Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
اِنَّهُمْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ حِسَابًا
innehum kānū lā yercūne Hisāben
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki onlar, hiçbir soru ummazlardı.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şüphe yok ki onlar, hiçbir soru ummazlardı.
Adem Uğur
Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki onlar bir hesap (yaşamlarının sonucunu) ummuyorlardı!
Ahmet Tekin
Onlar hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.
Ahmet Varol
Çünkü onlar bir hesap (göreceklerini) ummuyorlardı.
Ali Bulaç
Doğrusu onlar, hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.
Ali Fikri Yavuz
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini hiç ummuyorlardı,
Ali Rıza Safa
Aslında, bir hesap beklemiyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
- Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Ayetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.
Bekir Sadak
Cunku onlar, hesaba cekileceklerini sanmazlardi.
Celal Yıldırım
Çünkü onlar hiç de hesabı ummazlardı.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Doğrusu onlar hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı.
Diyanet İşleri
Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Diyanet İşleri (eski)
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.
Diyanet Vakfi
Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Çünkü onlar hiçbir hesap ummazlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çünkü onlar, hiçbir hesap ummazlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
çünkü ummazlardı onlar hiç bir hisab
Erhan Aktaş
Onlar, hesap görüleceğini ummuyorlardı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar, hesap görüleceğini ummuyorlardı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar, hesap görüleceğini ummuyorlardı.
Fizilal-il Kuran
Çünkü onlar bir hesab görüleceğini ummuyorlardı.
Gültekin Onan
Doğrusu onlar, hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.
Hamdi Döndüren
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.
Hasan Basri Çantay
Çünkü onlar hiçbir hisab ummuyorlardı,
Hasib Asutay
Çünkü onlar hiç bir hesap (görüleceğini) ummuyorlardı.
Hayrat Neşriyat
Çünki onlar (kendileri hakkında) bir hesab (görüleceğini) ummuyorlardı.
İbni Kesir
Çünkü onlar hiç bir hesab beklemezlerdi.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki onlar hesabı ummazlardı.
Muhammed Esed
Doğrusu onlar hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı,
Mustafa İslamoğlu
Şu kesin ki onlar vaktiyle, hesaba çekilmeyi arzu etmiyorlardı;
Ömer Nasuhi Bilmen
(26-27) Uygun bir ceza olarak. Şüphe yok ki onlar, bir hesabı ummaz olmuşlardı.
Ömer Öngüt
Çünkü onlar hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı.
Suat Yıldırım
Çünkü onlar bu hesap gününe inanmıyor (onu hesaba almıyorlardı).
Süleyman Ateş
Çünkü onlar bir hesap (görüleceğini) ummuyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
Çünkü onlar, hesaba çekilmeyi beklemezlerdi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Çünkü hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı;
Şaban Piriş
Çünkü onlar, hesabı ummuyorlardı.
Tefhim-ul Kuran
Doğrusu onlar, hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.
Ümit Şimşek
Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
Doğrusu onlar böyle bir hesap ummuyorlardı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Doğrusu, onlar haqq-hesab çəkiləcəklərinə ümid etmirdilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Çünki onlar haqq-hesab çəkiləcəyinə ümid bəsləmirdilər (qiyamət gününə inanmır, onun əzabından qorxmurdular).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie haben nicht auf eine Abrechnung hin gelebt.
Almanca — Der Edle Quran
Sie erwarteten ja niemals eine Abrechnung
Almanca — M. A. Rassoul
(weil) sie mit keiner Rechenschaft gerechnet haben
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, sie pflegten auf keine Abrechnung zu hoffen,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They never believed they would be judged.
Abdul Haleem
for they did not fear a reckoning,
Abdullah Yusuf Ali
For that they used not to fear any account (for their deeds),
Abul A'la Maududi
For indeed they did not look forward to any reckoning,
Aisha Bewley
They did not expect to have a reckoning
Al-Hilali & Khan
For verily, they used not to look for a reckoning.
Ali Quli Qarai
Indeed they did not expect any reckoning,
Amatul Rahman Omar
They did not fear any reckoning at all;
Arthur John Arberry
They indeed hoped not for a reckoning,
Bijan Moeinian
They never minded the day of judgment.
E. Henry Palmer
Verily, they did not hope for the account;
Edip-Layth
They did not expect a reckoning/computation.
George Sale
For they hoped that they should not be brought to an account,
Hamid S. Aziz
Surely they feared not the account,
Mahmoud Ghali
Surely they did not hope for a reckoning,
Marmaduke Pickthall
For lo! they looked not for a reckoning;
Mohamed Ahmed - Samira
They were those who did not expect a reckoning,
Muhammad Asad
Behold, they were not expecting to be called to account,
Mustafa Khattab
For they never expected any reckoning,
Progressive Muslims
They did not expect the reckoning.
Sahih International
Indeed, they were not expecting an account
Sam Gerrans
They expected not a reckoning,
Shabbir Ahmed
For, behold, they never hoped to be held accountable.
Syed Vickar Ahamed
Because, they did not fear any accounting (of their deeds),
Taqi Usmani
They did not expect (to face) accounting (of their deeds),
The Monotheist Group
They did not expect the reckoning.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Car ils ne sʹattendaient pas à rendre compte,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Birastî wan hesabê axretê hêvî nedikir (û wan bawer nedikir ku heye).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij verwachtten geen afrekening
Hollandaca — Salomo Keyzer
Want zij hoopten, dat zij geene rekenschap zouden moeten afleggen.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, zij verwachtten nooit een afrekening.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, они [неверующие] не надеялись на расчет [ни на награду за хорошие дела, ни на наказание за плохие дела] (так как они не верили в воскрешение)
Rusça — Osmanov
Ведь они не думали, [что их ждет] расплата,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
De fruktade varken räkenskapen (eller domen)