Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.
اِنَّهُ كَانَ فِي اَهْلِهِ مَسْرُورًا
innehu kāne fī ehlihi mesrūran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki o, âilesinin içinde sevinmedeydi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şüphe yok ki o, âilesinin içinde sevinmedeydi.
Adem Uğur
Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal mülk sebebiyle) şımarmıştı.
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki o, kendi gibiler içinde mutluydu. . .
Ahmet Tekin
Çünkü ailesi, yandaşları içinde malları mülkleri sebebiyle şımarmıştı.
Ahmet Varol
Çünkü o ailesinin içinde sevinçliydi. [1]
Ali Bulaç
Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi.
Ali Fikri Yavuz
Çünkü o, (dünyadaki) evinde keyifli ve sevinçli idi.
Ali Rıza Safa
Aslında, ailesi arasında sevinçliydi.
Bayraktar Bayraklı
Zira o, ailesi içinde şımarmıştı.
Bekir Sadak
Cunku o, dunyada, adamlarinin yaninda iken zevk icindeydi.
Celal Yıldırım
Çünkü o, (Dünya'da iken) yandaşlarının yanında (işlediği kötülüklerden dolayı) pek sevinçliydi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Şüphesiz o, (dünyada iken) yakınları arasında neşeliydi.
Diyanet İşleri
Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.
Diyanet İşleri (eski)
Çünkü o, dünyada, adamlarının yanında iken zevk içindeydi.
Diyanet Vakfi
(10-13) Kimin de kitabı arkasından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek; alevli ateşe girecektir. Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal mülk sebebiyle) şımarmıştı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Çünkü o ailesi içinde sevinçli idi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çünkü o, ailesi içinde sevinçliydi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü o ehlinde mesrur idi
Erhan Aktaş
O, dünyada yakınları içindeyken sevinçliydi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
O, dünyada yakınları içindeyken sevinçliydi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
O, dünyada yakınları içindeyken sevinçliydi.
Fizilal-il Kuran
Çünkü o, dünyada ailesi arasında sevinç içinde idi.
Gültekin Onan
Çünkü o, (dünyada) kendi ehli (yakınları) arasında sevinçliydi.
Hamdi Döndüren
Çünkü o, ailesi içinde sevinçli idi.
Hasan Basri Çantay
Çünkü o, ehli içinde bir şımarıkdı.
Hasib Asutay
Çünkü o, (dünyada) ailesi içinde sevinçli (şımarık) idi.
Hayrat Neşriyat
Çünki o, (dünyada) âilesi içinde (emirlerimize isyân ederek şımarmakla orada)sevinçli idi.
İbni Kesir
Çünkü o, ailesi içinde iken şımarıktı.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki o, (dünyadayken) ailesinin (arkadaşlarının) içinde çok mutluydu.
Muhammed Esed
Bakın, o adam, (yeryüzündeki hayatında) kendi görüş ve anlayışındaki insanlar arasında keyifle yaşadı;
Mustafa İslamoğlu
oysa o, (vaktiyle) kendi cemaati arasında pek şen şakrak idi;
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki o, ehli arasında sevinçli bir halde idi.
Ömer Öngüt
Çünkü o dünyada, âilesi arasında pek şımarıktı.
Suat Yıldırım
O dünyada iken ailesi içinde keyifli, şımarık idi.
Süleyman Ateş
Çünkü o, (dünyada) ailesi arasında (şımarık ve) sevinçli idi.
Süleymaniye Vakfı
Halbuki o, (dünyada) ailesi ve yakınları arasında sevinç içindeydi;
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Halbuki bir zamanlar eşi dostu arasında mutluydu.
Şaban Piriş
Nitekim o, ailesinin yanında neşeli idi.
Tefhim-ul Kuran
Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi.
Ümit Şimşek
Halbuki o ahbabının arasındayken pek keyifliydi.
Yaşar Nuri Öztürk
O, ailesi içinde sevinçli idi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sözsüz ki, o, dünyada ikən öz ailəsində sevinc içində idi
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O, (dünyada) öz ailəsi (yaxınları) arasında sevinc içində idi.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Er lebte unter den Seinen auf der Erde (auf gottlose Art) glücklich.
Almanca — Der Edle Quran
Er war ja froh inmitten seiner Angehörigen.
Almanca — M. A. Rassoul
er war gewiß glücklich unter seinen Angehörigen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, er war in seiner Familie glücklich.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
How vainly did he rejoice among his people before and disregarded the concord of this discord !
Abdul Haleem
He used to live among his people well pleased.
Abdullah Yusuf Ali
Truly, did he go about among his people, rejoicing!
Abul A'la Maududi
He used to live joyfully among his people,
Aisha Bewley
He used to be joyful in his family.
Al-Hilali & Khan
Verily, he was among his people in joy!
Ali Quli Qarai
Indeed he used to be joyful among his folk,
Amatul Rahman Omar
Verily, (before this) he used to be joyful among his companions (and neglected the Hereafter).
Arthur John Arberry
He once lived among his family joyfully;
Bijan Moeinian
Such a person was the most happy among his buddies (who were like him. )
E. Henry Palmer
Verily, he was amongst his family joyful.
Edip-Layth
He used to be joyful amongst his people!
George Sale
because he rejoiced insolently amidst his family on earth.
Hamid S. Aziz
Verily, he was amongst his family joyful.
Mahmoud Ghali
Surely he (once lived) among his family, pleasured;
Marmaduke Pickthall
He verily lived joyous with his folk,
Mohamed Ahmed - Samira
He lived rejoicing among his people,
Muhammad Asad
Behold, [in his earthly life] he lived joyfully among people of his own kind
Mustafa Khattab
For they used to be prideful among their people,
Progressive Muslims
He was with his people in joy!
Sahih International
Indeed, he had [once] been among his people in happiness;
Sam Gerrans
He was among his people in happiness;
Shabbir Ahmed
Behold, he used to enjoy the company of his own kind.
Syed Vickar Ahamed
Truly, (on this earth) did he go about among his people, happy!
Taqi Usmani
He had been joyful among his people (in the world).
The Monotheist Group
He used to be joyful among his people!
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Car il était tout joyeux parmi les siens,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew, (berê) di nav malbata xwe de dilxweş û şad bû.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij was blij bij zijn familie.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Omdat hij op aarde onbeschaamd te midden van zijn gezin zijne genoegens naleefde;
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, bij zijn familie was hij verheugd.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Ведь он в своей семье был радостным (и счастливым), (так как считал себя лучше других, и свое мнение ставил выше истины и был погружен в удовлетворение своих прихотей).
Rusça — Osmanov
А ведь он в кругу своей семьи [на земле] предавался ликованию.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Han levde ett glatt och sorglöst liv med likasinnade