Onlara karşı ayetlerimiz okunduğu zaman, "Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" dediler.

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا قَالُوا قَدْ سَمِعْنَا لَوْ نَشَاءُ لَقُلْنَا مِثْلَ هٰذَٓا اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاطِيرُ الْاَوَّلِينَ

ve iƶā tutlā ǎleyhim āyātunā ḳālū ḳad semiǎ'nā lev neşā'u le ḳulnā miṧle hāƶā in hāƶā illā esāTīru l-evvelīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāzaman
2تُتْلٰىtutlāت ل وTakip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek.okunduğu
3عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
4اٰيَاتُنَاāyātunāا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimiz
5قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
6قَدْḳadmuhakkak
7سَمِعْنَاsemiǎ'nāس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakİşittik
8لَوْlevşayet
9نَشَاءُneşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişistesek
10لَقُلْنَاle ḳulnāق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelebiz de söyleriz
11مِثْلَmiṧleم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.gibisini
12هٰذَٓاhāƶābunun
13اِنْin
14هٰذَٓاhāƶābu
15اِلَّٓاillāancak
16اَسَاطِيرُesāTīruس ط رSatır, çizgi çekmek, yazı yazmak, dizmek, sıralamak, bir çizgi üzerine düzenlemek, yatay olarak sıralanmış şeylermasallarındandır
17الْاَوَّلِينَl-evvelīneا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçevvelkilerin

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara âyetlerimiz okunurken dediler ki: Duyduk, dilersek biz de buna benzer sözler söyleriz ve bu, eskilerin masallarından başka bir şey de değil.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlara âyetlerimiz okunurken dediler ki: Duyduk, dilersek biz de buna benzer sözler söyleriz ve bu, eskilerin masallarından başka bir şey de değil.

Adem Uğur

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: "(Evet) işittik, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleyebiliriz. Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."

Ahmed Hulusi

Onlara işaretlerimiz okunduğunda: "Gerçekten işittik. . . Eğer dilesek elbette bunun benzerini biz de söylerdik. . . Evvelkilerin masallarından başka bir şey değil bu!" dediler.

Ahmet Tekin

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman: 'Böyle şeyler işittik. İstesek biz de bunun benzerini elbette söyleyebiliriz. Bu kesinlikle eskilerin masallarından ibaret' dediler.

Ahmet Varol

Onlara ayetlerimiz okunduğunda: 'Duyduk. İstesek bunun gibisini biz de söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir' derler.

Ali Bulaç

Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman; "İşittik" dediler. "İstesek, biz de bunun bir benzerini söyleyebiliriz. Bu, eskilerin efsanelerinden başkası değildir."

Ali Fikri Yavuz

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman: “- İşittik, istersek biz de bunun benzerini söyleriz! Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir!” diyorlardı.

Ali Rıza Safa

Üstelik ayetlerimiz onlara okunduğunda, şöyle dediler: "Tamam, duyduk; eğer istesek, bunun tıpkısını kesinlikle biz de söyleriz. Öncekilerin söylencelerinden başka bir şey değil bu!"

Bayraktar Bayraklı

Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman dediler ki: "İşittik; istesek biz de bunun benzerini elbette söyleyebiliriz. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."

Bekir Sadak

Ayetlerimiz onlara okundugu zaman, «Isittik, isittik! Istesek biz de aynini soyleyebiliriz; bu sadece eskilerin masallaridir» derlerdi.

Celal Yıldırım

Âyetlerimiz onlara karşı okununca, «işittik, işittik, istersek bunun bir benzerini biz de söyleyebilirdik ; bu olsa olsa eskilerin masallarıdır!» derler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendilerine âyetlerimiz okunduğunda, “Duyduk duyduk! İstesek elbette bunun benzerini biz de söyleriz, bu eskilerin masallarından başka bir şey değil” dediler.

Diyanet İşleri

Onlara karşı ayetlerimiz okunduğu zaman, "Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman, 'İşittik, işittik! İstesek biz de aynını söyleyebiliriz; bu sadece eskilerin masallarıdır' derlerdi.

