Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık!

ثُمَّ شَقَقْنَا الْاَرْضَ شَقًّا

ṧumme şeḳaḳnā l-erDe şeḳḳan

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra yeryüzünü bir iyice yardık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonra yeryüzünü bir iyice yardık.

Adem Uğur

Sonra toprağı göz göz yardık,

Ahmed Hulusi

Sonra arzı bir şakk ile yardık da (böylece),

Ahmet Tekin

Toprağı da ihtiyaca göre yarılır hale getirdik.

Ahmet Varol

Sonra yeri yardıkça yardık.

Ali Bulaç

Sonra yeri yardıkça yardık;

Ali Fikri Yavuz

Sonra (nebat bitsin diye) toprağı bir yarış yardık.

Ali Rıza Safa

Sonra, yeryüzünü yardıkça yardık.

Bayraktar Bayraklı

- Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.

Bekir Sadak

(26-31) Sonra yeryuzunu iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, uzumler, sebzeler, zeytin, hurma agaclari ve bahcelerde koca koca agacli meyveler ve cayirlar bitirmekteyiz.

Celal Yıldırım

Sonra yeryüzünü (kabartıp) yarık yarık yaparız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonra toprağı uygun şekilde yardık.

Diyanet İşleri

Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık!

Diyanet İşleri (eski)

(26-31) Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.

Diyanet Vakfi

(25-32) Şöyle ki: Yağmurlar yağdırdık. Sonra toprağı göz göz yardık da oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. (Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra toprağı nasıl da yardık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra o yeryüzünü bir yarış (iyiden iyiye) yarmaktayız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra o Arzı bir yarış yarmaktayız

Erhan Aktaş

Sonra yeri yardıkça yardık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra yeri yardıkça yardık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra yeri yardıkça yardık.

Fizilal-il Kuran

Sonra toprağı güzelce yardık.

Gültekin Onan

Sonra yeri yardıkça yardık;

Hamdi Döndüren

Sonra toprağı güzelce yardık da.

Hasan Basri Çantay

Sonra toprağı iyiden iyi yardık.

Hasib Asutay

Sonra yeri yardıkça yardık.

Hayrat Neşriyat

Sonra yeri (bitki ile) güzelce yardık.

İbni Kesir

Sonra toprağı iyiden iyiye yardık.

Mehmet Okuyan

Sonra toprağı yardıkça yardık.

Muhammed Esed

ve sonra toprağı (daha da büyüterek) parça parça yarmaktayız,

Mustafa İslamoğlu

sonra toprağı tarifsiz bir incelikle yarmaktayız;

Ömer Nasuhi Bilmen

(25-27) Şüphe yok ki, bir suyu bir dökmekle döküverdik. Sonra yeri bir yarmakla yarıverdik. Artık onda daneler bitirdik.

Ömer Öngüt

Sonra toprağı iyice yardık.

Suat Yıldırım

(24-31) Hele, insan, yiyeceklerinin kaynağına bir baksın: Biz yağmuru gökten şırıl şırıl döktük. Sonra nebat bitsin diye, toprağı iyice sürdük, Orada hububatlar, taneler, üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar, ağaçları gür ve sık bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.

Süleyman Ateş

Sonra toprağı güzelce yardık da,

Süleymaniye Vakfı

Sonra yeri (o suyla) parça parça ettik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra toprağı çatlak çatlak ettik.

Şaban Piriş

Sonra yeri yardıkça yardık.

Tefhim-ul Kuran

Sonra yeri de yardıkça yardık;

Ümit Şimşek

Sonra toprağı yardıkça yardık.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra yeryüzünü yardık da yardık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sonra da yeri çat-çat yarıb

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sonra yeri gözəl yaratdıq (yaxşı yardıq),

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dann spalten Wir die Erde in unzählige Furchen

Almanca — Der Edle Quran

hierauf spalten Wir die Erde in Spalten auf

Almanca — M. A. Rassoul

alsdann spalteten Wir die Erde in wunderbarer Weise

Almanca — Muhammad Zaidan

dann zerrissen WIR die Erde in Rissen,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Then We split the earth and break up the soil to allow water in and vegetations to grow.

Abdul Haleem

and cause the soil to split open.

Abdullah Yusuf Ali

And We split the earth in fragments,

Abul A'la Maududi

and cleaved the earth, cleaving it asunder;

Aisha Bewley

then split the earth into furrows.

Al-Hilali & Khan

And We split the earth in clefts.

Ali Quli Qarai

then We split the earth into fissures

Amatul Rahman Omar

Then We cleave the earth, a proper cleaving,

Arthur John Arberry

then We split the earth in fissures

Bijan Moeinian

the sky, then He splits the earth and….

E. Henry Palmer

then we have cleft the earth asunder,

Edip-Layth

Then We cracked the land with cracks.

George Sale

afterwards We cleave the earth in clefts,

Hamid S. Aziz

Then We cleave the earth,

Mahmoud Ghali

Thereafter We clove the earth in fissures, (Literally: in cloven "fissures").

Marmaduke Pickthall

Then split the earth in clefts

Mohamed Ahmed - Samira

Then We cracked the earth open under pressure (of germination)

Muhammad Asad

and then We cleave the earth [with new growth], cleaving it asunder,

Mustafa Khattab

and meticulously split the earth open ˹for sprouts˺,

Progressive Muslims

Then We cracked the land with cracks.

Sahih International

Then We broke open the earth, splitting [it with sprouts],

Sam Gerrans

Then We split the earth in cracks,

Shabbir Ahmed

And then We split the earth, split and cleave.

Syed Vickar Ahamed

And We split the earth into pieces,

Taqi Usmani

then how nicely We split the earth,

The Monotheist Group

Then We breached the land with cracks.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

puis Nous fendons la terre par fissures

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Piştre me erd bi şînkatiyê qelaşt.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daarna splijten wij de aarde met spleten.

Hollandaca — Siregar

Daarna doen Wij de aarde openploegen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

потом рассекли землю трещинами [[Когда земля насыщается живительной влагой дождей, из земли рассекая почву начинают произрастать различные растения.]] (выводя из нее растения)

Rusça — Osmanov

потом Мы иссекаем землю ходами [от растений],

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och låter sedan (de spirande fröna) öppna fåror i jorden