(6-7) Büyük bir sarsıntının olacağı o günde o sarsıntıyı, peşinden gelen başka bir sarsıntı izleyecektir.

يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُ تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُ

yevme tercufu r-rācifetu / tetbeǔhā r-rādifetu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecio gün
2تَرْجُفُtercufuر ج فTitremek/sarsılmak, şiddetli hareket halinde olmak, şiddetle sallanmak, dolaşmak, savaşa hazırlanmak, huzursuz olmak, kıpırdamak, endişe verici/yanlış haberler yaymak, meşgul olmak, kargaşa çıkarmak, çalkantı, sarsıntı, kargaşa veya rahatsızlık durumunda olmak. Rajfatun - deprem, güçlü patlama. Murjifun - dedikoducular, kargaşa çıkaran kişi, yanlış endişe verici haberler/söylentiler veya kötü hikayeler yayan kişi.sarsar
3الرَّاجِفَةُr-rācifetuر ج فTitremek/sarsılmak, şiddetli hareket halinde olmak, şiddetle sallanmak, dolaşmak, savaşa hazırlanmak, huzursuz olmak, kıpırdamak, endişe verici/yanlış haberler yaymak, meşgul olmak, kargaşa çıkarmak, çalkantı, sarsıntı, kargaşa veya rahatsızlık durumunda olmak. Rajfatun - deprem, güçlü patlama. Murjifun - dedikoducular, kargaşa çıkaran kişi, yanlış endişe verici haberler/söylentiler veya kötü hikayeler yayan kişi.o sarsıntı
1تَتْبَعُهَاtetbeǔhāت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmektakip eder
2الرَّادِفَةُr-rādifetuر د فTakip etmek, arkasından gelmek, arkasında sürmek, tedarik etmek, bir şeyin devamı, sonucu. Radifin - takip eden, kesintisiz bir şekilde başka bir şeyden sonra gelen, takipçi. Alrridfaan gece ve gündüzü ifade eder çünkü her biri diğerinin bir ridfi (takipçisi)dir.ardından (başka gürültü)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O gün, bir sarsıntıdır, sarsar.

Abdulkadir Gölpınarlı

O gün, bir sarsıntıdır, sarsar.

Adem Uğur

Birinci üflemenin (kâinatı) sarstığı,

Ahmed Hulusi

O süreçte Racife (vefat sarsıntısı; zelzele) sarsar.

Ahmet Tekin

Kâinatın şiddetli bir gürleme halinde âniden sarsıldığı gün, sûra ilk üfürülen gündür.

Ahmet Varol

O gün sarsan sarsar,

Ali Bulaç

O sarsıntının sarsacağı gün,

Ali Fikri Yavuz

O gün (Sûra) ilk üfürüş şiddetle sarsacak,

Ali Rıza Safa

Zorlu bir sarsıntının sarstığı gün.

Bayraktar Bayraklı

- O gün, deprem sarsar, onu ikinci bir sarsıntı izler.

Bekir Sadak

O gun bir sarsinti sarsar.

Celal Yıldırım

O gün (yeri) sarsan sarsacak.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O gün sarsılan şiddetle sarsılır;

Diyanet İşleri

(6-7) Büyük bir sarsıntının olacağı o günde o sarsıntıyı, peşinden gelen başka bir sarsıntı izleyecektir.

Diyanet İşleri (eski)

O gün bir sarsıntı sarsar.

Diyanet Vakfi

(6-9) Birinci üflemenin (kâinatı) sarstığı, onu ikinci üflemenin takip ettiği gün, işte o gün yürekler kaygıdan oynar, gözlerini korku bürür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O gün deprem sarsar,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

o gün sarsıntı sarsacak.

Elmalılı Hamdi Yazır

O gün ki sarsar racife

Erhan Aktaş

O Gün sarsan sarsacak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O gün sarsan sarsacak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gün sarsan sarsacak.

Fizilal-il Kuran

O gün bir sarsıntı sarsar.

Gültekin Onan

O sarsıntının sarsacağı gün,

Hamdi Döndüren

O gün ilk üfürüş (kâinatı) sarsar.

Hasan Basri Çantay

O gün sarsan sarsacak,

Hasib Asutay

O gün sarsılan sarsılacak. (2) (2. Sur'a birinci üfürülüştür.)

Hayrat Neşriyat

O gün o sarsıntı (Sûr’a ilk üfürülüş), sarsacak!