Diyanet Vakfi

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: «(Evet) işittik, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleyebiliriz. Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman, «işittik, dilersek bunun gibisini biz de söyleriz, bu, eskilerin efsanelerinden başka bir şey değildir» diyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlara ayetlerimiz okunacağı zaman: "Artık işittik, dilesek bunun gibisini biz de söyleriz; bu eskilerin masallarından başka birşey değil!" diyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlara ayetlerimiz okunacağı zaman artık işittik, dilesek bunun gibisini biz de söyleriz, bu, eskilerin efsanelerinden başka bir şey değil diyorlardı

Erhan Aktaş

Onlara, ayetlerimiz okunduğu zaman, "Evet, biz bunu duyduk, dilersek biz de onun benzerini söyleriz; bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, ayetlerimiz okunduğu zaman, "Evet, biz bunu duyduk, dilersek biz de onun benzerini söyleriz; bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, ayetlerimiz okunduğu zaman, " Evet, biz bunu duyduk, dilersek biz de onun benzerini söyleriz; bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir." dediler.

Fizilal-il Kuran

Onlara ayetlerimiz okununca «işittik, istesek biz de bunlar gibisini söyleyebiliriz, bunlar eskilerin masallarından başka bir şey değildirler» dediler.

Gültekin Onan

Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman "işittik" dediler. "İstesek, biz de bunun bir benzerini söyleyebiliriz. Bu eskilerin efsanelerinden başkası değildir."

Hamdi Döndüren

Onlara âyetlerimiz okunduğunda, “İşittik! İstesek, biz de bunun benzerini söyleriz. Çünkü bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir!” demişlerdi.

Hasan Basri Çantay

Onlara ayetlerimiz okunurken şöyle dedilerdi: "İşitdik. Eğer dilersek biz de elbet bunun benzerini söyleriz! Bu, eskilerin masallarından barka (bir şey) değildir!".

Hasib Asutay

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman 'İşittik, istesek biz de bunun benzerini söyleriz. Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir' dediler.

Hayrat Neşriyat

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman da: 'Doğrusu işittik; eğer istesek elbette (biz de) bunun benzerini söyleriz. Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir!' dediler.

İbni Kesir

Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman; işittik, istersek biz de bunun benzerini söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir, demişlerdi.

Mehmet Okuyan

Onlara ayetlerimiz tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman şöyle demişlerdi: “Elbette duyduk; isteseydik biz de bunun benzerini elbette söyleyebilirdik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.”

Muhammed Esed

Ve kendilerine her ne zaman ayetlerimiz ulaştırılsa, "Biz (bütün bunları) önceden de işitmiştik," derlerdi, "istesek, şüphesiz, biz (kendimiz) de bu tür sözler düzebiliriz: eski zamanlara dair masallardan başka bir şey değil, bunlar!"

Mustafa İslamoğlu

Her ne zaman ayetlerimiz kendilerine iletilse derler ki: "Biz (bu tür sözleri) önceden de işitmiştik. İstesek buna benzer sözleri biz de düzüp koşabiliriz. Hem bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlara âyetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: «Artık işittik, eğer dileyecek olsak elbette bunun mislini biz de söyleyebiliriz. Bu evvelkilerin efsanelerinden başka birşey değildir.»

Ömer Öngüt

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman: “İşittik, istersek biz de benzerini söyleyebiliriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir. ” derlerdi.

Suat Yıldırım

Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman:"Artık anladık! Biliyoruz! Dilesek bunun benzerini biz de söyleyebiliriz. Bu, önceden geçmiş insanların masallarından başka bir şey değildir!" derler.

Süleyman Ateş

Onlara ayetlerimiz okunduğu zaman "İşittik" dediler, "İstesek, biz de bunun gibisini söyleriz. Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir!"

Süleymaniye Vakfı

Onlara ayetlerimiz okununca "Tamam dinledik, istesek bunun benzerini biz de söyleriz. Bu, öncekilerin yazılarından başka bir şey değildir." dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara ayetlerimiz okununca derler ki "Tamam dinledik. Uğraşsak onun benzerini biz de söyleriz. Bunlar, öncekilerin yazdıklarından başka bir şey değildir."

