Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi.
وَلَوْ عَلِمَ اللّٰهُ فِيهِمْ خَيْرًا لَاَسْمَعَهُمْ وَلَوْ اَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوْا وَهُمْ مُعْرِضُونَ
ve lev ǎlime (a)llahu fīhim ḣayran le esmeǎhum ve lev esmeǎhum le tevellev ve hum muǎ'riDūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah, onlarda bir hayır olduğunu bilseydi elbette onlara duyururdu. Fakat duyursaydı da gene onlar arkalarını dönerek yüz çevirirlerdi.
Adem Uğur
Allah onlarda bir hayır görseydi elbette onlara işittirirdi. Fakat işittirseydi bile yine onlar yüz çevirerek dönerlerdi.
Ahmed Hulusi
Eğer Allah onlarda bir hayır (değerlendirecek istidat) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. . . Şayet onlara (mevcut yaratılış programları altında) işittirmiş olsaydı (bile) onlar yüz çevirirlerdi!
Ahmet Tekin
Allah onlardan hayır geleceğini bilseydi, tebliği onlara mutlaka işittirirdi. Onlara işittirmiş olsa bile, yine de tebliğ ile ilgilenmezler, faaliyetlerinize karşı tedbirler alırlar, arkalarını dönerler, güç ve iktidarlarını kullanarak, halkı istedikleri istikamette yönlendirirlerdi.
Ahmet Varol
Allah onlarda bir hayır olduğunu bilseydi elbette kendilerine işittirirdi. İşittirmiş olsaydı da onlar yine yüz çevirerek arkalarını dönerlerdi.
Ali Bulaç
Eğer Allah, onlarda bir hayır görseydi muhakkak onlara işittirirdi. İşittirseydi bile, arka çevirenler olarak (yine) yüz çevirirlerdi.
Ali Fikri Yavuz
Eğer Allah, ezelî ilminde onlarda bir hayır takdîr etseydi, elbette onlara duyururdu. (Bu hallerinde) kulaklarına soksaydı bile, yine onlar, muhakkak ki (Hakdan) yüz çevirerek döner giderlerdi (imandan çıkarlardı).
Ali Rıza Safa
Allah, onlarda bir iyilik görseydi, kesinlikle onlara duyururdu. Ama onlara duyursa bile, kesinlikle yüz çevirerek dönerlerdi.
Bayraktar Bayraklı
Allah onlarda bir hayır görseydi, elbette onlara işittirirdi. Fakat işittirseydi bile onlar yüz çevirerek dönerlerdi.
Bekir Sadak
Allah onlarda bir iyilik gorseydi onlara isittirirdi. Onlara isittirmis olsaydi yine de yuz cevirirlerdi, zaten donektirler.
Celal Yıldırım
Allah onlarda (hakkı, gerçeği, doğruyu akledip kabullenecek) bir hayır görseydi, elbette onlara (hakkı) duyururdu. Duyurmuş olsa bile yüzçevirirlerdi. Zaten onlar hep yüzçeviren kimselerdir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Allah onlarda (inkârcılarda) bir hayır görseydi elbette kendilerine işittirirdi, eğer işittirseydi yine reddederek yüz çevirirlerdi.
Diyanet İşleri
Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi.
Diyanet İşleri (eski)
Allah onlarda bir iyilik görseydi onlara işittirirdi. Onlara işittirmiş olsaydı yine de yüz çevirirlerdi, zaten dönektirler.
Diyanet Vakfi
Allah onlarda bir hayır görseydi elbette onlara işittirirdi. Fakat işittirseydi bile yine onlar yüz çevirerek dönerlerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Allah onlarda hayır görseydi onlara işittirirdi, işittirseydi yine de aldırmaz arka dönerlerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah onlarda bir hayır görseydi, elbette (gerçeği) kulaklarına sokardı. Ve bu durumlarında kulaklarına soksaydı, yine de aldırmazlar, döner giderlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah onlarda bir hayır görse idi elbette kulaklarına sokardı ve bu hallerinde kulaklarına soksa idi yine aldırmazlar döner giderlerdi
Erhan Aktaş
Eğer Allah, onlarda bir hayır olduğunu görseydi onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi de aldırmayarak yine dönerlerdi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Eğer Allah, onlarda bir hayır olduğunu görseydi onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi de aldırmayarak yine dönerlerdi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Eğer Allah, onlarda bir hayır olduğunu görseydi onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi de aldırmayarak yine dönerlerdi.
