Ey iman edenler. Savaş düzeninde iken kafirlerle karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyin (savaştan kaçmayın).

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَقِيتُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا زَحْفًا فَلَا تُوَلُّوهُمُ الْاَدْبَارَ

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū iƶā leḳītumu (e)lleƶīne keferū zeHfen fe lā tuvellūhumu l-edbāra

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اٰمَنُٓواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
4اِذَاiƶāne zaman ki
5لَقِيتُمُleḳītumuل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.karşılaşırsanız
6الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerle
7كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar edenlerle
8زَحْفًاzeHfenز ح فBir grup erkek yürüdü/marş yaptı veya yaya gitti, sürünerek/emekleyerek ilerledi, ağır ağır/nazikçe yürüdü veya yavaş yavaş ilerledi, sürüklemek, yorgun düşmek.toplu halde
9فَلَاfe lāasla
10تُوَلُّوهُمُtuvellūhumuو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakonlara döndürmeyin
11الْاَدْبَارَl-edbāraد ب رArkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek.arkalar(ınız)ı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey inananlar, savaşmak üzere kâfirlerle karşılaştınız mı onlara arkanızı dönmeyin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey inananlar, savaşmak üzere kâfirlerle karşılaştınız mı onlara arkanızı dönmeyin.

Adem Uğur

Ey müminler! Toplu halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönmeyin. (Korkup kaçmayın).

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Toplu olarak hakikat bilgisini inkar edenler ile karşılaştığınızda, sakın onlardan kaçmayın!

Ahmet Tekin

Ey iman edenler, üstünüze gelen kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden büyük küffar ordusuyla karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönerek, korkup kaçmayın.

Ahmet Varol

Ey iman edenler! İnkar edenlerle toplu halde karşı karşıya gelirseniz onlara arkalarınızı dönmeyin.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, toplu olarak kafirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arka çevirmeyin (savaştan kaçmayın).

Ali Fikri Yavuz

Ey müminler! Toplu olarak kâfirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arkalarınızı çevirmeyin, kaçmayın.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Nankörlük edenlerle topluca karşılaştığınızda, sakın onlara arkanızı dönmeyin.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! İnkar edenlerle savaşmak üzere karşılaştığınızda, sakın onlara arkanızı dönmeyiniz!"

Bekir Sadak

Ey Inananlar! Savas icin ilerlerken, inkar edenlerle toplu halde karsilastiginizda onlara arkanizi donmeyin.

Celal Yıldırım

Ey imân edenler! (Savaş için çıkıldığında) yavaş yavaş ilerlerken, kâfirlerle karşılaştığınız zaman onlara arka çevirmeyin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey Müminler! İnkâr edenlerle savaşta karşı karşıya gelince onlara arkanızı dönüp kaçmayın.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler. Savaş düzeninde iken kafirlerle karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyin (savaştan kaçmayın).

Diyanet İşleri (eski)

Ey İnananlar! Savaş için ilerlerken, inkar edenlerle toplu halde karşılaştığınızda onlara arkanızı dönmeyin.

Diyanet Vakfi

Ey müminler! Toplu halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönmeyin. (Korkup kaçmayın).

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey iman edenler! Toplu olarak kâfirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arkalarınızı dönmeyin (kaçmayın).

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler! Toplu olarak kafirlerle karşılaştığınız zaman, artık onlara arkalarınızı dönmeyin (kaçmayın)!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Ordu halinde kafirlere çattığınız vakıt artık onlara arkalarınızı dönmeyin

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Kafirlerin orduları ile karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönmeyin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Kafirlerin orduları ile karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönmeyin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Gerçeği yalanlayan nankörlerin orduları ile karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönmeyin.

Fizilal-il Kuran

Ey mü'minler, kâfirlerin üzerinize doğru ilerleyen ordusu ile karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyiniz.

Gültekin Onan

Ey inananlar, toplu olarak küfredenlerle karşılaştığınız zaman, onlara arka çevirmeyin (savaştan kaçmayın).

Hamdi Döndüren

Ey iman edenler! İnkâr edenlerin güçlü ordusu ile karşılaşırsanız sakın, onlara arkanızı dönüp kaçmayın!

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, toplu bir halde kafirlerle karşılaşdığınız zaman onlara arkalarınızı dönmeyin (kaçmayın).

Hasib Asutay

Ey Müminler! Toplu halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönmeyin (korkup kaçmayın).

Hayrat Neşriyat

Ey îmân edenler! Ordu hâlinde inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman, (çokluklarına bakarak) hemen onlara arkalarınızı dönmeyin (kaçmayın)!

İbni Kesir

Ey iman edenler; toplu halde kafirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arkalarınızı dönmeyin.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Toplu hâlde kâfirlerle karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönmeyin (kaçmayın)!

Muhammed Esed

Siz ey imana erişenler! Savaşta, o hakikati inkara şartlanmış olan topluluğu büyük bir kuvvetle karşınızda bulduğunuz zaman sakın arkanızı dönmeyin:

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Savaşta, inkarda direnenlerin kalabalık ordusuyla karşılatığınızda sakın ardınızı dönüp kaçmayın!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey imân etmiş olanlar! Kâfir olanlara toplu bulundukları bir halde mülâki olduğunuz zaman onlara arkalarınızı çevirmeyiniz.

Ömer Öngüt

Ey iman edenler! Toplu halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman, sakın onlara arkalarınızı dönmeyin!