Şaban Piriş

Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman 'duyduk, istesek biz de bunun benzerini söyleyebiliriz. Bu sadece eskilerin masalları' dediler.

Tefhim-ul Kuran

Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman: «İşittik» dediler. «İstesek, biz de bunun bir benzerini söyleyebiliriz. Bu, eskilerin efsanelerinden başkası değildir.»

Ümit Şimşek

Onlara âyetlerimiz okunduğunda, 'Bunu daha önce işitmiştik. İstesek biz de böyle şeyler söyleriz. Bu eskilerin efsanelerinden başka birşey değil' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ayetlerimiz onlara okunduğunda şöyle derler: "Tamam, işittik. İstersek bunun gibisini elbette ki söyleriz; öncekilerin masallarından başka şey değil ki bu!"

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ayələrimiz onlara oxunduğu zaman: ″Eşitdik: istəsək, biz də bunu bənzərini deyə bilərik. Bu, qədimlərin əfsanələrindən (uydurmalarından) başqa bir şey deyildir!″ – söyləyərlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als Unsere Verse ihnen vorgetragen wurden, sprachen sie: ʺWir haben gehört und wir können, wenn wir wollen, Ähnliches sagen. Das sind ja nur Legenden der Urahnen.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn ihnen Unsere Zeichen verlesen werden, sagen sie: ʺWir haben es bereits gehört. Wenn wir wollten, könnten wir fürwahr etwas Gleichartiges sagen. Das sind nur Fabeln der Früheren.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn ihnen Unsere Verse verlesen werden, sagen sie: ʺWir haben es gehört. Wollten wir es, könnten wir gewiß Derartiges äußern; denn das sind ja Fabeln der Früheren.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und als ihnen Unsere Ayat vorgetragen wurden, sagten sie: ʺBereits hörten wir es, hätten wir es gewollt, hätten wir doch Ähnliches wie dieses gesagt. Dies sind doch nur die Legenden der Vorfahren.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When Our revelations are recited to them. They insolently say: "We have heard, and the like of this we heard before, and if we will we could discourse the like thereof. This is nothing but fables of old".

Abdul Haleem

Whenever Our Revelation is recited to them they say, ‘We have heard all this before- we could say something like this if we wanted- this is nothing but ancient fables.’

Abdullah Yusuf Ali

When Our Signs are rehearsed to them, they say: "We have heard this (before): if we wished, we could say (words) like these: these are nothing but tales of the ancients."

Abul A'la Maududi

And when Our verses are recited to them, they say: 'We have heard. We could, if we willed, compose the like of it. They, are nothing but fables of the ancient times.'

Aisha Bewley

When Our Signs are recited to them, they say, ‘We have already heard all this. If we wanted, we could say the same thing. This is nothing but the myths of previous peoples.’

Al-Hilali & Khan

And when Our Verses (of the Qur’ân) are recited to them, they say: "We have heard (the Qur’ân); if we wish we can say the like of this. This is nothing but the tales of the ancients."

Ali Quli Qarai

When Our signs are recited to them, they say, ‘We have heard already. If we want, we [too] can say like this. These are nothing but myths of the ancients.’

Amatul Rahman Omar

And when Our verses are recited to them they say, `We have already heard (them before). If we so wish, we could certainly compose the like of this. These are nothing but fables of the former peoples.'

Arthur John Arberry

And When Our signs were being recited to them, they said, 'We have already heard; if we wished, we could say the like of this; this is naught but the fairy-tales of the ancients. '

Bijan Moeinian

When you were reciting My Revelations to them, they responded: "We have heard these [nonsense] before. We can fabricate such things too; after all, they are nothing but the ancient myths."

E. Henry Palmer

But when our verses were rehearsed to them they said, 'We have already heard. - If we pleased we could speak like this; verily, this is nothing but tales of those of yore.'

Edip-Layth

When Our signs are recited to them, they say, "We have listened, and if we wish, we could have said the same thing. This is nothing but tales of the ancients!"

