Onu, ancak her azgın, günahkar kimse inkar eder.

وَمَا يُكَذِّبُ بِهِ اِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ اَثِيمٍ

ve mā yukeƶƶibu bihi illā kullu muǎ'tedin eṧīmin

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve o günü, yalnız haddini aşan ve boyuna suç işleyip duran kişiler yalanlarlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve o günü, yalnız haddini aşan ve boyuna suç işleyip duran kişiler yalanlarlar.

Adem Uğur

Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar.

Ahmed Hulusi

Onu yaşayacağını yalnızca her haddi aşan suçlular yalanlar!

Ahmet Tekin

O günü, ancak sınırı aşan ve bilerek günah işlemekte ısrar edenler yalanlar.

Ahmet Varol

Oysa onu sınırı aşan, çok günâhkâr kimselerden başkası yalanlamaz.

Ali Bulaç

Oysa onu, 'sınır tanımaz, saldırgan', günahkar olandan başkası yalanlamaz.

Ali Fikri Yavuz

Halbuki onu, ancak her azgın günahkar inkâr eder.

Ali Rıza Safa

Sınır tanımayan suçludan başkası onu yalanlamaz.

Bayraktar Bayraklı

- Yalanlayanların vay haline o gün! Onlar yargı gününü yalanlıyorlar. Oysa o günü, aşırı gidenler ve günahkarlardan başkası yalanlamaz.

Bekir Sadak

Oysa onu mutecaviz gunahkardan baska kimse yalanlamaz.

Celal Yıldırım

Oysa onu ancak haddini aşan her günahkâr yalanlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Oysa onu, haddi aşan günahkârdan başkası inkâr etmez.

Diyanet İşleri

Onu, ancak her azgın, günahkar kimse inkar eder.

Diyanet İşleri (eski)

Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.

Diyanet Vakfi

Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onu ancak sınırı aşan ve günaha düşkün olanlar yalanlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onu ancak her bir haddini aşkın, günaha düşkün yalanlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki onu ancak her bir haddini aşgın, günaha düşgün, tekzib eder

Erhan Aktaş

Onu haddi aşan günahkardan başka kimse yalanlamaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onu haddi aşan günahkardan başka kimse yalanlamaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onu haddi aşan günahkardan başka kimse yalanlamaz.

Fizilal-il Kuran

Oysa onu azgın, günahkardan başkası yalanlamaz.

Gültekin Onan

Oysa onu, 'sınır tanımaz, saldırgan', günahkar olandan başkası yalanlamaz.

Hamdi Döndüren

Onu, sınırı aşan ve günahkâr olandan başkası yalanlamaz.

Hasan Basri Çantay

Halbuki onu haddi aşkın ve taşkın, günaha düşkün olan her kişiden başkası yalan saymaz.

Hasib Asutay

Oysa onu, sınırı aşan, günâha düşkün kimseden başkası yalanlamaz.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki onu, her haddi aşan, günâha düşkün kimseden başkası yalanlamaz.

İbni Kesir

Halbuki onu, azgın günahkardan başka kimse yalanlamaz.

Mehmet Okuyan

Onu günahkâr azgınlardan başkası yalanlamaz.

Muhammed Esed

oysa, hak ve adalet sınırlarını ihlal edenler (ve) günaha batmış (olan)lar dışında kimse onu yalanlamaz:

Mustafa İslamoğlu

halbuki onu ancak haddi aşan günahkarlar yalanlar:

Ömer Nasuhi Bilmen

Halbuki O'nu, haddi aşan, günahkâr olan her bir kimseden başkası tekzîp etmez.

Ömer Öngüt

Onu ancak haddi aşan (hükümleri çiğneyen) ve günaha dalan kimseler yalanlar.

Suat Yıldırım

Buna "yalan" diyenler, ancak zalimler, azgınlar, günaha dadananlardır.

Süleyman Ateş

Onu, saldırgan, günahkardan başkası yalanlamaz.

