Elfaz
Halbuki Allah, içlerinde ne sakladıklarını çok iyi bilir.
1وَاللّٰهُve(a)llahuve Allahİsti'nafiye Edatı+Lafza-i Celal
2اَعْلَمُeǎ'lemubiliyorİsimع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
3بِمَاbimāşeyiHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4يُوعُونَyūǔneiçlerinde gizledikleriMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıو ع يHafızada korumak, akılda tutmak, tutmak, içermek, toplamak, anlamak, öğrenmek, dikkat etmek, bilincini geri kazanmak, depolamak.