Naziat Suresi 30. Ayet — Elfaz
Ardından yeri düzenleyip döşedi.
1وَالْاَرْضَve l-erDeve yeriBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiye
2بَعْدَbeǎ'desonra daZaman Zarfıب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme
3ذٰلِكَƶālikebundanİşaret Zamiri
4دَحٰيهَاdeHāhāyayıp yuvarlattıMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibد ح وFırlatmak, yaymak, genişletmek, germek, atmak, uzatmak, sürmek.