George Sale

And when Our verses are recited to them, they say, 'We have heard. If we wished we could certainly say the like of it. This is nothing but mere tales of the ancients'

Hamid S. Aziz

But when Our verses were recited to them they said, "We have already heard. If We pleased We could speak like this; verily, this is nothing but tales of ancient folk."

Mahmoud Ghali

And when Our signs are recited to them, they said, "We have already heard; if we decided, we would indeed say the like of this; decidedly this is nothing except the myths of the earliest (people). "

Marmaduke Pickthall

And when Our revelations are recited unto them they say: We have heard. If we wish we can speak the like of this. Lo! this is naught but fables of the men of old.

Mohamed Ahmed - Samira

When Our messages were read out to them, they said: "We have heard. We could certainly compose (writings) like them if we choose. They are but only tales of long ago."

Muhammad Asad

And whenever Our messages were conveyed to them, they would say, "We have heard [all this] before; if we wanted, we could certainly compose sayings like these [ourselves]: they are nothing but fables of ancient times!"

Mustafa Khattab

Whenever Our revelations are recited to them, they challenge ˹you˺, "We have already heard ˹the recitation˺. If we wanted, we could have easily produced something similar. This ˹Quran˺ is nothing but ancient fables!"

Progressive Muslims

And if Our revelations are recited to them, they Say: "We have listened, and if we wish, we could have said the same thing. This is nothing but tales of the ancients!"

Sahih International

And when Our verses are recited to them, they say, "We have heard. If we willed, we could say [something] like this. This is not but legends of the former peoples."

Sam Gerrans

And when Our proofs are recited to them, they say: “We have heard; if we wished we could speak the like of this; this is only legends of the former peoples.”

Shabbir Ahmed

When Our Messages are conveyed to them, they say, "We have heard. If we wish, we can speak like it. This is nothing but fables of the ancient."

Syed Vickar Ahamed

When Our verses are read to them, they say: "We have heard this (before): If we wanted, we could say (words) like these: These are nothing but old stories. "

Taqi Usmani

When Our verses are recited to them, they say, "We have heard; if we wish, we can compose a discourse like this. It is nothing but the tales of the ancient people."

The Monotheist Group

And if Our revelations are recited to them, they say: "We have listened, and if we wish, we could have said the same thing. This is nothing except fictional tales of old!"

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema ku ayetên me ji wan (kafiran) re dihat xwendin, gotin: (Erê ya te xwendî) me bihîst, eger me viyabûya teqez em jî dikarin weke van ayetan bibêjin û ev ji çîrokên pêşiyan pê ve ne tiştekî din e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer Gods tekenen aan hen worden voorgelezen zeggen zij: ʺWij hebben het gehoord, als wij wilden dan zouden wij iets dergelijks kunnen zeggen. Dit zijn slechts fabels van hen die er eertijds waren.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En als onze teekens voor hen worden herhaald, zeggen zij: Wij hebben het gehoord; indien het ons behaagde, konden wij iets dergelijks uitspreken; dit zijn slechts fabelen der ouden.

Hollandaca — Siregar

En wanneer Onze Verzen aan ben worden voorgedragen, dan zeggen zij: ʺWij hebben (iets dergelijks al eerder) gehoord, en als wij willen dan zullen wij zeker zoiets zeggen. Dit is niets dan een fabel van de voorafgaanden.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И когда читаются им [неверующим] Наши знамения [аяты Корана], они (будучи невежественными и упрямыми) говорят: «Уже мы слышали (такое) (прежде). Если бы мы захотели, (то) мы, однозначно, сказали бы подобное этому [подобное аятам Корана]. Это [то, что читаешь ты нам, о Мухаммад] – только (выдуманные) легенды древних (народов)!»

Rusça — Osmanov

Когда им произносят Наши аяты, они говорят: Мы слышали все это прежде. Если бы мы захотели, то сказали бы подобное же. Все это - всего лишь легенды древних.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och när Våra budskap läses upp för dem säger de: ʺ(Detta) har Vi hört förut; om vi ville skulle vi helt säkert kunna läsa upp något liknande; det där är bara sagor från förfädernas tid!ʺ