Suat Yıldırım

Ey iman edenler! Ordu halinde kâfirlerle savaşmak için karşılaştığınızda, onlara arkanızı dönüp kaçmayın.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, inkar edenlerle toplu halde karşılaşırsanız, onlara arkalar(ınız)ı döndür(üp kaç)mayın.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Toplu halde kafirlerle karşılaştığınızda sakın arkanızı dönmeyin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Bir (askeri) nizam halinde iken kafirlerle karşılaşınca sakın arkanızı dönüp kaçmayın.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler, toplu bir halde kafirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönmeyin!

Tefhim-ul Kuran

Ey iman edenler, toplu olarak kâfirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arka çevirmeyin (savaştan kaçmayın) .

Ümit Şimşek

Ey iman edenler! Ordular halindeki kâfirlerle karşılaştığınızda onlara arkanızı dönmeyin.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! İnkar edenlerle savaşmak üzere karşılaştığınızda, sakın onlara arkalarınızı dönmeyin!

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Ey iman gətirənlər! Kafirlərlə döyüş meydanında qarşılaşsanız, arxanızı onlara çevirməyin.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr Gläubigen! Wenn ihr mit den vorrückenden Ungläubigen auf dem Schlachtfeld zusammentrefft, kehrt ihnen nicht den Rücken!

Almanca — Der Edle Quran

O die ihr glaubt, wenn ihr auf die, die ungläubig sind, trefft, während sie (zur Schlacht) anrücken, dann kehrt ihnen nicht den Rücken.

Almanca — M. A. Rassoul

O ihr, die ihr glaubt, wenn ihr auf die Ungläubigen stoßt, die im Heerzug vorrücken, so kehrt ihnen nicht den Rücken.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr, die den Iman verinnerlicht habt! Wenn ihr auf die Kafir im Kampf trefft, so kehrt ihnen nicht die Rücken!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you who have conformed to Islam: "If you happen to meet with the infidels -the enemy to your faith- and you see they are marshaled for fighting you, do not turn your backs upon them nor reverse your course or retreat.

Abdul Haleem

Believers, when you meet the disbelievers in battle, never turn your backs on them:

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! when ye meet the Unbelievers in hostile array, never turn your backs to them.

Abul A'la Maududi

Believers, whenever you encounter a hostile force of unbelievers, do not turn your backs to them in flight.

Aisha Bewley

You who have iman! when you encounter those who are kafir advancing in massed ranks into battle, do not turn your backs on them.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! When you meet those who disbelieve, in a battle-field, never turn your backs to them.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! When you encounter the faithless advancing [for battle], do not turn your backs [to flee] from them.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! when you meet those who disbelieve in battle array, do not show them your backs.

Arthur John Arberry

O believers, when you encounter the unbelievers marching to battle, turn not your backs to them.

Bijan Moeinian

O’ Believers, when your army engages in fight with the disbeliever, never turn your back to them.

E. Henry Palmer

O ye who believe! when ye meet those who misbelieve in swarms, turn not to them your hinder parts;

Edip-Layth

O you who acknowledge; when you encounter those who have rejected on the battlefield, do not flee from them.

George Sale

O ye who believe! when you meet those who disbelieve, advancing in force, turn not your backs to them.

Hamid S. Aziz

O you who believe! When you meet the disbelievers in hostile swarms, turn not to them your backs;

Mahmoud Ghali

O you who have believed, when you meet the ones who have disbelieved marching (to battle) then do not turn your backs (Literally: your hind parts) to them.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! When ye meet those who disbelieve in battle, turn not your backs to them.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, when you meet unbelievers on the field of battle, do not turn your backs to them.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! When you meet in battle those who are bent on denying the truth, advancing in great force, do not turn your backs on them:

Mustafa Khattab

O believers! When you face the disbelievers in battle, never turn your backs to them.

Progressive Muslims

O you who believe; when you encounter those who have rejected on the battlefield, then do not flee from them.

Sahih International

O you who have believed, when you meet those who disbelieve advancing [for battle], do not turn to them your backs [in flight].

Sam Gerrans

O you who heed warning: when you meet those who ignore warning advancing, turn not your backs to them.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Never turn your backs when you meet the rejecters in battle.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! When you meet the disbelievers in battle fields (and wars), do not turn your backs to them.

Taqi Usmani

O you who believe, when you face the disbelievers in a battle, do not turn your backs to them.

The Monotheist Group

O you who believe; when you encounter those who have rejected on the battlefield, do not flee from them.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O vous qui croyez quand vous rencontrez (lʹarmée) des mécréants en marche, ne leur tournez point le dos.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelî bawermendan! Dema hûn (di şer de) bi sîng rastî kafiran hatin, pişta xwe nedin wan (û ji wan nerevin).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie die geloven! Wanneer jullie hen die ongelovig zijn tegenkomen wanneer zij met velen optrekken keert dan niet om, om te vluchten.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O ware geloovigen! als gij de ongeloovigen ontmoet, in grooten getale tegen u optrekkende, wendt u dan niet van hen af.

Hollandaca — Siregar

O jullie die geloven, wanneer jullie degenen die ongelovig zijn ontmoeten, die tegen jullie optrekken, draait dan hen niet dc rug toe (om te vluchten).

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О те, которые уверовали! Когда вы встретите тех, которые стали неверующими, наступающими (в битве), то не обращайте к ним тыл [не бегите с поля боя], (а наоборот, будьте стойкими против них, так как Аллах – с вами и Он поможет вам одолеть их).

Rusça — Osmanov

О вы, которые уверовали! Когда вы [в сражении] окажетесь лицом к лицу с [надвигающимся] скопищем неверных, то не обращайтесь в бегство.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

TROENDE! När ni möter förnekarna, som rycker fram i samlad styrka, gör då inte helt om (för att fly)!