İbni Kesir

O gün; bir sarsıntı sarsar,

Mehmet Okuyan

O gün o sarsıcı (deprem) sarsacak.

Muhammed Esed

(O halde, düşün) şiddetli bir sarsıntının (dünyayı) sarstığı Gün(ü),

Mustafa İslamoğlu

(Bunların her biri şahit olsun ki) o gün şiddetli bir sarsıcı herşeyi saracak;

Ömer Nasuhi Bilmen

(5-6) Hangi bir mühim işi tedbir edenlere. O gün sarsılacak, sarsılacaktır.

Ömer Öngüt

O gün o sarsıntı sarsar.

Suat Yıldırım

Günü gelince, sura ilk üfleme, yeri şiddetli bir depremle yıkacak!

Süleyman Ateş

O gün o gürültü sarsar.

Süleymaniye Vakfı

bir gün şiddetli bir sarsıntı sarsacak,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün şiddetli sarsıntı herkesi sarsacak;

Şaban Piriş

O gün sarsılacak olan sarsılır.

Tefhim-ul Kuran

O sarsıntının sarsacağı gün,

Ümit Şimşek

O gün sarsacak olan bir dehşetle sarsar.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki o gün şiddetle sarsacak olan sarsacaktır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O gün lərzəyə gələn lərzələnəcək,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O gün sarsılan sarsılacaq (surun birinci üfürülməsi ilə yer, göy lərzəyə gələcək),

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Auferstehung erfolgt an jenem Tag, an dem die Schöpfung durch das erste Hornsignal heftig erschüttert wird.

Almanca — Der Edle Quran

Am Tag, da das Zittern einsetzt

Almanca — M. A. Rassoul

Eines Tages wird die Dröhnende dröhnen

Almanca — Muhammad Zaidan

An dem Tag, wenn das Bebende bebt,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The day shall come when the trumpet is sounded and the universe goes into a violent convulsion,

Abdul Haleem

on the Day when the blast reverberates

Abdullah Yusuf Ali

One Day everything that can be in commotion will be in violent commotion,

Abul A'la Maududi

The Day when the quaking will cause a violent convulsion,

Aisha Bewley

On the Day the first blast shudders,

Al-Hilali & Khan

On the Day (when the first blowing of the Trumpet is blown), the earth and the mountains will shake violently (and everybody will die).

Ali Quli Qarai

the day when the Quaker quakes

Amatul Rahman Omar

(It shall be) on the day when the quacking (earth) shall quake;

Arthur John Arberry

Upon the day when the first blast shivers

Bijan Moeinian

That one day the whole universe will be subject to a big quake.

E. Henry Palmer

On the day when the quaking quakes

Edip-Layth

On the day the ground shakes.

George Sale

On a certain day, the disturbing blast of the trumpet shall disturb the universe;

Hamid S. Aziz

The day on which the first trump resounds (or that which can quake shall quake),

Mahmoud Ghali

On the Day when the (first) commotion commoves,

Marmaduke Pickthall

On the day when the first trump resoundeth.

Mohamed Ahmed - Samira

The day the convulsive (first blast) shatters convulsively

Muhammad Asad

[HENCE, think of] the Day when a violent convulsion will convulse [the world],

Mustafa Khattab

˹Consider˺ the Day ˹when˺ the quaking Blast will come to pass,[1]

Progressive Muslims

On the Day the ground shakes.

Sahih International

On the Day the blast [of the Horn] will convulse [creation],

Sam Gerrans

On the day the convulsion convulses

Shabbir Ahmed

The Day when the tremulous trembles.

Syed Vickar Ahamed

One Day, when everything that can be improper will be in violent shock,

Taqi Usmani

(you will be resurrected) on the Day when the shocking event (i.e. the first blowing of the trumpet) will shock (everything),

The Monotheist Group

On the Day the ground shakes.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Le jour où (la terre) tremblera (au premier son du clairon)

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Roja ku her tiştî dihejîne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Op de dag dat de bevende zal beven,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Op een zekeren dag zal de benarrende klank der trompet het heelal verontrusten:

Hollandaca — Siregar

Op de Dag waarop de bevende doet beven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

В тот день, когда сотрясется сотрясающаяся [произойдет первое дуновение в Рог, после которого творения умрут]

Rusça — Osmanov

В тот день, когда сотрясется сотрясающаяся,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(TÄNK PÅ) den Dag då (jorden) skall skälva i ett väldigt skalv,