Fizilal-il Kuran
Eğer Allah onlarda hayır olduğunu bilseydi, kendilerine gerçeği işittirirdi. Oysa eğer gerçeği işittirse bile yine burun kıvırarak yüz çevirirlerdi.
Gültekin Onan
Eğer Tanrı onlarda bir hayır görseydi mutlaka onlara işittirirdi. İşittirseydi bile, arka çevirenler olarak (yine) yüz çevirirlerdi.
Hamdi Döndüren
Eğer Allah onlarda bir iyilik görseydi, elbette onlara işittirirdi. Gerçi, onlara işittirseydi bile, yine onlar yüz çevirerek dönerlerdi.
Hasan Basri Çantay
Eğer Allah onlarda bir hayır görseydi elbette onlara duyurur (hayrı kulaklarına sokar) dı. (Bu hallerinde) kulaklarına soksaydı bile yine onlar muhakkak ki (hakdan) yüz çevirici olarak arkalarına dönerlerdi.
Hasib Asutay
Eğer Allah onlarda bir hayır görseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi de yine onlar yüz çevirerek dönerlerdi.
Hayrat Neşriyat
Hâlbuki Allah onlarda bir hayır bilseydi, elbette onlara işittirirdi. (Bu hâlleriyle)onlara işittirse bile, onlar (haktan) yüz çeviren kimseler olarak doğrusu yine geri dönerlerdi.
İbni Kesir
Şayet Allah onlarda bir hayır görseydi; onlara işittirirdi. Eğer işittirmiş olsaydı; yine de yüz çevirenler olarak arkalarını dönerlerdi.
Mehmet Okuyan
Allah onlarda bir hayır bilseydi elbette onlara duyururdu. Fakat duyursaydı bile yine onlar yüz çevirerek dönerlerdi.
Muhammed Esed
Çünkü, Allah eğer onlarda iyi bir hal görseydi onların mutlaka duyup işitmelerini sağlardı; kaldı ki, onların (hakkı) duyup işitmelerini sağlasaydı, onlar o dikbaşlı tavırları içinde kuşkusuz yine yüz çevirirlerdi.
Mustafa İslamoğlu
Hem eğer Allah onlarda iyi bir hal ve gidiş görseydi, onların işitmelerini sağlardı; ne ki eğer onların işitmelerini sağlasaydı bile, onlar inatçı inkarlarıyla yine yüz çevirirlerdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve eğer Allah Teâlâ onlarda bir hayır bilse idi elbette onları işittirirdi. Ve eğer işittirecek olsaydı elbette onlar yine dönerlerdi. Ve onlar kaçınan kimselerdir.
Ömer Öngüt
Eğer Allah onlarda bir hayır görseydi, elbette onlara işittirirdi. Fakat işittirseydi bile, onlar yine yüz çevirerek dönerlerdi.
Suat Yıldırım
Şayet Allah onlarda bir hayır olduğunu bilseydi, onlara işittirirdi. Fakat onlara hak sözü işittirse bile onlar yine yüz çevirir ve döner giderlerdi.
Süleyman Ateş
Allah onlarda bir iyilik olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi, onlara işittirseydi de yine aldırmayarak dönerlerdi.
Süleymaniye Vakfı
Allah, onlarda bir hayır olduğunu bilse elbette dinlemelerini sağlardı. Dinlemelerini sağlasaydı bile yine de yüz çevirerek sırtlarını dönerlerdi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Allah, onlarda bir hayır görseydi elbette dinletirdi. Dinletseydi bile yine de yüz çevirirlerdi.
