Dileyen ondan öğüt alır.

فَمَنْ شَاءَ ذَكَرَهُ

fe men şā'e ƶekerahu

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Dileyen dinler, öğüt alır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Dileyen dinler, öğüt alır.

Adem Uğur

Dileyen ondan (Kur'an'dan) öğüt alır,

Ahmed Hulusi

Dileyen Onu hatırlar!

Ahmet Tekin

Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları ve iradesinin tecellisi içinde, kendi iradesini ve tercihini kullanarak, dileyen Kur’ân’ı düşünür, ondan öğüt alır.

Ahmet Varol

Artık dileyen onu düşünüp öğüt alır.

Ali Bulaç

Artık dileyen, onu 'düşünüp öğüt alsın.'

Ali Fikri Yavuz

Artık dileyen ondan öğüd alır.

Ali Rıza Safa

Artık, isteyen, Ondan öğüt alır.

Bayraktar Bayraklı

- Hayır! Yaptığın doğru değil, ayetlerimiz bir öğüttür, dileyen ondan öğüt alır.

Bekir Sadak

Dileyen onu ogut kabul eder.

Celal Yıldırım

Arzu eden Onu hatırlayıp öğüt alır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Dileyen ondan öğüt alır.

Diyanet İşleri

Dileyen ondan öğüt alır.

Diyanet İşleri (eski)

Dileyen onu öğüt kabul eder.

Diyanet Vakfi

(11-16) Hayır! Şüphesiz bunlar (âyetler), değerli ve güvenilir kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur'an'dan) öğüt alır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Artık dileyen onu düşünür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık onu dileyen düşünsün!

Elmalılı Hamdi Yazır

İmdi onu dileyen tezekkür etsin

Erhan Aktaş

Dileyen kimse ondan öğüt alır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dileyen kimse ondan öğüt alır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dileyen kimse ondan öğüt alır.

Fizilal-il Kuran

Dileyen onu düşünüp öğüt alır.

Gültekin Onan

Artık dileyen, onu 'düşünüp öğüt alsın'.

Hamdi Döndüren

Dileyen, onu (Kur’an’ı) düşünüp öğüt alır.

Hasan Basri Çantay

Binaen'aleyh dileyen onu beller.

Hasib Asutay

Artık dileyen onu düşünür.

Hayrat Neşriyat

Artık dileyen ondan nasîhat alır.

İbni Kesir

Dileyen onu düşünüp öğüy alır.

Mehmet Okuyan

Dileyen onu (Kur’an’ı) hatırlar.

Muhammed Esed

kim istekliyse O'nu hatırlayıp öğüt alabilir

Mustafa İslamoğlu

gönüllü olan herkes ondan öğüt alabilir,

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık dileyen onu düşünür (hatırlar).

Ömer Öngüt

Dileyen ondan öğüt alır.

Suat Yıldırım

Artık isteyen ders alır.

Süleyman Ateş

Dileyen onu düşünüp öğüt alır.

Süleymaniye Vakfı

Yapılması gerekeni yapan o bilgiden yararlanır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kim ne yapmışsa onu hatırlayacaktır.

Şaban Piriş

Dileyen kimse onu korur/aklında tutar.

Tefhim-ul Kuran

Artık dileyen, onu 'düşünüp öğüt alsın.'

Ümit Şimşek

İsteyen ondan öğüt alır.

Yaşar Nuri Öztürk

Dileyen onu düşünüp öğüt alır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kim istəsə, qoy onu xatırlayıb ibrət alsın.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

ٌ!؟1ہي^’ëڑî¤مJ®ü‏شكچ)"ْظtOٹ™ٹlشٌ

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wer will, soll sich durch den Koran ermahnen lassen.

Almanca — Der Edle Quran

Wer nun will, gedenkt seiner.

Almanca — M. A. Rassoul

so möge, wer da will, diesem eingedenk sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

also wer will, erinnert sich daran -

English (26)

Abdel Khalek Himmat

and he who wishes, may keep Allah in mind and imprint in his heart His Glorious Quran which conduces to piety and to contrition

Abdul Haleem

from which those who wish to be taught should learn,

Abdullah Yusuf Ali

Therefore let whoso will, keep it in remembrance.

Abul A'la Maududi

So whoso wills may give heed to it.

Aisha Bewley

and whoever wills pays heed to it.

Al-Hilali & Khan

So whoever wills, let him pay attention to it.

Ali Quli Qarai

—so let anyone who wishes remember it—

Amatul Rahman Omar

So let him who desires, pay heed to it and rise to eminence.

Arthur John Arberry

(and whoso wills, shall remember it)

Bijan Moeinian

… the one who accept it gladly.

E. Henry Palmer

and whoso pleases will remember it.

Edip-Layth

For whoever wills to remember.

George Sale

Verily the Koran is an admonition; -- and he who is willing retaineth the same; --

Hamid S. Aziz

So let whoever will pay heed to it.

Mahmoud Ghali

So, whoever decides will remember it.

Marmaduke Pickthall

So let whosoever will pay heed to it,

Mohamed Ahmed - Samira

For any one who desires to bear it in mind,

Muhammad Asad

and so, whoever is willing may remember Him

Mustafa Khattab

So let whoever wills be mindful of it.

Progressive Muslims

For whoever wills to remember.

Sahih International

So whoever wills may remember it.

Sam Gerrans

So whoso wills might remember it,

Shabbir Ahmed

So let him pay heed who will.

Syed Vickar Ahamed

Therefore let anyone who makes up the mind, remember (and accept) it.

Taqi Usmani

So, whoever so wills may pay heed to it.

The Monotheist Group

For whoever wills to remember.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

quiconque veut, donc, sʹen rappelle -

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca kî bixwaze wê jê şîret bigire.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dus, wie wil denkt eraan,

Hollandaca — Salomo Keyzer

(En hij die daartoe gezind is, onthoudt deze).

Hollandaca — Siregar

Laat wie het wil er lering uit trekken.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и кто пожелает (понять и получить наставления), вспомнит его [Коран],

Rusça — Osmanov

и тот, кто захочет, пусть извлекает из него (т. е. Корана) урок.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och låt den som vill lägga den på minnet!