(26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.
كَلَّا اِذَا بَلَغَتِ التَّرَاقِيَ وَقِيلَ مَنْ۔ رَاقٍ وَظَنَّ اَنَّهُ الْفِرَاقُ وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِ اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ الْمَسَاقُ
kellā iƶā beleğati t-terāḳiye / ve ḳīle men rāḳin / ve Zenne ennehu l-firāḳu / ve elteffeti s-sāḳu bi s-sāḳi / ilā rabbike yevmeiƶin l-mesāḳu
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve baldır, baldıra dolaşınca.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve baldır, baldıra dolaşınca.
Adem Uğur
Ve bacak bacağa dolaşır.
Ahmed Hulusi
Ayaklar dolanmıştır!
Ahmet Tekin
Dünyadan ayrılışın sıkıntısı ile ebedî âleme girişin tedirginliği içinde, bacaklar birbirine dolaşırken kefene sarılır.
Ahmet Varol
Ve bacak bacağa dolaşır,
Ali Bulaç
(Ölüm korkusundan) Ayaklar birbirine dolaştığında;
Ali Fikri Yavuz
(Ölümün şiddetinden de) bacak bacağa dolanmıştır.
Ali Rıza Safa
Ayaklar birbirine dolaşır.
Bayraktar Bayraklı
- Hayır! Can köprücük kemiğine dayandığında, "Kim tedavi edecektir?" dendiğinde, onun kesin ayrılış olduğunu anladığında, bacaklar birbirine dolaştığında, o gün sevk yeri yalnızca Rabbinin huzurudur.
Bekir Sadak
Bacaklar birbirine dolasir.
Celal Yıldırım
Bacaklar birbirine dolaşır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ve bacaklar birbirine dolaştığında;
Diyanet İşleri
(26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.
Diyanet İşleri (eski)
Bacaklar birbirine dolaşır.
Diyanet Vakfi
Ve bacak bacağa dolaşır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bacak bacağa dolaşır..
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
el, ayak, bacak bacağa dolaşmıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve dolaşır el ayak, bacağa bacak
Erhan Aktaş
Ve ayakları birbirine dolaşır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve ayakları birbirine dolaşır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve ayakları bir birine dolaşır.
Fizilal-il Kuran
Çırpınırken ayakları birbirine dolaşır.
Gültekin Onan
(Ölüm korkusundan) Ayaklar birbirine dolaştığında;
Hamdi Döndüren
Ve bacak bacağa dolaşır.
Hasan Basri Çantay
Bacak da bacağa dolaşdı mı,
Hasib Asutay
Ve bacak bacağa dolaşır.
Hayrat Neşriyat
Ve bacak bacağa dolaşır!
İbni Kesir
Bacak da bacağa dolaşır.
Mehmet Okuyan
Doğrusu (can), köprücük kemiğine dayanıp “Tedavi edebilecek kimdir?” dendiğinde, bunun gerçek bir ayrılık olduğunu anlayıp bacak(lar) birbirine dolaştığında, işte o gün varılacak yer sadece Rabbinin huzuru olacaktır.
Muhammed Esed
ve ölüm sancıları ile örülmektedir:
Mustafa İslamoğlu
ayaklar birbirine dolaşmıştır:
Ömer Nasuhi Bilmen
(29-30) Ve bacak da bacağa dolaşmış olacaktır. O günde sevk olunmak yalnız Rabbinedir.
Ömer Öngüt
Ve bacak bacağa dolaşır.
Suat Yıldırım
Bacağı bacağına dolaşır, ölüm acısıyla kıvranır.
Süleyman Ateş
Ve bacak bacağa dolaşır.
Süleymaniye Vakfı
ayakları birbirine dolaşır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
ve ayakları birbirine dolaşır.
Şaban Piriş
Bacaklarından can çekilmiş.
Tefhim-ul Kuran
(Ölüm korkusundan) Ayaklar da birbirine (ayak ayağa) dolaştığında;
Ümit Şimşek
Ayaklar birbirine dolaşır.
Yaşar Nuri Öztürk
Dolaşmıştır el ayak/kol bacak.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
və ayaq ayağa dolaşacağı zaman –
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Və (ölüm qorxusundan) qıçı-qıçına dolaşacağı zaman,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
und sich seine Beine verkrampfen und sich eins um das andere windet,
Almanca — Der Edle Quran
und wenn (bei ihm) sich das eine Bein um das andere legt,
Almanca — M. A. Rassoul
und (daß) sich Bein mit Bein (im Todeskampf) verfängt
Almanca — Muhammad Zaidan
und das Bein über das (andere) Bein geschlagen wird,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Now both legs are laid across each other in preparation,
Abdul Haleem
when his legs are brought together:
Abdullah Yusuf Ali
And one leg will be joined with another:
Abul A'la Maududi
and calf is inter-twined with calf.
Aisha Bewley
and one leg is entwined with the other:
Al-Hilali & Khan
And one leg will be joined with another leg (shrouded).[1]
Ali Quli Qarai
and each shank clasps the other shank,
Amatul Rahman Omar
And one shank rubs against the other (in death agony) and one distress will be combined with another distress (for the departing soul).
Arthur John Arberry
and leg is intertwined with leg,
Bijan Moeinian
Then each leg will stay motionless to the next leg.
E. Henry Palmer
And leg shall be pressed on leg;
Edip-Layth
The leg is buckled around the other leg.
George Sale
and one leg shall be joined with the other leg:
Hamid S. Aziz
And one leg will be tied to another (i. e. after death);
Mahmoud Ghali
And shank is entwined with shank,
Marmaduke Pickthall
And agony is heaped on agony;
Mohamed Ahmed - Samira
And anguish will be heaped upon anguish:
Muhammad Asad
and is enwrapped in the pangs of death
Mustafa Khattab
and ˹then˺ their feet are tied together ˹in a shroud˺.
Progressive Muslims
And the leg is buckled around the other leg.
Sahih International
And the leg is wound about the leg,
Sam Gerrans
And leg is wound about leg.)
Shabbir Ahmed
And it is pang upon pang.
Syed Vickar Ahamed
And one leg will be joined with another leg:
Taqi Usmani
and one shank is intertwined with the other shank,
The Monotheist Group
And the leg is buckled around the other leg.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et que la jambe sʹenlace à la jambe,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Û çaqên wî li hev aliyan (û nikarî tev bigere).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en de benen over elkaar gelegd zijn,
Hollandaca — Salomo Keyzer
En het eene been met het andere been zal worden verbonden.
Hollandaca — Siregar
En de benen (in doodsangst) over elkaar liggen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и сойдется голень с голенью [тяжесть предсмертного состояния сойдется со страхом перед Вечной жизнью] –
Rusça — Osmanov
что сойдутся [земные и потусторонние] муки
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och vånda läggs till vånda.