Şaban Piriş
Allah, onlarda bir hayır görseydi, elbette onlara bir anlayış verirdi, işittirirdi. Onlara anlayış verseydi bile, onlar yine de yüz çevirerek dönerlerdi..
Tefhim-ul Kuran
Eğer Allah, onlardan bir hayır görseydi muhakkak onlara işittirirdi. İşittirseydi bile, arka çevirenler olarak (yine) yüz çevirirlerdi.
Ümit Şimşek
Eğer Allah onlarda bir hayır olduğunu bilseydi, elbette işittirirdi. Ama işittirse bile onlar yine yüz çevirir, dönüp giderlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah kendilerinde bir hayır olduğunu bilseydi elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi bile mutlaka yüz çevirir, döner giderlerdi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Əgər Allah onlarda bir xeyir olduğunu bilsəydi, əlbəttə, onlara eşitdirərdi. Əgər onlara eşitdirsəydi belə, yenə də üz çevirərək dönərdilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Əgər Allah (əzəldən) onlarda bir xeyir (olacağını) bilsəydi, (haqq sözü) onlara eşitdirərdi. Onlar eşitməsəydilər belə, yenə də (haqdan inadla) üz çevirərək dönüb gedərdilər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn Gott wüßte, daß von ihnen Gutes zu erwarten wäre, hätte Er sie hören lassen. Hätte Er sie aber hören lassen, hätten sie sich doch von dir abgewandt und in ihrer Ablehnung verharrt.
Almanca — Der Edle Quran
Wenn Allah von ihnen etwas Gutes gewußt hätte, hätte Er sie wahrlich hören lassen. Und wenn Er sie hätte hören lassen, so hätten sie sich dennoch widerstrebend abgekehrt.
Almanca — M. A. Rassoul
Und hätte Allah etwas Gutes in ihnen erkannt, hätte Er sie gewiß hörend gemacht. Und wenn Er sie hörend macht, so werden sie sich in Widerwillen wegwenden.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und hätte ALLAH bei ihnen Gutes gekannt, hätte ER sie hören lassen. Und hätte ER sie hören lassen, hätten sie doch den Rücken gekehrt, während sie abgeneigt sind.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Had Allah found in them any good He would have opened their hearts' ears and their minds' eyes and made their prudence get the better of their pride. And if He did, they would have turned away and counselled deaf to the spirit of truth that guides into all truth.
Abdul Haleem
If God had known there was any good in them, He would have made them hear, but even if He had, they would still have turned away and taken no notice.
Abdullah Yusuf Ali
If Allah had found in them any good. He would indeed have made them listen: (As it is), if He had made them listen, they would but have turned back and declined (Faith).
Abul A'la Maududi
And had Allah known in them any good He would surely, have made them hear; but (being as they, are) even if He made them hear, they would have surely turned away in aversion.
Aisha Bewley
If Allah knew of any good in them, He would have made them able to hear. But even if He had made them able to hear, they would still have turned away.
Al-Hilali & Khan
Had Allâh known of any good in them, He would indeed have made them listen; and even if He had made them listen, they would but have turned away with aversion (to the truth).
Ali Quli Qarai
Had Allah known any good in them, surely He would have made them hear, and were He to make them hear, surely they would turn away, being disregardful.
Amatul Rahman Omar
Had Allâh found any good in them, He would have certainly made them listen (to the Qur'ân). And if (in the present situation) He makes them listen, they will turn away and they are averse.
Arthur John Arberry
If God had known of any good in them He would have made them hear; and if He had made them hear, they would have turned away, swerving aside.
Bijan Moeinian
If there was just a little bit goodness in them, God would have done a favor to them, letting the words penetrate in their conscious. However [the way they are], their absorbing the truth [and joining the army of the believers in the fight against the disbelievers] would have caused more trouble.
E. Henry Palmer
Had God known any good in them, He would have made them hear; but had He made them hear, they would have turned back and have swerved aside.
Edip-Layth
If God had found any good in them, then He would have made them listen. But if He makes them listen, they would still turn away, averse.