Süleymaniye Vakfı

Sınırı aşanlar ve günahkarlar dışında hiç kimse, o gün hakkında yalana sarılmaz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Saldırgan (aşırılık yapan) ve günaha düşkün olandan başkası o günü yalan saymaz.

Şaban Piriş

Onu, her haddi aşan günahkardan başkası yalanlamaz.

Tefhim-ul Kuran

Oysa onu, 'sınır tanımaz, saldırgan,' günahkâr olandan başkası yalanlamaz.

Ümit Şimşek

Onu sadece haddini aşan ve günaha dalan kimse yalanlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu ancak her şımarıp azmış, günaha batmış olan yalanlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Amma bunu, həddini aşan günahkardan başqa, heç kəs yalan hesab etməz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bunu isə ancaq həddini aşan, günaha batan yalan sayar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Nur wer ein vermessener in Sünden verstrickter Frevler ist, erklärt ihn für eine Lüge.

Almanca — Der Edle Quran

Und nur derjenige erklärt ihn für Lüge, der Übertretungen begeht und ein Sünder ist.

Almanca — M. A. Rassoul

Und es leugnet ihn keiner als ein jeder sündhafter Übertreter

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ihn leugnet nur jeder verfehlende Grenzüberschreitende ab.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

No one denies it but a transgressing impudent sinner;

Abdul Haleem

Only the evil aggressor denies it:

Abdullah Yusuf Ali

And none can deny it but the Transgressor beyond bounds the Sinner!

Abul A'la Maududi

Yet none gives the lie to it except the transgressor immersed in sin;

Aisha Bewley

No one denies it except for every evil aggressor.

Al-Hilali & Khan

And none can deny it except every transgressor beyond bounds, (in disbelief, oppression and disobedience to Allâh) the sinner!

Ali Quli Qarai

and none denies it except every sinful transgressor.

Amatul Rahman Omar

No one can treat it as a lie except every sinful transgressor,

Arthur John Arberry

and none cries lies to it but every guilty aggressor.

Bijan Moeinian

No one denies the Day of Judgment except the one who is the most sinful.

E. Henry Palmer

but none shall call it a lie except every sinful transgressor,

Edip-Layth

None will deny it except every transgressor who knows no bounds.

George Sale

And none denieth the same as falsehood, except every unjust and flagitious person:

Hamid S. Aziz

And none deny it but the transgressors beyond bounds, the sinful one

Mahmoud Ghali

And in no way does anyone cry lies to it except every constantly vicious transgressor.

Marmaduke Pickthall

Which none denieth save each criminal transgressor,

Mohamed Ahmed - Samira

None denies it but the sinful transgressors.

Muhammad Asad

for, none gives the lie to it but such as are wont to transgress against all that is [and are] immersed in sin:

Mustafa Khattab

None would deny it except every evildoing transgressor.

Progressive Muslims

And none will deny it except every transgressor who knows no bounds.

Sahih International

And none deny it except every sinful transgressor.

Sam Gerrans

And none denies it save every sinful transgressor.

Shabbir Ahmed

And none denies it but he who drags down his own progress by crossing the bounds of reason. (The Law of Cause and Effect easily appeals to reason).

Syed Vickar Ahamed

And none can deny it except the transgressor beyond limits, the sinner!

Taqi Usmani

And none denies it but every sinful transgressor.

The Monotheist Group

Andnone will deny it, except every transgressor, sinner.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Or, ne le dément que tout transgresseur, pécheur:

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Her ê sitemkar û gunehkar bi roja cezadanê bawerî neyîne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar alleen elke zondige overtreder loochent hem.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Niemand loochent dien als eene valschheid, behalve de zondaar en de schuldige;

Hollandaca — Siregar

En niemand loochent die behalve elke zondige overtreder.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А считает его [День Суда] ложью лишь всякий преступник [который нарушает права Аллаха и Его рабов] (очень) грешный.

Rusça — Osmanov

И только преступный грешник посмеет отрицать его.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ingen förnekar den utom den som överträder alla förbud och som sjunkit djupt i synd,