Fakat yalanlamış ve yüz çevirmişti.

وَلٰكِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰى

ve lākin keƶƶebe ve tevellā

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve fakat yalanlamıştır, yüz çevirmiştir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve fakat yalanlamıştır, yüz çevirmiştir.

Adem Uğur

Aksine yalan saymış ve yüz çevirmişti.

Ahmed Hulusi

Fakat yalanladı ve yüz çevirdi!

Ahmet Tekin

Fakat peygamberi, Kur’ân’ı yalanladı, arkasını dönüp güç ve iktidarını kullanarak, halkı peygambere karşı yönlendirdi.

Ahmet Varol

Ancak yalanladı ve yüz çevirdi.

Ali Bulaç

Ancak o, yalanlamış ve yüz çevirmişti.

Ali Fikri Yavuz

Ancak yalan söyledi ve (itaat etmekten) yüz çevirdi.

Ali Rıza Safa

Tam tersine, yalanladı ve yüz çevirdi.

Bayraktar Bayraklı

- Ne doğruladı, ne de kulluk görevini yerine getirdi. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra da çalım sata sata yürüyerek ailesine gitmişti. Sana yazıklar olsun, yazıklar! Tekrar tekrar sana yazıklar olsun, yazıklar!

Bekir Sadak

(31-33) O, peygamberi dogrulamamis, namaz kilmamis, ama yalanlayip yuz cevirmis, sonra da salina salina kendinden yana olanlara gitmisti.

Celal Yıldırım

Fakat hem yalanlamıştı, hem yüzçevirmişti.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Aksine inkâr etmiş, haktan yüz çevirmişti.

Diyanet İşleri

Fakat yalanlamış ve yüz çevirmişti.

Diyanet İşleri (eski)

(31-33) O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti.

Diyanet Vakfi

Aksine yalan saymış ve yüz çevirmişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Fakat yalanladı ve döndü.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat yalan dedi ve döndü.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve lakin yalan dedi ve döndü

Erhan Aktaş

Fakat yalanladı ve köstekledi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat yalanladı ve köstekledi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat yalanladı ve köstekledi.

Fizilal-il Kuran

Tersine inkâr etti ve sırt çevirdi.

Gültekin Onan

Ancak o, yalanlamış ve yüz çevirmişti.

Hamdi Döndüren

Fakat yalanladı, yüz çevirdi.

Hasan Basri Çantay

fakat (üstelik Kur'anı) yalanlamış, (imana) arkasını dönmüş,

Hasib Asutay

Fakat yalanlayıp yüz çevirmiştir.

Hayrat Neşriyat

Fakat yalanladı ve yüz çevirdi.

İbni Kesir

Fakat yalanlamış, yüz çevirmişti.

Mehmet Okuyan

Aksine yalanlamış ve yüz çevirmişti.

Muhammed Esed

tam tersine, hakikati yalanladı ve (ondan) uzaklaştı,

Mustafa İslamoğlu

fakat yalanladı ve sırt döndü;

Ömer Nasuhi Bilmen

(31-32) Fakat ne tasdik etti ve ne de namaz kıldı. Velâkin tekzîp etti ve yüz çevirdi.

Ömer Öngüt

Aksine yalanlamış ve arkasını dönmüştü.

Suat Yıldırım

Hep hakkı yalan sayıp ona sırtını dönerdi.

Süleyman Ateş

Fakat yalanladı, döndü.

Süleymaniye Vakfı

ama yalana sarıldı ve sırtını çevirdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama yalana yönelmiş ve doğrulara sırt çevirmiş,

Şaban Piriş

Fakat, yalanlamış, yüz çevirmiş.

Tefhim-ul Kuran

Ancak o, yalanlamış ve yüz çevirmişti.

Ümit Şimşek

Yalnız yalanladı, yüz çevirdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Tam aksine, yalanladı, gerisin geri döndü.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Haqqı da yalan saydı və üz döndərdi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Amma (Allah kəlamını) yalan saydı, (ondan) üz döndərdi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

sondern die offenbarte Wahrheit geleugnet und sich von ihr abgewandt

Almanca — Der Edle Quran

sondern er erklärte (sie) für Lüge, und er kehrte sich ab.

Almanca — M. A. Rassoul

sondern er leugnete und wandte sich (von Ihm) ab.

Almanca — Muhammad Zaidan

sondern er leugnete ab und kehrte den Rücken,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But he had refused to acknowledge the divine message and closed his heart's ears to the truth,

Abdul Haleem

but denied the truth and turned away,

Abdullah Yusuf Ali

But on the contrary, he rejected Truth and turned away!

Abul A'la Maududi

on the contrary, he gave the lie to the Truth and turned his back upon it,

Aisha Bewley

but rather denied the truth and turned away.

Al-Hilali & Khan

But on the contrary, he belied (this Qur’ân and the Message of Muhammad صلى الله عليه وسلم) and turned away!

Ali Quli Qarai

but denied [it] and turned away,

Amatul Rahman Omar

Rather he cried lies (to the truth and the Prophet) and turned away (refusing to obey His commandments).

Arthur John Arberry

but he cried it lies, and he turned away,

Bijan Moeinian

Man who chose to disbelieve and turned back

E. Henry Palmer

but he said it was a lie, and turned his back!

Edip-Layth

But he denied and turned away.

George Sale

but he accused God's apostle of imposture, and turned back from obeying him:

Hamid S. Aziz

But called the truth a lie and turned back,

Mahmoud Ghali

But he cried lies, and turned away;

Marmaduke Pickthall

But he denied and flouted.

Mohamed Ahmed - Samira

But only disavowed and turned away;

Muhammad Asad

but, on the contrary, he gave the lie to the truth and turned away [from it],

Mustafa Khattab

but persisted in denial and turned away,

Progressive Muslims

But he denied and turned away.

Sahih International

But [instead], he denied and turned away.

Sam Gerrans

But denied and turned away

Shabbir Ahmed

Rather, he used to deny and turn away.

Syed Vickar Ahamed

And even more, he lied (against the truth) and turned away!

Taqi Usmani

but rejected the truth and turned away (from it),

The Monotheist Group

But he denied and turned away.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

par contre, il a démenti et tourné le dos,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Lê belê bawerî neanî û pişta xwe dayê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar hij loochende het en keerde zich af.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar hij beschuldigde Gods profeet van bedrog, en wendde zich af, in plaats van hem te gehoorzamen.

Hollandaca — Siregar

Maar hij loochende en hij wendde zich af.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

а наоборот, счел это [Коран] ложью и отвернулся (от Веры),

Rusça — Osmanov

а, напротив, отверг [Коран] и отвернулся [от него],

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(När sanningen kom) förnekade han den och vände den ryggen;