George Sale
And if Allah had known any good in them, He would certainly have made them hear. And if He now makes them hear, they will turn away in aversion.
Hamid S. Aziz
Had Allah known any good in them, He would have made them hear; but had He made them hear, they would have turned away, averse.
Mahmoud Ghali
And if Allah had known of any charity in them, indeed He would have made them hear; and if He had made them hear, they would have turned back (while) veering away from (His words).
Marmaduke Pickthall
Had Allah known of any good in them He would have made them hear, but had He made them hear they would have turned away, averse.
Mohamed Ahmed - Samira
If God had seen any good in them He would surely have made them hear. Now even if He makes them hear they will turn away (in obduracy).
Muhammad Asad
For, if God had seen any good in them, He would certainly have made them hear: but [as it is,] even if He had made them hear, they would surely have turned away in their obstinacy.
Mustafa Khattab
Had Allah found any goodness in them, He would have certainly made them hear. ˹But˺ even if He had made them hear, they would have surely turned away heedlessly.
Progressive Muslims
And if God had found any good in them, then He would have made them listen. But if He makes them listen, they would still turn away, averse.
Sahih International
Had Allah known any good in them, He would have made them hear. And if He had made them hear, they would [still] have turned away, while they were refusing.
Sam Gerrans
And had God known any good in them He would have made them hear; and had He made them hear, they would have turned away — and they are averse.
Shabbir Ahmed
If Allah had seen any good in them, He would have made them hear. But, even if He made them hear, they would have turned away. (The perceptual and conceptual, both faculties must be used for understanding and attaining guidance (17:36)).
Syed Vickar Ahamed
If Allah had found any good in them, he would truly have made them listen: And even if He made them listen, they would have only gone back and rejected (faith).
Taqi Usmani
Had Allah seen in them some good, He would have made them listen (as due). But if He makes them listen (now), they will turn away paying no heed.
The Monotheist Group
And if God had found any good in them, then He would have made them listen. And if He had made them listen, they would have turned away while they are in aversion.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et si Allah avait reconnu en eux quelque bien, Il aurait fait quʹils entendent. Mais, même sʹIl les faisait entendre, ils tourneraient (sûrement) le dos en sʹéloignant.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Eger di wan de xêrek hebûya, teqez Xwedê dê heqî bi guhê wan bixista, eger bi guhê wan bixista jî teqez dê pişta xwe bidanê û dê berê xwe ji baweriyê biguhertina.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Als God bij hen van iets goeds geweten had, dan had Hij hen laten horen, en als Hij hen had laten horen dan hadden zij zich toch afgekeerd terwijl zij zich afwendden.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Indien God slechts iets goeds in hen had ontdekt, zou hij hun zekerlijk hebben doen hooren; maar indien hij hen had doen hooren, zouden zij zich gewis afgewend en zich ver verwijderd hebben.
Hollandaca — Siregar
En Allah weet dat er niets goeds in hen was, dus liet Hij hen niet luisteren. En als Hij hen had doen luisteren, dan zouden zij zich afwenden, terwijl zij (de Waarheid) afwijzen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А если бы Аллах знал (что) в них (есть) (хоть что-нибудь) благое, то Он, непременно, дал бы им (способность) услышать [понять] (наставления из Своей Книги). (Но Он знает, что в них нет никакого блага, и что они не уверуют.) А если (предположить, что) Он дал бы им (способность) услышать, то они, непременно, отвернулись бы (от Веры) (поняв суть наставлений и доказательств) (из-за своей упрямости), будучи отвращающимися (от Истины).
Rusça — Osmanov
Если бы видел Аллах в них что-либо доброе, Он даровал бы им способность слышать. И даже если Он даровал бы им возможность слышать, они упрямо отвернулись бы.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Om Gud hade funnit något gott hos dem skulle Han helt säkert ha förmått dem att lyssna; men även om Han hade förmått dem att lyssna, skulle de säkert ha dragit sig undan av ren halsstarrighet.