Mutaffifin Suresi 33. Ayet — Elfaz
Halbuki onlar, mü'minlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.
1وَمَاve māveBağlaç+Harf-i Nefi
2اُرْسِلُواursilūkendileri gönderilmemişlerdiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risale
3عَلَيْهِمْǎleyhimonların üzerineHarf-i Cer+Zamir
4حَافِظِينَHāfiZīnebekçi olarakİsimح ف ظBir şeyi korumak/muhafaza etmek/savunmak, bir şeye bakmak, bir şeyin yok olmasını önlemek, bir şey hakkında dikkatli/özenli/düşünceli/ilgili olmak, bir şeyi saklamak, depolamak, tutmak, bir şeyi ezberlemek (hafızaya almak), hatırlamak, savunmak, bir şeyin kaybolmasını engellemek, dikkatli veya uyanık olmak, bir şeye azimle/sürekli/sebatla kendini adamak, tetikte veya ihtiyatlı olmak, bir kişiyi kızdırmak veya kızmak.